Pazar11 Ekim 202622:13İSTPİYASAKAPALI
DünyaÖne çıkan

İran'dan ABD'ye 2 trilyon dolarlık tehdit: Veri merkezleri hedefte

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, CENTCOM Komutanı Brad Cooper'ın BAE ordusunu kullanarak Hürmüz Boğazı'nda petrol kaçakçılığını yönettiğini iddia etti. Rızai, ABD'nin yeni saldırısı halinde bölgedeki 2 trilyon doları aşan veri merkezi ve yapay zeka altyapısının hedef alınabileceği tehdidinde bulundu.

Yayınlanma

Paylaş
İran'dan ABD'ye 2 trilyon dolarlık tehdit: Veri merkezleri hedefte

Orta Doğu'da ABD ile İran arasındaki gerilim, Hürmüz Boğazı'ndaki petrol taşımacılığı üzerinden yeni bir boyut kazandı. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper'ı, Birleşik Arap Emirlikleri ordusuyla birlikte petrol kaçakçılığını yönetmekle suçladı. İran'ın boğazdaki küçük tekneleri her gece hedef aldığını öne süren Rızai, ABD'nin yeni bir saldırısına karşılık bölgedeki veri merkezleri, iletişim kabloları ve yapay zeka tesislerinin vurulabileceğini söyledi.

İRAN'DAN ABD'YE HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA PETROL KAÇAKÇILIĞI SUÇLAMASI

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki faaliyetlerine ilişkin dikkat çeken iddialarda bulundu.

İran'ın İngilizce yayın yapan devlet televizyonu Press TV'ye konuşan Rızai, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper'ın bölgedeki petrol taşımacılığı faaliyetlerini yönettiğini ileri sürdü.

Rızai, Cooper'ın Birleşik Arap Emirlikleri ordusunu da kullanarak Hürmüz Boğazı'nda petrol kaçakçılığı gerçekleştirdiğini iddia etti.

İranlı yetkili, petrolün küçük tekneler aracılığıyla taşındığını ve daha sonra büyük tankerlere aktarıldığını savundu.

Söz konusu açıklamalar İran yönetiminin iddialarını yansıtıyor. CENTCOM Komutanı Cooper'ın veya BAE ordusunun petrol kaçakçılığı faaliyetlerini yönettiği bağımsız kaynaklarla doğrulanmış değil.

CENTCOM KOMUTANI BRAD COOPER'A DOĞRUDAN SUÇLAMA

Muhsin Rızai, Hürmüz Boğazı'ndaki petrol sevkiyatında ABD ordusunun rol oynadığını iddia ederek doğrudan CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper'ı hedef aldı.

Rızai'ye göre ABD, Birleşik Arap Emirlikleri ordusundan yararlanarak petrolü küçük teknelerle büyük tankerlere ulaştırıyor.

İranlı yetkili, bu faaliyetlerin Hürmüz Boğazı'nda İran'ın kontrolünü aşmak amacıyla yürütüldüğünü savundu.

CENTCOM, ABD'nin Orta Doğu'daki askeri faaliyetlerinden sorumlu komutanlık olarak bölgede görev yapıyor.

Rızai'nin açıklamaları, ABD'nin bölgedeki askeri varlığı ile Hürmüz Boğazı'ndaki petrol taşımacılığı arasındaki gerilimi yeniden gündeme getirdi.

İRAN: HER GECE 5-6 KÜÇÜK TEKNEYİ VURUYORUZ

İranlı yetkili, petrolün küçük tekneler aracılığıyla büyük tankerlere aktarıldığını ileri sürerek bu teknelere yönelik saldırılar düzenlediklerini söyledi.

Muhsin Rızai, iddiasını şu sözlerle dile getirdi:

"Petrolü büyük tankerlere aktarmak için 5-6 küçük tekne kullanıyorlar. Biz de her gece onlardan 5-6'sını vuruyoruz."

Rızai'nin açıklaması, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda kaçakçılık yaptığını ileri sürdüğü teknelere yönelik askeri müdahalelerde bulunduğu iddiasını içeriyor.

Ancak her gece 5-6 teknenin vurulduğuna ilişkin bilgiler bağımsız olarak doğrulanmış değil.

İranlı yetkili, söz konusu saldırılarda can kaybı veya hasar meydana gelip gelmediğine ilişkin ayrıntı paylaşmadı.

İRAN'DAN TRUMP'A YANIT: HÜRMÜZ BOĞAZI'NIN KONTROLÜ BİZDE

Muhsin Rızai, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın açık olduğu yönündeki açıklamalarına da tepki gösterdi.

