Cuma17 Temmuz 202610:04İSTPİYASAAÇIK
EkonomiÖne çıkan

İhracatçıya parite riskinden korunma formülü

Euro/dolar paritesi, ABD istihdam verilerinin faiz artışı beklentilerini zayıflatmasıyla sınırlı toparlandı. Geliri Euro, maliyetleri ise ağırlıklı olarak dolar cinsinden olan ihracatçıların kârlılığı üzerindeki baskı sürerken, uzmanlar firmalara parite risklerini şirketlerinin nakit akışına uygun yöntemlerle yönetmeleri çağrısında bulunuyor.

Yayınlanma

Güncellenme

Paylaş
İhracatçıya parite riskinden korunma formülü

ABD Merkez Bankası’nın (Fed) haziran toplantısında politika faizini sabit tutmasına karşın enflasyonla mücadele konusunda verdiği şahin mesajlar, küresel piyasalarda dolar talebini güçlendirdi. Fed üyelerinin önemli bir bölümünün yıl içinde faiz artışı ihtimalini dışlamaması ve ABD tahvil getirilerindeki yükseliş, doların başlıca para birimleri karşısında değer kazanmasına neden oldu.

Haziran ortasında 1.16 seviyelerinde bulunan Euro/dolar paritesi, 24-25 Haziran tarihlerinde 1.1340 bölgesine kadar gerileyerek yaklaşık bir yılın en düşük seviyelerini gördü. Parite, temmuz ayında ABD’de açıklanan istihdam verilerinin beklentilerin altında kalmasıyla 1.14 seviyesinin üzerine toparlandı.

Hafta başında Euro/dolar yaklaşık 1.143 seviyesinde seyrederken, dolar endeksi ise 101 seviyesinin altında hareket etti.

FED FAİZLERİ SABİT TUTTU
Fed, 17 Haziran 2026 tarihli toplantısında politika faizini yüzde 3.50-3.75 aralığında sabit tuttu. Bununla birlikte Fed’in yayımladığı ekonomik projeksiyonlar ve toplantı sonrasında verilen mesajlar, enflasyonun kalıcı olması halinde faiz artışı seçeneğinin masada kalabileceğine işaret etti. Fed’in 2026 yılına ilişkin büyüme tahmini yüzde 2.2 seviyesinde bulunurken, para politikasının bundan sonraki yönünün enflasyon ve istihdam verilerine bağlı olacağı vurgulandı.

Fed’in şahin duruşu sonrasında dolar endeksi haziran sonunda 13 ayın en yüksek seviyelerini test etti. Ancak temmuz başında açıklanan zayıf istihdam verileri, yakın dönemde faiz artırılacağı yönündeki beklentileri bir miktar azalttı. Bu gelişmeyle dolar endeksi 100.8 seviyelerine gerilerken, Euro/dolar paritesi yeniden 1.14’ün üzerine çıktı.
Piyasalarda Fed’in faiz politikasına ilişkin olasılıklar gün içinde dahi değişebiliyor.

İHRACATÇIYI NASIL ETKİLİYOR?
Euro/dolar paritesindeki gerileme, bütün ihracatçıları aynı ölçüde etkilemiyor. Risk özellikle satış gelirlerini Euro ile elde eden, buna karşılık hammadde, ara malı, enerji veya finansman yükümlülüklerini dolar üzerinden karşılayan firmalarda yoğunlaşıyor.

Örneğin 1 milyon Euro ihracat geliri elde eden bir şirket, paritenin 1.16 olduğu dönemde bu tutar karşılığında 1 milyon 160 bin dolar elde edebilirken, paritenin 1.14’e gerilemesi halinde dolar karşılığı gelir 1 milyon 140 bin dolara düşüyor. Dolar bazında maliyetlerin değişmediği varsayıldığında, paritedeki bu hareket şirketin brüt kâr marjında baskı oluşturuyor.

Bununla birlikte maliyetleri de Euro cinsinden olan, yüksek oranda yerli girdi kullanan, satış fiyatlarını kısa sürede güncelleyebilen veya vadeli işlemlerle kur riskini önceden sınırlayan şirketlerde parite etkisi daha düşük kalabiliyor.

Avrupa Birliği, Türkiye’nin en büyük dış ticaret ortağı konumunda bulunuyor. Avrupa Komisyonu verilerine göre Türkiye’nin 2025 yılı mal ihracatının yüzde 42.7’si Avrupa Birliği ülkelerine gerçekleştirildi. Ancak Avrupa Birliği’ne yapılan ihracatın tamamının Euro cinsinden olmadığı ve AB ülkelerinin tamamının Euro kullanmadığı da göz önünde bulundurulmalı.

