Türkiye’de milyonlarca gencin geleceğini şekillendiren Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçları açıklandı. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından açıklanan verilere göre, sınava giren 2 milyon 560 bin 649 adaydan 2 milyon 310 bin 599’unun puanı hesaplandı. Yerleştirme için tercih yapan 1 milyon 412 bin 734 aday arasından toplam 785 bin 186’sı bir yükseköğretim kurumuna kayıt hakkı kazandı.
Devlet üniversitelerinde doluluk oranı yüzde 99’a ulaşırken, yapay zeka, yeşil dönüşüm, tarımda dijitalleşme ve sağlık teknolojileri gibi geleceğin iş gücü piyasasını şekillendirecek alanlardaki yeni programlar tam dolulukla dikkat çekti.
YÜKSEK DOLULUK
Yerleştirme sonuçlarına göre devlet üniversitelerinde başarı sırası barajı bulunan programların kontenjanlarının tamamı doldu. Tıp, diş hekimliği, eczacılık ve hukuk programları yüzde 100 dolulukla öne çıkarken, mühendislik bölümlerinde bu oran yüzde 97’yi, öğretmenlik programlarında ise yüzde 95’i geçti. Matematik, fizik, kimya, biyoloji, psikoloji, iktisat, işletme ve tarih gibi başarı sırası barajı bulunmayan alanlarda da devlet üniversitelerindeki kontenjanların tamamı doldu. Vakıf üniversitelerinde ise barajlı programlarda doluluk oranı yüzde 72, barajsız programlarda yüzde 77’de kaldı.
Adayların tercih eğilimleri de dikkat çekti. Yerleşen adayların yüzde 20.5’i ilk tercihine, yüzde 12.1’i ikinci tercihine, yüzde 9.3’ü ise üçüncü tercihine yerleşti. Böylece adayların yüzde 42’si ilk üç tercihinden birini kazanırken, yüzde 56’sı ilk beş tercihine yerleşmiş oldu.
YAPAY ZEKA VE YEŞİL DÖNÜŞÜM
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, sonuçlara ilişkin yaptığı açıklamada, yükseköğretime erişim talebinin güçlü şekilde sürdüğünü belirterek, izlenen politikaların olumlu sonuç verdiğini söyledi. Prof. Dr. Özvar, özellikle son iki yıldır açılan ve geleceğin iş gücü piyasasında kritik rol oynayacak yeni nesil programlara olan yoğun ilgiyi vurguladı.
2025 YKS’de devlet üniversitelerinde açılan ve ilk kez tercih listelerine giren 27 programın tamamı yüzde 100 doluluk oranına ulaştı. Yapay zeka, büyük veri, siber güvenlik, yeşil dönüşüm, karbon yönetimi, tarımda dijitalleşme, hassas tarım teknolojileri, tarımsal robotlar, sağlıkta dijital altyapı ve tıbbi veri işleme gibi alanlarda açılan yeni programlarda tek bir boş kontenjan kalmadı. Özvar, “Bu tablo, Türk yükseköğretim sisteminin geleceğine dair yenilikçi yaklaşımlarımızın ciddi bir karşılık bulduğunu gösteriyor. Üniversitelerimizi başta yapay zeka olmak üzere dijital teknolojilerde daha ileriye taşımak temel hedefimizdir” dedi.
Özvar ayrıca, tercih yapma hakkına sahip olduğu halde tercih yapmayan adayların oranının yüzde 40 olduğunu, bu oranın son sınıf öğrencilerinde yüzde 50’yi aştığını bildirdi. İlk 100 bin içinde olup tercih yapmayanların oranının da yüzde 20’ye yaklaştığını belirten Özvar, “Bu durum, öğrencilerimizin daha iyi bir programa yerleşebilmek için yeniden sınava girme eğiliminde olduklarını gösteriyor” diye konuştu.
