Gümüşte yükselişin anahtarı ‘70 dolar’ düzeyinde
Gümüşte 70 dolar sınırı test edilirken, yükselişin devamına ilişkin beklentiler ayrışıyor. Uzmanlar piyasada bu kritik direnç seviyesinin üzerinde kapanışların olması halinde yükselişin hız kazanabileceğini belirtti. Ancak güçlü bir ralli için jeopolitik risklerin, savaş endişelerinin ve yüksek petrol fiyatlarının azalması gerekiyor.

Değerli metaller piyasasında son dönemde dikkatleri üzerine çeken gümüş, sergilediği güçlü fiyat hareketleriyle yatırımcıların odak noktası olmaya devam ediyor. Özellikle haziran ayında yaşanan sert düzeltmenin ardından hızla toparlanma sinyalleri veren ons gümüş, son işlem günlerinde 70 dolar sınırını zorlayarak kritik direnç eşiklerini test etti.
Küresel piyasalarda ABD Merkez Bankası’nın (Fed) enflasyon ve faiz politikalarına yönelik beklentiler, zayıflayan dolar endeksi ve ABD Hazine tahvili geri alımlarının artması değerli metallere olan talebi destekledi. Ayrıca altının ons fiyatının 4.600 dolar seviyelerini aşarak yukarı yönlü hareketini sürdürmesi, gümüşteki çıkışı da hızlandırdı. Ancak altına kıyasla daha sığ bir piyasaya sahip olan gümüşte, dalgalanmaların boyutu da doğal olarak çok daha sert gerçekleşiyor.
Küresel yatırım bankaları ve finans kuruluşlarının yayımladıkları son raporlar, piyasadaki mevcut yükseliş eğilimine rağmen gelecek vizyonunda fikir ayrılıklarının yaşandığını ortaya koydu.
BANKALARIN 2026 TAHMİNLERİ AYRIŞTI
Gümüş fiyatlarındaki yükselişe karşın, dev bankaların 2026 yılı fiyat beklentilerinde yaptıkları aşağı yönlü revizyonlar ve temkinli duruşlar göze çarpıyor.
JPMorgan: Banka, 2026 yılı için ortalama ons gümüş fiyatını 70,60 ile 81 dolar arasında farklı senaryolarda değerlendirirken, yılın son çeyreği itibarıyla fiyatların 60 ila 63 dolara kadar gerileyebileceği uyarısında bulundu. Bu beklentideki temel gerekçe ise artan maliyetler nedeniyle, başta güneş paneli üreticileri olmak üzere sanayi şirketlerinin gümüş kullanım miktarını azaltma (ikame) yoluna gitmeleri.
Commerzbank: Benzer bir endişeyi taşıyan Alman bankası, 2026 yıl sonu hedefini 80 dolardan 67 dolara indirdi. Ancak kurumun analistleri, daha uzun vadeli projeksiyonlarda kalıcı bir toparlanma bekleyerek ons gümüşün 2027 yılı sonunda yeniden 80 ile 95 dolar bandına oturabileceğini öngördü.

UBS: İsviçre merkezli finans devi, endüstriyel talepteki muhtemel yavaşlama riskleri ve maden tarafındaki toparlanma ihtimallerine dikkat çekerek, 2026 yılı sonu fiyat beklentisini 80 dolar seviyesinde tutmayı tercih etti.
Citi: Mevcut raporlar içindeki en iyimser tahminlerden birine sahip olan Citi, kısa vadeli 75 dolarlık hedefini koruyor. Kurum, güçlü seyreden fiziki yatırımcı talebinin endüstriyel zayıflığı telafi etmesi durumunda gümüşün önümüzdeki 6-12 aylık periyotta 90 ile 110 dolar aralığına tırmanabileceğini değerlendirdi.
Bank of America (BofA) ve Goldman Sachs: Altın fiyatlarındaki rekor yürüyüşünün devam etmesi halinde BofA, ons gümüşün bu destekle 100 dolar seviyesini test edebileceğini fakat bu seviyelerde kalıcılığın oldukça zor olacağını vurguladı. Goldman Sachs ise yapay zeka ve yeşil enerji kaynaklı sanayi talebinin piyasada tutunması senaryosuna bağlı olarak 85 ile 100 dolar arası geniş bir bant hedefledi.
RALLİ İÇİN SAVAŞ ENDİŞELERİ BİTMELİ
Emtia Piyasaları Uzmanı Zafer Ergezen gümüşün rekor kıran altın karşısında zayıf kaldığına dikkat çekerek, ons fiyatının normal şartlarda 72 dolar seviyelerinde olması gerektiğini ancak küresel büyümedeki yavaşlama beklentilerinin sanayi metali kimliği taşıyan gümüş üzerinde baskı yarattığını vurguladı. Geri çekilmelerde 63 doların ana destek konumunda olduğunu belirten uzman isim, fiyatların 70-71 dolar direncini aşarak kalıcılık sağlaması durumunda 80-82 dolar bandının hedefleneceğini öngördü. Gümüşün altından pozitif ayrışarak güçlü bir atak yapabilmesi için jeopolitik risklerin, savaş endişelerinin ve yüksek petrol fiyatlarının masadan kalkması gerektiğinin altını çizen Ergezen, mevcut durumda 65 seviyelerinde seyreden altın/gümüş rasyosunun iyimser bir havayla 60, hatta 55 seviyelerine kadar gerileyebileceğini; ancak mevcut konjonktürde piyasadaki bu baskının bir miktar daha hissedileceğini ifade etti.