FAİZ ARTIŞI PETROL ARZINI ARTIRMAZ
BLG Finansal Danışmanlık Kurucu Ortağı Belgin Maviş, Fed’e ilişkin faiz artışı beklentilerinin haziran döneminde hızlı biçimde yükseldiğini, ancak gelecek dönemde açıklanacak verilerin piyasa fiyatla- malarını değiştirebileceğini söyledi.

ABD’de enflasyon üzerindeki baskının önemli bölümünün enerji maliyetleri ve jeopolitik gelişmelerden kaynaklandığını belirten Maviş, faiz artışının petrol arzını doğrudan artırmayacağını ifade etti.

Maviş, “Fed üyeleri gerektiğinde faiz artırabilecekleri yönünde mesaj verse de faiz artışı petrol arzını artırmaz ve enerji kaynaklı maliyetleri doğrudan ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte Fed, enerji fiyatlarındaki yükselişin ücretlere, hizmet fiyatlarına ve enflasyon beklentilerine yayılmasını engellemek için sıkı para politikasını gündemde tutabilir” dedi.

PARİTEDE YÖNÜ VERİLER BELİRLEYECEK
Euro/dolar paritesinin 1.1340 seviyelerine kadar gerilemesinde şahin Fed beklentilerinin etkili olduğunu belirten Maviş, piyasalardaki olumsuz senaryonun önemli bir bölümünün fiyatlan- mış olabileceğini söyledi.

Ancak bu değerlendirmenin yeni risklerin ortaya çıkmayacağı anlamına gelmediğini vurgulayan Maviş, ABD enflasyonunun beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi, enerji fiyatlarının yükselmesi veya Fed üyelerinin daha şahin mesajlar vermesi halinde doların yeniden güçlenebileceğine dikkat çekti.

Maviş, “ABD verilerinde yumuşama görülmesi ve Fed’in faiz artışı beklentilerinin gerilemesi halinde paritede tepki yükselişi devam edebilir. Buna karşılık enerji fiyatlarının yeniden yükselmesi ve enflasyonist baskıların güçlenmesi, Euro/dolar paritesinde aşağı yönlü riskleri canlı tutar” diye konuştu.

Paritede 1.1500 seviyesinin psikolojik eşik olarak takip edildiğini belirten Maviş, 1.1390 ve 1.1340 seviyelerinin destek; 1.1480, 1.1530 ve 1.1600 bölgelerinin ise direnç olarak öne çıktığını ifade etti.

Teknik seviyelerin piyasa koşullarına bağlı olarak kısa sürede değişebileceğine dikkat çeken uzmanlar, firmaların ticari kararlarını yalnızca kısa vadeli fiyat tahminlerine dayandırmaması gerektiğini belirtiyor.

HAMMADDE MALİYETİ NASIL YÖNETİLMELİ?
Uzmanlar, satış gelirleri ve nakit varlıkları dolar cinsinden olan şirketlerin, doların Euro karşısındaki gücünden yararlanabileceğini, ancak tedarik kararlarının yalnızca pariteye göre verilmemesi gerektiğini ifade ediyor.

TEDARİKÇİLER KARŞILAŞTIRILMALI
Dolar nakit pozisyonu güçlü olan firmalar, Euro cinsinden fiyat veren Avrupalı tedarikçilerin tekliflerini değerlendirebilir. Ancak mevcut tedarik zincirinin doğrudan ve hızlı biçimde değiştirilmesi yerine, ürünün toplam teslim maliyeti hesaplanmalı. Karşılaştırmada ürün fiyatının yanı sıra navlun, gümrük vergileri, kalite, teslim süresi, enerji maliyetleri, ödeme koşulları ve tedarik sürekliliği de dikkate alınmalı.

FİYAT İLE KUR RİSKİ BİRBİRİNDEN AYRILMALI
Avrupalı üreticilerle altı ila 12 aylık Euro cinsinden sabit fiyatlı tedarik sözleşmeleri yapılması, ürünün Euro fiyatındaki artış riskini sınırlayabilir. Ancak ürün fiyatını Euro cinsinden sabitlemek, Euro/dolar paritesini sabitlemek anlamına gelmez. Ödeme tarihindeki kur riskinin de ortadan kaldırılması isteniyorsa forward veya opsiyon gibi ayrı bir finansal korunma işlemi yapılması gerekir.

