Sigortacılık sektöründe trafik ve kasko kadar gündeme gelmeyen hayat sigortalarında önemli gelişmeler yaşanıyor. Bu kapsamda İstanbul Ticaret Odası Sigortacılık Meslek Komitesi tarafından ‘Hayat Sigortaları ve Bireysel Emeklilik Bilgilendirme Semineri’ düzenlendi. İTO’nun Eminönü’ndeki merkez binasında düzenlenen seminere, sektör temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda sigorta acentesi katıldı.
Seminerin açılış konuşmasını İTO Yönetim Kurulu Üyesi Münir Üstün yaptı. Bireysel Emeklilik Sistemi’nin (BES) uzun vadeli birikim aracı olarak güçlendiğine dikkat çeken Üstün, hayat sigortaları alanında faaliyet gösteren sigortacıların bu yöndeki çalışmalarının önemini vurguladı.
Seminerin oturum başkanlığını ise İTO Sigortacılık Meslek Komitesi Başkanı ve Meclis Üyesi Mehmet Özgür Yılmaz yaptı. Yılmaz, bugüne kadar trafik sigortalarıyla ilgili gündemin gerisinde kalan hayat sigortacılığının artık daha etkin ve bu alandaki sigortacıların katılımcı olması gerektiğini söyledi.
BİRİKİM 2 TRİLYON TL
Seminerde bireysel katılım ve birikim yatırımları hakkında bilgiler paylaşan sigorta ve yatırım danışmanı Dr. Mustafa Şahin, bireysel emeklilik sistemine otomatik katılımın 2017’de başladığını, ancak 45 yaş üstüne de sisteme girip devlet katkısından faydalanma imkanı verilmesinden sonra bazı dengelerin değiştiğini söyledi. BES’teki 10 milyon kişinin birikiminin 2 trilyon TL’yi geçtiği bilgisini paylaşan Şahin, sisteme girenlerin çoğunun sistemden çıktığını belirtti.
Yakında Otomatik Katılım Sistemi (OKS) yerine zorunlu Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) uygulamasının başlayacağını kaydeden Şahin, “Mevcut OKS temelinde, işverenlerin de katkısıyla ikinci basamak bir emeklilik sistemine dönüşecek Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) kurulacak. Hedef, bireysel tasarrufları artırmak ve çalışanların emeklilik dönemlerinde karşılaşabilecekleri gelir yetersizliklerini azaltmak” dedi.
Otomatik katılımda fon çeşitliliğinin olmadığını hatırlatan Şahin, “Orta Vadeli Program’da bu konuya dikkat çekilmişti. Buna göre sistemdeki fonlar çeşitlendirilecek” diye konuştu. Şahin, bu gelişmenin, bireysel yatırımcılara ve birikimlere olumlu yansıyacağını kaydetti.

ÇALIŞAN-EMEKLİ ORANI
Bireysel emeklilikte devlet katkısının yüzde 30’dan yüzde 20’ye indirildiğine dikkat çeken Şahin, “Bu, yatırım açısından önemli bir kayıp olarak görülebilir, ancak fonda önemli bir tutar birikti. Fonları iyi yönetenler de iyi kazanma imkanına sahip. Ekonomi politikasına bağlı olarak devlet harcamalarının azaltıldığını görüyoruz. Avrupa’da 1 emekli için 3-4 çalışan öngörülüyor. Bu oran bizde 1.90’lara düştü. Bu açıdan emeklilik sisteminde katılımların artırılması gerekli görülüyor” dedi
KADEMELİ KATKI ÖNERİSİ
Diğer yandan, 45 yaşından sonra sisteme girip devlet katkısını alarak çıkanlarla, 20’li yaşlarda girip emeklilik yıllarını bekleyenler arasında bir dengesizlik oluştuğunu ifade eden Şahin, “Burada, ileri yaşlarda sisteme girenlerin alacağı devlet katkısı, gençlere nazaran kademe kademe daha düşük verilebilir. Böylece devlet katkısı daha iyi bir şekilde tabana yayılabilir” önerisini dile getirdi.
KAZANMA İMKANI VAR
Şahin, sistemde değişikliklerin yanı sıra iyileştirmelerin de yapılabileceğini, bununla birlikte sigorta acenteleri için iyi bir çalışma alanı olduğunu belirtti. Banka ekranlarından yapılan katılımlara nazaran sigorta acentelerinin sahada müşteriye dokunma avantajı olduğunu kaydeden Şahin, “Hem hayat sigortası hem diğer ürünler hem de fonların yönetilmesi iyi anlatılırsa, bireysel katılımcı da sigortacı da daha çok kazanabilir” dedi.