İşe iadede ‘samimiyet’ kriterleri! İsa Karakaş yazdı

İşe iade davalarında "samimiyet" kriteri dönemi başlıyor. İstanbul Ticaret Gazetesi yazarı İsa Karakaş'ın analiz ettiği Yargıtay kararına göre, işe dönme niyeti olmadan sadece tazminat için başvuran işçi ile tazminat ödememek için kötü şartlar sunan işveren, haklarını kaybedecek.

Giriş: 09.01.2026 - 10:42
Güncelleme: 09.01.2026 - 10:42
İşe iadede ‘samimiyet’ kriterleri! İsa Karakaş yazdı

İşe iade davalarında hem işçinin hem de işverenin "samimiyeti" Yargıtay'ın radarına girdi. İstanbul Ticaret Gazetesi yazarı İsa Karakaş'ın bu haftaki yazısında mercek altına aldığı Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin emsal niteliğindeki kararı, işe iade süreçlerindeki suistimallerin önüne geçecek önemli kriterler belirliyor. Yargıtay, "İşe girmeyeyim ama tazminat alayım" diyen işçi ile "Tazminattan kaçmak için kötü şartlar sunayım" diyen işverene net bir sınır çizerek, dürüstlük ilkesini ön plana çıkardı.

İsa Karakaş'ın bu haftaki yazısı şöyle:

İşe iadede ‘samimiyet’ kriterleri!
İşe iade davaları, sadece mahkemenin kazanılmasıyla bitmez. Taraflar, işe başlatılma sürecinde de birbirlerine karşı ne kadar dürüst olduklarını test ederler. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, emsal nitelikte bir kararla, “Hukuku dolanarak tazminattan kaçarım” diyen işverenle “İşe girmeyeyim ama boşta kalma ücretleri ile tazminat parasını alayım” diyen işçiye çok net bir sınır çizdi.


Ülkemizde çeyrek asrı aşkın zamandır belirli şartları taşıyan işçiler, ‘iş güvencesi’ kapsamında yer alır. İş güvencesi, işverenin çalışanlarının keyfi nedenlerle işten çıkarmasını engeller.


İşveren geçerli bir sebep sunmadan işçinin işine son verirse, mahkeme veya hakem kararıyla işe geri dönme hakkı doğabilir. Ancak bu davalar kazanılmış olsa bile iş güvencesi düzenlemesinin yasal amacına ve özüne uygun bir şekilde hareket edilmemesi halinde işçi ve işverenler açısından birtakım olumsuz neticelere yol açar. 


Zira işe iade davaları, sadece mahkemenin kazanılmasıyla biten bir süreç değildir. Mahkeme kararından sonra da işe başlatılma sürecinde tarafların birbirine karşı ne kadar dürüst olduğunun test edildiği bir süreç yaşanır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin vermiş olduğu son kararlardan birinde, “Hukuku dolanarak tazminattan kaçarım” diyen işverenle “İşe girmeyeyim ama boşta kalma ücretleri ile tazminat parasını alayım” diyen işçiye çok net bir sınır çizdi.


Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin verdiği emsal nitelikte karar, bu yazımızda değerlendirildi. 


KARAR BİLGİLERİ
Kararı veren daire başkanlığı: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 


Karar bilgileri: Esas No. 2025/2034, Karar No. 2025/5133


Yasal dayanağı: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19, 20 ve 21. madde hükümleri, iş güvencesi uygulamasının yasal dayanağını teşkil eder.


KARARIN KONUSU
Dava, işe iade davasını kazanan işçinin işverene başvurusu sonrası, işverenin işe davetinin samimi olup olmadığına dair çıkan uyuşmazlıktır. Temel mesele; işverenin işçiyi eski şartlarıyla başlatıp başlatmadığı ve bu doğrultuda işe başlatmama tazminatı ile icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceğidir.


İşçi, yurt dışında bir ülkede işverene ait şantiyede topoğraf olarak net 2.750 dolar maaşla çalıştığını, işe iade kararından sonra samimiyetsiz bir davet aldığını, kendisine eski maaşından 5.5 kat daha düşük bir ücretle Türkiye'de iş teklif edildiğini iddia ederek, işe iade tazminatının ödenmesini talep etti.


İşveren ise davacının son çalıştığı yurt dışındaki projesinin sona erdiğini, diğer yurt dışı şantiyelerinde de ihtiyaç bulunmadığını, bu nedenle işçiyi Türkiye'deki bir projeye emsal ücretle davet ettiklerini, ancak işçinin gelmediğini savunarak davanın reddini istedi.