Trump'ın boğazdaki deniz trafiğine ilişkin değerlendirmelerine karşı çıkan Rızai, bölgedeki kontrolün İran'da olduğunu savundu.

İranlı yetkili, şu ifadeleri kullandı:

"Siz kaçakçılık yapıyorsunuz fakat Hürmüz Boğazı'nın kontrolü İran'dadır."

Rızai'nin sözleri, Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı üzerindeki askeri ve stratejik kontrol iddiasını yinelediğini gösterdi.

ABD ve İran arasında boğazdaki deniz ulaşımının durumu konusunda farklı açıklamalar yapılması, bölgedeki gerilimin önemli başlıklarından biri olmaya devam ediyor.

HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA PETROL TAŞIMACILIĞI NEDEN ÖNEMLİ?

Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ni Umman Körfezi ve açık denizlerle birbirine bağlayan, küresel enerji taşımacılığı açısından stratejik öneme sahip bir su yolu.

Başta Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve İran olmak üzere Körfez bölgesindeki petrol üreticilerinin uluslararası piyasalara erişiminde önemli bir rol oynuyor.

Boğazdaki askeri gerilim ve petrol tankerlerine yönelik saldırılar, enerji sevkiyatlarında güvenlik endişelerini artırabiliyor.

Özellikle deniz taşımacılığının aksaması, petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz tedarikinde belirsizliklere neden olabiliyor.

İran'ın boğaz üzerindeki kontrol iddiası ile ABD'nin deniz ulaşımının sürdürülmesine yönelik faaliyetleri, bölgedeki anlaşmazlığın önemli unsurları arasında yer alıyor.

İRAN'DAN ABD'YE YENİ SALDIRI HALİNDE MİSİLLEME TEHDİDİ

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, petrol taşımacılığına ilişkin iddialarının yanı sıra ABD'ye yönelik askeri uyarıda da bulundu.

Washington yönetiminin İran'a karşı yeni bir saldırı düzenlemesi halinde Tahran'ın farklı askeri imkanlarını kullanacağını söyledi.

Rızai, İran'ın henüz devreye sokmadığı bazı kabiliyetlerinin bulunduğunu ileri sürdü.

ABD'nin yeni bir askeri harekat gerçekleştirmesi durumunda bölgedeki Amerikan varlıklarının hedef alınabileceğini belirtti.

İranlı yetkilinin açıklamasında özellikle Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki teknoloji ve iletişim altyapısı öne çıktı.

İRAN'DAN BAE'DEKİ ABD VARLIKLARINA TEHDİT

Muhsin Rızai, İran'ın Birleşik Arap Emirlikleri'nde bulunan ABD bağlantılı varlıkları henüz hedef listesine eklemediğini açıkladı.

Ancak ABD'nin İran'a karşı yeni bir saldırı düzenlemesi halinde bu tutumun değişebileceğini söyledi.

Rızai, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Henüz BAE'deki ABD'nin değerli varlıklarını hedef listemize eklemedik."

İranlı yetkili, yeni bir askeri gerilim durumunda bölgedeki stratejik teknoloji tesislerinin zarar görebileceği tehdidinde bulundu.

Rızai'nin sözleri, İran'ın olası bir karşılıkta yalnızca askeri tesisleri değil, teknoloji ve iletişim altyapısını da hedef olarak değerlendirebileceğini ortaya koyuyor.

VERİ MERKEZLERİ VE YAPAY ZEKA TESİSLERİ HEDEF ALINABİLİR

İranlı yetkilinin açıklamasında en dikkat çekici unsurlardan biri, ABD bağlantılı teknoloji altyapısına yönelik tehdidi oldu.

Muhsin Rızai, bölgede bulunan veri merkezleri, iletişim kabloları ve yapay zeka tesislerinin olası bir çatışmada hedef alınabileceğini ileri sürdü.

ABD'nin İran'a yönelik yeni bir saldırı düzenlemesi halinde bu tesislerin büyük bölümünün yok olabileceğini iddia etti.

Rızai, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Eğer saldırı olursa bölgede bulunan kablolar, veri merkezleri ve yapay zeka tesislerinin büyük kısmı yok olacak."

Bu açıklama, İranlı yetkilinin olası bir askeri karşılığı dijital ve teknolojik altyapıyı da kapsayacak şekilde tarif ettiğini gösteriyor.

Ancak bu tehdit, söz konusu tesislere yönelik yeni bir saldırının gerçekleştirildiği anlamına gelmiyor.

