İsrail basınında yer alan analizlerde, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik yürüttüğü savaşın sonuçlarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmeler paylaşıldı. Analistler, Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin açıkladığı hedeflerin hiçbirine ulaşılamadığını savunurken, mevcut süreçte İran’ın avantajlı konuma geçtiğini dile getirdi.
SAVAŞ HEDEFLERİNE ULAŞILAMADI
Netanyahu, 19 Mart’ta savaşın hedeflerini İran’ın nükleer ve balistik füze programlarının yok edilmesi ile rejimin devrilmesi olarak açıklamıştı. Ancak İsrailli analistler, bu hedeflerin şu ana kadar gerçekleşmediğini belirtti.
İRAN “TEK KAZANAN” OLARAK GÖSTERİLDİ
İsrail gazetesi Maariv’in askeri analisti Avi Aşkenazi, “Anlaşma geçici olmasına rağmen hafta sonu başlayacak müzakereler öncesinde sahada şu ana kadar yalnızca İran ve müttefikleri kazançlı çıktı.” dedi.
Aşkenazi, “Görünen o ki İsrail ve ABD savaşı açık farkla kaybetti. Bunun bedeli önümüzdeki yıllarda ödenecek. İran, Körfez’de etkili bir bölgesel güç olarak konumunu pekiştiriyor.” değerlendirmesinde bulundu.
İRAN’IN SAHADAKİ KONUMU GÜÇLENDİ
Aşkenazi, İran’ın taktik düzeyde ABD’ye büyük ölçüde kendi hazırladığı ve Pakistanlılar ile Türklerin pazarladığı bir anlaşmayı kabul ettirdiğini savundu. 41 günlük çatışmalara rağmen Tahran yönetiminin ayakta kaldığını ve saldırılarını sürdürdüğünü belirtti.
İranlıların, İsrail ve ABD’yi kendi şartlarını içeren bir anlaşmaya zorladığını ifade eden Aşkenazi, savaş hedeflerinden vazgeçilmesinin İran yönetimini fiilen galip konuma taşıdığını kaydetti.
NÜKLEER PROGRAM VE HÜRMÜZ VURGUSU
Aşkenazi, İran’ın 450 kilogram zenginleştirilmiş uranyumu teslim etmediğini, anlaşmada yalnızca zenginleştirme oranının düşürülmesi ve sivil nükleer programın görüşülmesinin öngörüldüğünü aktardı.
“Hürmüz Boğazı'na gelince, İran baskın güç olarak, hatta Arap Körfezi'ndeki olayların seyrini kontrol eden, bölgenin anahtarlarını elinde tutan ve Hürmüz'den geçiş için ücret talep eden ülke olarak tanınmıştır.” diye konuştu.
SAVAŞIN BEDELİ VE İSRAİL’DEKİ TEPKİLER
İsrail’de yayın yapan Walla sitesinin analisti Eidan Kevler, Donald Trump’ın yeniden savaşa dönmek istemediğini ve bunda ateşkes sonrası petrol fiyatlarındaki düşüşün etkili olduğunu belirtti.
Kevler, İsrail’de İran tehdidinin ortadan kaldırılamadığı yönündeki kaygıların sürdüğünü, Trump ile İran arasında varılan anlaşmanın İsrail’de şüpheyle karşılandığını ifade etti.
NETANYAHU’YA ELEŞTİRİLER ARTTI
Kevler, Netanyahu’nun ateşkesi istemediğini ve Trump’ı askeri baskıyı sürdürmeye teşvik ettiğini belirtirken, İsrail yönetiminin sürece dahil edilmediği yönündeki eleştirilere dikkat çekti.
Savaşın İran’ın füze kapasitesine zarar verdiğini ancak bunun ağır bir bedelle gerçekleştiğini ifade eden Kevler, İsrail’de can kayıpları ve ciddi yıkım yaşandığını dile getirdi.
SONUÇLAR UMUT VERMİYOR
Haaretz gazetesinin askeri analisti Amos Harel de savaşın sonuçlarının teşvik edici olmadığını belirtti.
Harel, İran rejiminin iktidarda kalmaya devam ettiğini, zenginleştirilmiş uranyum sorununun çözülemediğini ve füze programının aktif olduğunu ifade etti.
Netanyahu’nun belirlediği üç hedefe de ulaşılamadığını vurgulayan Harel, ateşkesin çökmesi halinde çatışmaların yeniden başlayabileceği uyarısında bulundu.
İSRAİL’İN KONUMU TARTIŞILIYOR
Harel, savaşın İsrail’in ABD nezdindeki konumuna zarar verdiğini ve Tel Aviv’in Washington’ı gereksiz bir savaşa sürüklemekle suçlanabileceğini aktardı.
İsrail iç cephesinin ciddi zarar gördüğünü belirten Harel, kuzeyde Hizbullah ile yaşanan gerilimin güvenlik risklerini artırdığını ifade etti.
Öte yandan İsrail muhalefeti, ateşkes sonrası Netanyahu hükümetine yönelik eleştirilerini artırarak yönetimi başarısızlıkla suçladı.