İLK DERECE MAHKEMESİ
Yerel mahkeme, işverenin işçiyi eski işine iade etmediği ve Türkiye için teklif edilen ücretin çok düşük olduğu gerekçesiyle işverenin samimi olmadığına karar verdi; davayı kabul ederek icra inkar tazminatına hükmetti.


İSTİNAF AŞAMASI
İşçinin eski ücretinin güncel karşılığı 51.354 TL iken teklif edilen 9.420 TL'lik ücretin samimiyetsiz olduğunu belirterek, işverenin istinaf başvurusunu esastan reddetti.


BAŞVURU, PROSEDÜR OLMAMALI
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, önceki kararlara da vurgu yaparak, işçinin işe iade başvurusunun sadece bir ‘prosedür’ olmaması gerektiğinin altını çiziyor. Eğer bir işçinin amacı gerçekten eski işine dönmek değil de sırf iş güvencesinden kaynaklanan boşta kalma ücretleri ile işe iade tazminatını almaksa, bu başvuru samimi olmadığından geçersiz sayılabileceğine işaret ediyor. 


Bu bağlamda işverenin davetine rağmen işe başlamayan işçi, aslında hiç başvurmamış kabul edilir ve tazminat haklarını kaybeder.


Mezkur kararda; aynı samimiyet sınavı işveren için de geçerli. Tazminat ödememek adına, işçiyi çalışamayacağı şartlarda işe çağırmak ‘gerçek bir davet’ değildir. Yargıtay “İşçiyi fesihten önceki durumuna, aynı şartlarla veya eşdeğer bir işle başlatmak zorundasın. Aksi takdirde samimi olmadığın kabul edilir” diyor.


YENİDEN SAMİMİYET TESTİ
Netice itibarıyla anılan konuyla ilgili kararda Yargıtay, gerçek bir işe başlatmadan söz edebilmek için işçinin fesihten önceki durumuna (aynı coğrafi yer ve ücret artışları eklenmiş güncel maaş) iade edilmesi gerektiğini vurguladı. Eğer eski işyeri kapandıysa, işverenin öncelikle iş şartlarında esaslı değişiklik yapmadan teklif sunması, bu mümkün değilse ‘değişiklik feshine’ gitmesi gerektiğini belirtti. 


Kararda, mahkemenin sadece ücret farkına bakmasını yetersiz buldu. İşverenin tüm yurt dışı projelerinin araştırılmasını, topoğraf ihtiyacı olup olmadığının tespit edilmesini ve Türkiye teklifi yapılacaksa Türkiye'deki emsal ücretler belirlenerek samimiyet testinin yeniden yapılmasına hükmetti.


ÇALIŞMA İLİŞKİLERİNİ YENİDEN ŞEKİLLENDİRİYOR
Yargıtay'ın bu kararı, çalışma ilişkilerinde dengeleri yeniden şekillendiriyor. Bu karar çerçevesinde işçi ve işverenler için dikkat edilmesi gereken başlıca hususlar şöyle:  


İŞÇİLER İÇİN DİKKAT EDİLECEKLER
İşe iade davası kazandığınızda, başvuru yaparken gerçekten çalışmaya hazır olmalısınız. Eğer işveren sizi eski şartlarınızla işe çağırırsa ve siz “Başka iş buldum” diyerek gitmezseniz ya da işe başlamamak için değişik bahaneler ileri sürerek samimiyetsiz davranırsanız mahkemeyi kazanmış olsanız bile işverenin yapmış olduğu fesih başlangıçtan itibaren geçerli sayılacağından ne tazminat ne de boşta kalma ücretlerinize hak kazanırsınız. 


İŞVERENLER İÇİN DİKKAT EDİLECEKLER
“İşçiyi nasıl olsa kabul etmeyeceği başka bir pozisyon, ünvan veya yerde ya da önceki maaş ve özlük haklarından daha düşük şartlarla davet eder, boşta kalma ücret ve tazminattan kurtulurum” diye düşünüyorsanız başından beri kaybettiniz demektir. Mezkur inceleme konusu Yargıtay kararında görüldüğü üzere dürüst ve samimi olmayan işe başlatma davetinin, mahkemeyi kazanan işçiye şartları ağırlaştırmanın her zaman ağır maliyetli olduğunu unutmayın.