İRAN'DAN 2 TRİLYON DOLARLIK TEKNOLOJİ ALTYAPISI İDDİASI

Muhsin Rızai, ABD'nin Orta Doğu'da önemli ekonomik değere sahip teknoloji yatırımları bulunduğunu savundu.

Bölgede yer alan veri merkezleri, yapay zeka tesisleri ve iletişim altyapısının toplam değerinin 2 trilyon doları aştığını ileri sürdü.

İranlı yetkili, söz konusu varlıkların ABD açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirtti.

Rızai, tehdit ettiği tesislere ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeyi kullandı:

"Bölgedeki bu unsurların değeri 2 trilyon doların üzerinde."

Ancak açıklamada bu tutarın nasıl hesaplandığına veya hangi tesislerin değerlendirmeye dahil edildiğine ilişkin ayrıntı verilmedi.

Bu nedenle 2 trilyon dolarlık büyüklük, bağımsız olarak doğrulanmış bir yatırım değeri değil, İranlı yetkilinin iddiası olarak değerlendiriliyor.

ABD-İRAN GERİLİMİNDE DİJİTAL ALTYAPI GÜVENLİĞİ ÖNE ÇIKIYOR

İran'ın olası yeni bir saldırıda teknoloji altyapısının hedef alınabileceği yönündeki açıklaması, Orta Doğu'daki güvenlik risklerinin farklı alanlara yayılabileceğini gösteriyor.

Veri merkezleri, bulut bilişim hizmetleri, dijital iletişim ağları ve yapay zeka sistemleri, bölgedeki ekonomik faaliyetlerin yürütülmesinde önemli roller üstleniyor.

Bu tesislerde meydana gelebilecek kesintiler, yalnızca teknoloji şirketlerini değil, altyapıyı kullanan diğer işletmeleri ve hizmetleri de etkileyebilir.

Özellikle uluslararası veri iletiminde kullanılan iletişim kabloları ve büyük veri merkezleri, dijital hizmetlerin sürekliliği açısından önem taşıyor.

İranlı yetkilinin bu tesisleri açıkça gündeme getirmesi, bölgesel gerilimin ekonomik altyapıya yönelik olası etkilerini yeniden tartışmaya açtı.

HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA ABD VE İRAN ARASINDAKİ ANLAŞMAZLIK DERİNLEŞİYOR

Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, ABD ile İran arasındaki gerilimin önemli başlıklarından biri olmaya devam ediyor.

Tahran yönetimi, boğazdaki petrol taşımacılığının kontrolü konusunda güçlü bir pozisyona sahip olduğunu savunurken Washington yönetimi de bölgedeki deniz ulaşımına ilişkin açıklamalarını sürdürüyor.

İranlı yetkililer daha önce de Hürmüz Boğazı'nda yasa dışı olarak nitelendirdikleri alternatif petrol taşıma güzergahlarının kapatılabileceğini belirtmişti.

Son açıklamasında Muhsin Rızai, bu tartışmayı doğrudan CENTCOM Komutanı Brad Cooper'a ve Birleşik Arap Emirlikleri ordusuna yönelik suçlamalarla genişletti.

Bölgede petrol taşımacılığının güvenliği, askeri faaliyetler ve stratejik altyapının korunması, ABD-İran geriliminin başlıca konuları arasında bulunuyor.

İRAN'IN HÜRMÜZ BOĞAZI AÇIKLAMASINDA ÖNE ÇIKANLAR

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai'nin açıklamasında dört temel iddia ve tehdit öne çıktı:

  • Petrol kaçakçılığı suçlaması: CENTCOM Komutanı Brad Cooper'ın BAE ordusunu kullanarak Hürmüz Boğazı'ndaki petrol kaçakçılığını yönettiğini ileri sürdü.

  • Küçük teknelere yönelik saldırı iddiası: Petrol taşıdığı belirtilen teknelerden her gece 5-6'sının vurulduğunu savundu.

  • Hürmüz Boğazı'nın kontrolü: ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamalarına karşı çıkarak boğazın İran'ın kontrolünde olduğunu iddia etti.

  • Teknoloji altyapısına yönelik tehdit: ABD'nin yeni saldırısı halinde bölgede değeri 2 trilyon doları aştığını söylediği veri merkezleri, kablolar ve yapay zeka tesislerinin hedef alınabileceğini belirtti.

Açıklamalardaki petrol kaçakçılığı ve saldırı iddialarına ilişkin bağımsız doğrulama bulunmuyor.

METE DİRİCE

METE DİRİCE

İstanbul Ticaret Gazetesi – Genel Yayın Yönetmeni