Sonuçları değerlendiren Özvar, üniversiteye yerleşen tüm adayları tebrik ederek kayıtlarını yaptırma çağrısı yaptı. Özvar, “Üniversite hayatı yalnızca bir diploma değil; kültürel, sanatsal, sportif ve sosyal yönleriyle gençlerimize benzersiz ufuklar açan bir tecrübedir” ifadelerini kullandı. Yerleşemeyen adaylara da seslenen Özvar, ek yerleştirme sürecinde boş kalan kontenjanlar için yeniden tercih yapabileceklerini hatırlatarak, sürecin dikkatle takip edilmesini önerdi.
EK TERCİH DÖNEMİNE DİKKAT
Ek tercih dönemi hakkında İstanbul Ticaret’e değerlendirmelerde bulunan Uzman Eğitim Danışmanı Seda Karadeniz, ek tercih döneminde öğrencilerin “herhangi bir yere yerleşeyim” düşüncesinin zarar getirebileceğini vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı: “Ek tercih döneminde öğrencilerin en yoğun yaşadığı duygu, bir yere yerleşememe korkusudur. Bu kaygı çoğu zaman “boşta kalmamak için herhangi bir yere yazayım” düşüncesini pekiştirir. Ancak kısa vadeli rahatlama sağlayan bu yaklaşım tarzı, uzun vadede pişmanlıklara neden olabilir.”
HEDEFLER UZUN VADELİ OLMALI
Öğrencilerin tercih listelerini hazırlarken ilgi alanlarını, kişilik özelliklerini ve uzun vadeli hedeflerini dikkate almaları gerektiğinin özellikle altını çizen Karadeniz, şunları da ekledi: “Gerçekçi hedef, öğrencinin mevcut sıralamasıyla örtüşen bölümleri; hayal bölümü ise motivasyon kaynağı olabilecek, biraz daha yüksek puanlı/sıralamalı tercihleri ifade eder. Sağlıklı denge, yalnızca ‘yerleşmek’ için değil, öğrencinin gerçekten keyifle okuyabileceği ve mezun olduğunda mutlu olabileceği bir alana yönelmesidir.
ULUSLARARASI FIRSATLAR
Ayrıca öğrenciler yalnızca bölüm ve şehir değil, üniversitenin uluslararası olanaklarını ve akreditasyonunu da mutlaka incelemeli. Birçok üniversite Erasmus ve Mevlana gibi değişim programları aracılığıyla öğrencilere yurt dışında eğitim fırsatı sunuyor. Bu deneyimler hem akademik gelişim hem de dil, kültür ve vizyon açısından çok değerli. Öte yandan akreditasyon, yani programın ulusal veya uluslararası standartlara uygunluğu, mezuniyet sonrası diplomanın geçerliliği açısından kritik bir unsurdur. Çoğu veli ve öğrenci bu noktayı gözden kaçırır, fakat bu durum iş hayatındaki rekabette fark yaratan detaylardan biridir.”
İSTİHDAM ODAKLI BÖLÜMLER SEÇİLMELİ
Öğrencilerin tutkularının mesleki doyum için belirleyici olsa da iş imkanları ve ekonomik koşulların da göz ardı edilmemesi gerektiğini söyleyen Karadeniz, “Maddi açıdan geleceği olan ve istihdamı güçlü bölümler tercih edildiğinde hem içsel tatmin hem de dışsal güvence sağlanır. Aileler, çocuklarının isteklerini görmezden gelmeden, onları dengeli ve gerçekçi bir şekilde yönlendirmeli, ek tercihte de bu düsturla hareket edilmeli” dedi.
RAKAMLARLA 2025 YKS
Sınava giren aday sayısı: 2.560.649
Yerleştirme puanı hesaplanan aday: 2.310.599
Tercih yapan aday: 1.412.734
Yerleşen aday: 785.186
Devlet üniversitelerinde doluluk: %99
Vakıf üniversitelerinde doluluk: %75.8
Adayların ilk tercihine yerleşme oranı: %20.5
İlk beş tercihe yerleşme oranı: %56
Yeni açılan 27 program: %100 doluluk