Küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmalar ve 2050 net sıfır emisyon hedefleri, Japonya'yı enerji politikasında köklü bir değişikliğe itti. Fukuşima felaketinin ardından nükleer enerjiye mesafeli duran Tokyo yönetimi, veri merkezleri ve yarı iletken fabrikalarının artan enerji ihtiyacını karşılamak için yeniden nükleer reaktörlere yöneliyor. Bu stratejik dönüşüm, kamu güvenliğini sağlayacak yeni teknolojilerin geliştirilmesini de beraberinde getirdi.
Hiroşima Üniversitesi Radyasyon Biyolojisi ve Tıp Araştırma Enstitüsü'nden bilim insanları, nükleer veya radyolojik olaylar sonrasında anında doz değerlendirmesi yapabilen, düşük maliyetli ve taşınabilir bir sistem geliştirdi.
FİLM VE KAMERA ENTEGRASYONU
Radiation Measurements dergisinde detayları yayımlanan sistem, karmaşık laboratuvar ekipmanlarına duyulan ihtiyacı ortadan kaldırıyor. Teknolojinin merkezinde, radyasyona maruz kaldığında renk değiştiren 'Gafchromic EBT4' adlı özel bir film yer alıyor.
Sistem şu şekilde işliyor:
Samsung ve iPhone modelleriyle yapılan testlerde, sistemin 10 Gray'e (kalıcı saç dökülmesine neden olabilecek yüksek bir seviye) kadar olan radyasyon dozlarını tutarlı bir şekilde ölçebildiği kanıtlandı.
KRİTİK ANLARDA HIZLI KARAR DESTEĞİ
Projenin başındaki isim Prof. Hiroshi Yasuda, geliştirdikleri sistemin afet senaryolarındaki hayati önemine dikkat çekti. Yasuda, "Ciddi bir nükleer kaza durumunda insanları korumak için hızlı kararlar alınmalıdır. Basitlik, evrensellik ve maliyet etkinliği, bu acil durum önlemleri için kritik faktörlerdir. Amacımız, altyapının çöktüğü en kötü senaryolarda bile çalışan bir sistem tasarlamaktı" ifadelerini kullandı.
Sistemin 70 doların altındaki maliyeti, pahalı ve hantal geleneksel dozimetrelere kıyasla büyük bir erişilebilirlik avantajı sağlıyor.
ENERJİ STRATEJİSİNDE GÜVEN TESİSİ
Japonya hükümeti, 2025 başında kabul edilen "7. Temel Enerji Planı" ile nükleer enerjinin elektrik üretimindeki payını 2040 yılına kadar yüzde 20'ye çıkarmayı hedefliyor. Bu kapsamda, dünyanın en büyük nükleer santrali olan Kashiwazaki-Kariwa'nın yeniden işletmeye alınması süreci 21 Ocak 2026'da başlatıldı.
Fukuşima işletmecisi TEPCO'nun 2011'den bu yana ilk kez bir reaktörü çalıştırmasına izin verilmesi, kamuoyunda güvenlik endişelerini de gündeme getirdi. Uzmanlar, Hiroşima Üniversitesi'nin geliştirdiği bu tür şeffaf ve bireysel izleme teknolojilerinin, toplumun nükleer enerjiye olan güvenini yeniden inşa etmede önemli bir rol oynayacağını belirtiyor.