PEŞİN ÖDEME İNDİRİMİNİN MALİYETİ HESAPLANMALI
Dolar nakit pozisyonu güçlü şirketler, uygun tedarikçilerden peşin ödeme indiri- mi talep edebilir. Ancak indirimin sağladığı avantaj; nakdin alternatif kullanım getirisi, işletme sermayesi ihtiyacı, tedarikçinin mali durumu ve teslimat riskiyle birlikte değerlendirilmeli. Peşin ödeme yapılacak tedarikçiler için banka teminatı, akreditif, ticari alacak sigortası veya benzeri güven- ce mekanizmaları da gündeme alınmalı.

İHRACATÇI NE YAPMALI?
Geliri Euro, maliyetleri veya finansman yükümlülükleri dolar cinsinden olan şirketlerin parite riskine daha açık olduğunu belirten uzmanlar, uygulanabilecek beş yöntemi şöyle sıralıyor:

1- Forward ve opsiyon işlemleri kademeli kullanılmalı
Firmalar, gelecek üç ila altı aylık dönemde tahsil etmeyi bekledikleri Euro alacaklarının tamamını tek seferde sabitlemek yerine, nakit akışları ve risk iştahları doğrultusunda kademeli koruma yöntemlerini değerlendirmeli. Euro alacaklarının belirli bir bölümü forward işlemleriyle sabitlenebilir. Paritenin yükselmesi halinde oluşabilecek fırsattan yararlanmak isteyen firmalar ise opsiyon sözleşmeleriyle taban kur oluşturabilir. Forward ve opsiyon işlemlerinin maliyet, teminat ve vade koşulları bulunduğundan, şirketin açık döviz pozisyonu belirlenme- den işlem yapılmamalı.

2- Sözleşmelere parite uyarlama maddesi eklenmeli
Avrupalı müşterilerle yapılan uzun vadeli satış sözleşmelerine, paritenin önceden belirlenen bir bandın dışına çıkması halinde fiyatların yeniden değerlendirilmesine imkân veren hükümler konulabilir. Sözleşmede referans alınacak kur, kurun belirleneceği tarih, fiyat değişiminin hangi oranda yansıtılacağı ve uygulamanın her iki yönlü kur hareketi için geçerli olup olmayacağı açıkça belirtilmeli.

3- Çift para birimli fiyatlama değerlendirilmeli
Ticari koşullar ve müşterinin kabulü elveriyorsa firmalar, tekliflerini Euro ve dolar olmak üzere iki farklı para birimi üzerinden sunabilir. Ancak Avrupalı alıcıların dolar riskini üstlenmek istemeyebileceği dikkate alınmalı. Bu nedenle dolar cinsinden fiyatlama, tarafların pazarlık gücüne bağlı bir seçenek olarak değerlendirilmeli.
Gelir ve giderlerin para birimi dengelenmeli

4- Gelir ve giderlerin para birimi dengelenmeli
Euro cinsinden gelir elde eden şirketler, teknik ve ticari koşullar uygun olduğu ölçüde hammadde, ara malı, lojistik veya diğer giderlerinin bir bölümünü de Euro üzerinden karşılayarak doğal korunma sağlayabilir. Böyle- ce türev işlem yapılmadan Euro gelirleri ile Euro giderleri arasında denge kurulabilir. Ancak yalnızca kur avantajı sağlamak amacıyla tedarikçi değiştirilmemeli; ürün kalitesi teslim süresi, navlun, gümrük vergileri ve tedarik güvenliği birlikte değerlendirilmeli.

5- Pazar ve müşteri çeşitliliği artırılmalı
Şirketlerin yalnızca Euro Bölgesi’ndeki müşteri- lere bağlı kalmaması, alter-natif pazarlara yönelmesi, uzun vadeli kur riskini azaltabilir. Bununla birlikte pazar çeşitlendirmesi kısa vadeli bir kur koruma yöntemi değil, uzun vadeli bir ihracat stratejisidir. Yeni pazarlara girişte lojistik, sertifikasyon, tahsilat, müşteri ve ülke riski gibi unsurlar dikkate alınmalı.

YAŞAR KAYA

YAŞAR KAYA

İstanbul Ticaret Gazetesi – Haber Müdürü

Yorumlar

Yorum yazmak için .

Yorumlar yükleniyor…