İlk nükleer teknopark İTÜ'de kuruluyor: Kalkınmada çarpan etkisi olacak

Türkiye’nin ilk nükleer teknoparkı İstanbul Teknik Üniversitesi’nde (İTÜ) kurulacak. Böylece Türkiye, kendi nükleer teknolojisini ve ilgili sektörlerini geliştirme imkanına erişecek. Nükleer mühendislik kapasitesi, yeni teknolojilerde yetkinlik ve tedarik zincirinin oluşmasını sağlayacak. Nükleer teknoparkın oluşturacağı ekosistem; sağlıktan dijitalleşmeye kadar birçok alanda teknoloji transferi sağlayarak, kalkınmada çarpan etkisi oluşturacak.

Giriş: 17.04.2026 - 10:15
Güncelleme: 17.04.2026 - 10:34
İlk nükleer teknopark İTÜ'de kuruluyor: Kalkınmada çarpan etkisi olacak

Türkiye, enerjide tam bağımsızlık hedefi doğrultusunda Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin inşaatını sürdürürken, yerli nükleer reaktör hedefi için de akademinin ve özel sektörün gücünü birleştiriyor. Bu hedef dahilinde, ‘Türkiye’nin ilk nükleer teknoparkı’ İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde kurulacak. Nükleer teknopark, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından geçen yıl ilan edilen ‘Yerli Nükleer Reaktör Geliştirilmesi Projesi’ çağrısının en somut adımlarından biri olacak. Bu adımın ana hedefi ise “Türkiye’nin kendi nükleer teknolojisini geliştirmesi ve üretme kapasitesi oluşturması.” Bu hedef doğrultusundaki ilerlemeler, enerji ve teknoloji şirketleri aracılığıyla kalkınmada yeni bir aşamanın kapılarını aralayacak.


KRİTİK BİLEŞENLER TASARLANACAK

Yerli nükleer reaktör geliştirme sürecinde çok değerli birçok kazanım elde edilecek. Bu süreçte kritik nükleer sistem bileşenleri yerli olarak tasarlanıp üretilecek. Nükleer teknoloji alanında yurtiçi ekosistemi, Ar-Ge çalışmaları gelişecek ve nitelikli insan kaynağı oluşacak. Nükleer alanında yüksek teknoloji ekosistemi oluşturularak uluslararası teknolojik bağımlılık azaltılacak. Yerli nükleer reaktörün ihracatıyla yeni bir pazar alanı oluşturulacak. Bu adımlar, 2053 yılı karbon net-sıfır hedefi için de güçlü destek sağlayacak. Türkiye nükleer enerji konusunda ilerledikçe, karbon emisyonunun azaltılması ve dış ticareti etkileyecek çevre kriterleri konusunda da avantaj elde edecek.


KALICI EKOSİSTEM OLUŞTURULACAK

Bakanlığın çağrısı kapsamında nükleer teknopark kuruluşu için hayata geçirilen işbirliğinin özel sektör ayağını IC Holding üstleniyor. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde mühendislik ve saha deneyimine sahip olan şirketin CEO’su Can Çaka, bu gelişme hakkında yaptığı açıklamada, “Özellikle 4. nesil hızlı reaktörler odağında ülkemizde güçlü bir üretim ve geliştirme kapasitesi oluşturmayı, bu yetkinliği zaman içinde küresel ölçekte konumlandırmayı amaçlıyoruz. Bu işbirliğini, yalnızca bir enerji yatırımı olarak değil; üniversite ve sanayinin birlikte ürettiği kalıcı bir ekosistemin başlangıcı olarak görüyoruz. Amacımız; Türkiye’yi nükleer teknolojilerde yalnızca uygulayan değil, geliştiren, üreten ve ihraç eden bir ülke konumuna taşımak” dedi.

İlk nükleer teknopark İTÜ'de kuruluyor: Kalkınmada çarpan etkisi olacak

İTÜ REKTÖRÜ HASAN MANDAL AÇIKLADI

İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, Maslak’ta kurulması planlanan nükleer teknoparkla ilgili olarak İstanbul Ticaret Gazetesi’ne özel açıklama yaptı. Prof. Dr. Mandal, açıklamasında şunları kaydetti: “İTÜ çatısı altında kurulacak Türkiye’nin ilk ‘Nükleer Teknoloji Geliştirme Parkı’nın en önemli avantajı, nükleer alanındaki akademik liderliğimizle birlikte üniversitemizin sorumluluk ve etki odaklı araştırma üniversitesi vizyonunu somut çıktılarla destekleyen disiplinler arası ve bütüncül bir ekosisteme sahip olmasıdır” dedi.

Rektör Prof. Dr. Hasan Mandal, “Üniversite olarak; nükleer enerji, güç sistemleri, malzeme bilimi ve yapay zeka gibi alanlardaki disiplinler arası akademik birikimimiz; teknopark bünyesinde reaktör tasarımından radyasyon güvenliğine ve nükleer yakıt teknolojilerine kadar kritik başlıklarda doğrudan ve eş zamanlı çalışma imkanı sunuyor” diye konuştu.

