Hoca ve öğrencilerinden ‘anda kalma’nın hikayesi

İstanbul Üniversitesi Türk-İslam Sanatları Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Berk ve 23 öğrencisi, ‘Her Dem Sanat’ sergisinde eserlerini sanatseverlerle buluşturuyor. Serginin küratörlerinden Kültür Bakanlığı ebru sanatçısı Suna Koçal, sanatın başlı başına bir anda kalma biçimi olduğunu söylüyor.

Giriş: 15.05.2026 - 09:28
Güncelleme: 15.05.2026 - 09:28
Hoca ve öğrencilerinden ‘anda kalma’nın hikayesi

AKADEMİK birikimin sanatsal pratikle şekillendiği ‘Her Dem Sanat’ sergisi, 23 sanatçının duygularını sanatseverlerle buluşturuyor. “Sanat bir anda kalma yöntemi ve kişinin kendine yapacağı en büyük iyilik” diyen serginin küratörlerinden Kültür Bakanlığı ebru sanatçısı Suna Koçal, karma sergide her bir sanatçının üslubunun izlenebildiğini söyledi. Koçal, İstanbul Ticaret’in sergi hakkındaki sorularını yanıtladı.


ESERLER ARASI GEÇİŞ 

23 farklı sanatçıdan bahsediyoruz, karma sergiler bize ne söyler? 

Karma sergilerde eğer iyi bir izleyiciyseniz her bir sanatçının üslubunu gözlemleme şansınız olur. Sanatçılar aynı sanat dalında eser icra etseler dahi eserin  farklı bir imzası olduğunu anlayabilirsiniz. Karma sergilerin böyle geçişler için zengin  bir yönü var.  


AKADEMİK BİRİKİMİN İZLERİ 

Burada Türk geleneksel sanatlarının pek çoğunun izini sürmek mümkün değil mi? 

Evet, sergimizde 66 eserimiz var ve bu eserleri biraz daha farklı kılan da akademik birikimle yapılmış olması. Tezhip, hat, çini, kat’ı, cilt, sulu boya, minyatür, hüsn-i hat, yağlı boya ve kağıt sanatına ait eserlerimiz var. Eserlerde disiplinler arası geçişi çok net gözlemleyebiliyoruz. 

Hoca ve öğrencilerinden ‘anda kalma’nın hikayesi


HER NEFESTE YENİDEN ÜRETİM 

Sergiye ‘Her Dem Sanat’ ismi verilmiş. Bu ismin bir hikayesi var mı? 

‘Her Dem Sanat’ ismi, sanatın sürekliliğine ve daima diri kalan ruhuna işaret ediyor. ‘Dem’ kelimesinin zaman, nefes ve anlama katmanları düşünüldüğünde, serginin başlığı aynı zamanda sanatın her nefeste yeniden üretilen manevi yönünü de çağrıştırıyor. Bu yaklaşım, geleneksel sanatların yalnızca geçmişe ait bir miras olmadığı; aksine bugün de yaşayan, dönüşen ve yeni kuşak sanatçılar eliyle geleceğe taşınan dinamik  bir kültür alanı olduğunu da gösteriyor.


HAKİKAT ARAYIŞININ İFADESİ 

Sergide yer alan eserler özelinde sorarsak, Türk İslam sanatı aslında bir arayış yolculuğu sanki…

Tabii, sanat başlı başına insanın hakikat arayışını estetik bir dil aracılığıyla görünür hale getiren en köklü ifade biçimlerinden biri. Özellikle Türk-İslam sanatları, asırlar boyunca yalnızca bir süsleme yahut görsel üretim alanı olarak değil; düşüncenin, inancın, kültürel hafızanın ve medeniyet tasavvurunun taşıyıcısı olarak varlığını sürdürmüş. Sergide yer alan eserler de yalnızca teknik bir ustalığın ürünü değil; aynı zamanda tarihi birikimle kurulan bilinçli ilişkinin, sabrın, tefekkürün ve sanat terbiyesinin yansımaları olarak karşımıza çıkıyor. Bu anlamda sergi, farklı sanat disiplinlerini yalnızca yan yana getirmekle kalmayıp, ortak bir medeniyet estetiği içerisinde bütünleştiriyor. 


USTA ÖĞRENCİSİNİ SEÇER 

Burada her bir sanatçının birikiminin izlerini sürebiliyoruz. Aynı zamanda pek çok ‘hoca’nın da emeğini gözlemlemek mümkün. Sanatçı ve öğretici arasındaki bağdan bahsedebilir misiniz? 

Bu karma sergide pek çok sanatçının usta öğreticisi ile de tanışıyorsunuz bir nevi. Sanat yolculuğunda usta ve öğrenci ilişkisi çok özeldir. Sanat yolculuğunda bir ustanın dizinin dibinde hem eğitim hem de sanat kültürü edinirsiniz; çoğu zaman akışta kaldıkça yol gelir ve sizi bulur. Sanat aslında bu akışa teslim olma halidir ve insanı iyileştiren bir yönü vardır. 

Hoca ve öğrencilerinden ‘anda kalma’nın hikayesi


RENKLER VE ANDA KALMA 

Renkler, anda kalma hali sanırım; iyi hissettiriyor değil mi? 

Elbette, burada pek çok sanat dalına ait onlarca eser var. Örneğin, ebru sanatı üzerinden bunu açıklamaya çalışayım. Ebru, hem su ile meşgul olunduğu hem öd kullanıldığı için ayrıca insana iyi gelir. Diğer tüm sanat dallarının ayrı ayrı iyi gelme yöntemleri vardır. Bir kere sadece bir işe odaklandığınız için akışta kalma halini doğal olarak yaşarsınız. İnsan, sanatla  meşgul olmadan önce ve olduktan sonraki hallerini karşılaştırsa aradaki farkı çok net gözlemleyebilir.