İlk nükleer teknopark İTÜ'de kuruluyor: Kalkınmada çarpan etkisi olacak

YÖN VERME KAPASİTESİ

Nükleer bilim, teknoloji ve mühendislik alanlarında en kritik ihtiyacın nitelikli insan kaynağı olduğunu belirten Prof. Dr. Mandal, “Mükemmeliyet merkezimiz, lisansüstü programlarımız ve Türkiye’de ilk kez hayata geçirdiğimiz ‘Nükleer Mühendislik’ Yenilikçi Yandal Programımız ile bu alanda nitelikli insan kaynağı kapasitesini sistematik bir şekilde geliştiriyoruz. ‘Birlikte öğrenme laboratuvarlarımız’ aracılığıyla farklı disiplinleri ortak problem alanlarında buluşturarak bilgi üretimini doğrudan uygulamaya ve etkiye dönüştüren bir model ortaya koyuyoruz. Meseleye, enerjiye erişimin ötesinde; bu teknolojileri geliştirme, tasarlama ve yön verebilme kapasitesini inşa etme perspektifiyle yaklaşıyoruz” dedi.

İlk nükleer teknopark İTÜ'de kuruluyor: Kalkınmada çarpan etkisi olacak

KAPSAMLI İNOVASYON MERKEZİ

International Nuclear Security Education Network (INSEN) Üyesi ve Nükleer Mühendisler Derneği Başkanı, İTÜ Enerji Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Senem Şentürk Lüle de geleceğin yeni nesil teknolojilerine hazırlığın önemine dikkat çekti. Doç. Dr. Senem Şentürk Lüle, şu bilgileri paylaştı: “Nükleer teknoparı son yıllarda küresel ölçekte öne çıkan küçük modüler reaktörler (SMR) konusunu önemli bir odak alanı olarak içerse de yalnızca bu teknolojiye indirgenebilecek dar bir yapı değil. Aksine, reaktör teknolojilerinden yakıt çevrimine nükleer güvenlikten dijitalleşmeye ve yan sanayi gelişimine kadar uzanan geniş bir ekosistemi kapsayan bütüncül bir araştırma ve inovasyon merkezi olma hedefi taşıyor. Akkuyu NGS ve ileride çeşitlenmesi beklenen projeler dikkate alındığında, İTÜ’nün kuracağı nükleer teknoparkın hem mevcut büyük ölçekli santralleri hem de geleceğin küçük modüler reaktörleri gibi yeni nesil teknolojilerini destekleyecek şekilde konumlanması, stratejik bir gereklilik olarak öne çıkıyor.”


ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİ İÇİN

Nükleer teknoparkın enerji ve diğer alanlardaki büyümeye etkisine değinen Doç. Dr. Lüle, şöyle devam etti: “Nükleer teknoparkın kurulması, yalnızca enerji alanıyla kalmayan, çok boyutlu bir ekonomik ve teknolojik dönüşümü tetikleme potansiyeline sahip. Enerji alanında nükleer mühendislik kapasitesinin gelişmesi, yerli tedarik zincirinin oluşması, yakıt çevrimi ve reaktör teknolojilerinde Ar-Ge yetkinliğinin artması gibi çıktılar öne çıkarken enerji arz güvenliği de sağlanacak. Ayrıca sağlık, ileri üretim teknolojileri, malzeme bilimi ve dijitalleşme gibi farklı sektörlere de bilgi ve teknoloji transferi sağlayarak çarpan etkisi oluşturacak. Üniversite-sanayi işbirliklerini güçlendiren, nitelikli insan kaynağını yetiştiren ve yüksek katma değerli üretimi teşvik eden bu yapı, uzun vadede ülkemizi farklı teknolojilerde bir yetkinlik merkezi haline getirme potansiyeli taşıyor.”

İlk nükleer teknopark İTÜ'de kuruluyor: Kalkınmada çarpan etkisi olacak

2030 stratejisine uygun adım

İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, nükleer teknoparkla ilgili açıklamasında küçük modüler santrallere de değindi. Prof. Dr. Mandal, “Küçük modüler reaktörler (SMR) küresel ölçekte yeni nesil enerji sistemlerinin merkezinde yer alırken, bu alanda geliştirilen bilgi ve teknoloji kapasitesi ülkelerin rekabet gücünü doğrudan belirleyen unsurlar arasında bulunuyor. Bu sebeple İTÜ olarak, 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’nde yer alan ‘Yerli Modüler Nükleer Reaktör Geliştirme’ hedefiyle doğrudan örtüşen bir çerçevede ele alıyoruz. Özellikle savunma sanayi, enerji şirketleri ve yüksek teknoloji girişimleriyle İTÜ çatısı altında birlikte öğrenme (co-creation) yaklaşımıyla geliştirdiğimiz işbirliklerimizin yanı sıra üniversitemiz bünyesinde kurulacak Nükleer Teknoloji Geliştirme Parkı, ülkemizin nükleer alanındaki yetkin mühendislik kapasitesinin geliştirilmesi ve nükleer teknolojilerde milli kapasitenin güçlendirilmesi bakımından kritik bir rol üstlenmesine katkı sağlayacak.”

İlk nükleer teknopark İTÜ'de kuruluyor: Kalkınmada çarpan etkisi olacak

Tasarım, Ar-Ge ve insan kaynağı

Yerli reaktör geliştirme süreçlerine katkı sunmak amacıyla İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ile IC Nükleer ve Endüstri (ICN) arasında bir işbirliği protokolü imzalandı. Protokol kapsamında; yerli reaktör tasarımı, mühendislik süreçleri, disiplinler arası araştırmalar ve nitelikli insan kaynağına yönelik burs imkanları yer alıyor. Merkez, nükleer enerji teknolojileri ve küçük modüler reaktörlerin (SMR) geliştirileceği bir alan olarak faaliyet gösterecek.