Gram altın bu gelişmeyle 6.620 TL'yi geçti: Saat 15.30'da rota tamamen değişebilir
Altın fiyatları, Fed yetkililerinin faiz artışında acele edilmemesi gerektiği yönündeki mesajlarının ardından toparlandı. Gün içinde 6.523 TL'yi gören gram altın 6.623 TL'ye yükseldi. Piyasaların gözü şimdi saat 15.30'da açıklanacak ve altının yönünü etkileyebilecek kritik ABD verisinde.

Gram altın ve çeyrek altın fiyatları, ABD'den gelecek kritik veri öncesinde yatırımcıların gündeminde. Fed'in faiz politikasına ilişkin beklentilerin yeniden şekillenmesi, değerli metallerdeki dalgalanmayı artırırken gözler istihdam piyasasının vereceği sinyallere çevrildi.
ALTIN BUGÜN NEDEN YÜKSELDİ?
ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinin ilave faiz artışları konusunda acele edilmemesi gerektiği yönündeki mesajları, değerli metallerde toparlanmayı destekledi.
Fed Başkan Yardımcısı Philip Jefferson ile New York Fed Başkanı John Williams'ın açıklamaları, merkez bankasının yeni bir karar almadan önce ekonomik verileri değerlendirmek için zamanının bulunduğu görüşünü güçlendirdi.
Öte yandan uzun vadeli ABD tahvil faizlerinin yükselmesinin finansal koşulları zaten sıkılaştırdığı ve Fed'in ilave faiz artırımı ihtiyacını azaltabileceği değerlendirmeleri de öne çıktı.

GRAM ALTIN 6.623 TL'Yİ GÖRDÜ
Yurt içi piyasalarda ons altındaki toparlanmaya paralel olarak gram altın fiyatı yüzde 0,51 artışla 6.623 TL'ye ulaştı.
Gün içinde 6.523 TL'ye kadar gerileyen altın gram fiyatında, en düşük seviyeden itibaren yaklaşık 100 TL'lik toparlanma yaşandı.
Ons altın ise yüzde 0,34 yükselişle 4.192 dolar seviyesinde işlem gördü. Buna karşın değerli metal, haftalık bazda yüzde 2'nin üzerinde kayıpla üst üste ikinci haftalık düşüşüne yöneldi.

ÇEYREK ALTIN NE KADAR BUGÜN?
Serbest piyasa altın fiyatlarında da hareketlilik devam ediyor.
Kuyumcularda gram altın 6.573 TL seviyesinden satılırken, çeyrek altın 10.747,62 TL'den alıcı buluyor.
Böylece ekran fiyatları ile fiziki piyasadaki satış fiyatları arasında farklılık görülmeye devam ediyor.

SAAT 15.30'DA KRİTİK VERİ AÇIKLANACAK
Piyasaların bugünkü en önemli gündem maddesi ABD'de açıklanacak eylül ayı tarım dışı istihdam verisi olacak.
Türkiye saatiyle 15.30'da yayımlanacak rapor, ABD iş gücü piyasasının son durumuna ilişkin yeni sinyaller verecek.
Uluslararası piyasa anketlerinde eylül ayında tarım dışı istihdamın yaklaşık 90 bin kişi artması ve işsizlik oranının yüzde 4,1 seviyesinde kalması bekleniyor.
Veride istihdam artışının yanı sıra ücretlerdeki değişim ve önceki aylara ilişkin olası revizyonlar da takip edilecek.

FED EKİM'DE FAİZ ARTIRACAK MI?
Vadeli piyasalarda Fed'in ekim ayında 25 baz puanlık faiz artışı yapma ihtimali, hafta başındaki yaklaşık yüzde 70 seviyesinden son fiyatlamalarda yüzde 28 civarına geriledi.
Aralık toplantısına yönelik artış olasılığı ise yaklaşık yüzde 82 düzeyinde bulunuyor.
Beklentilerdeki değişimde ABD'de ağustos ayı PCE enflasyonunun tahminlerin altında kalması ve Fed yetkililerinin daha fazla veri görmek istediklerini belirtmesi etkili oldu.

DOLAR VE TAHVİL FAİZLERİ BASKI YARATIYOR
Altındaki toparlanmaya rağmen güçlü dolar ve yüksek ABD tahvil getirileri yukarı yönlü hareketi sınırlamayı sürdürüyor.
ABD'nin 10 ve 30 yıllık Hazine tahvili faizleri perşembe günü yüzde 5,34 ve yüzde 5,67 seviyelerine kadar çıkarak 2002'den bu yana en yüksek düzeylerini gördü.
Doların güçlü seyretmesi, dolar cinsinden fiyatlanan değerli metalleri diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha pahalı hale getirirken, yüksek faizler de getirisi bulunmayan altının alternatif yatırım araçları karşısındaki cazibesini azaltabiliyor.

GÜÇLÜ İSTİHDAM ALTINI NASIL ETKİLEYEBİLİR?
Capital.com Kıdemli Finansal Piyasa Analisti Kyle Rodda, yatırımcıların ABD faiz beklentileri ile Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeleri birlikte değerlendirdiğini belirtti.
Rodda'ya göre beklentilerden güçlü gelecek bir istihdam verisi, Fed'in yeniden faiz artırma ihtimalini yükselterek altın üzerinde ilave baskı oluşturabilir.
Zayıf bir veri ise faiz artışının ertelenmesine yönelik beklentileri destekleyerek altındaki toparlanmanın devam etmesine zemin hazırlayabilir.
ONS ALTINDA KRİTİK SEVİYELER
Teknik görünümde ons altında ilk direnç bölgesi 4.190-4.194 dolar aralığında bulunuyor.
Bu bölgenin üzerinde kalıcılık sağlanması halinde 4.219 dolara doğru yükseliş ihtimali gündeme gelebilir.
Olası geri çekilmelerde ise 4.152 dolar ilk önemli destek konumunda izleniyor. Bu seviyenin aşağı yönlü kırılması durumunda 4.112-4.136 dolar bandına doğru hareket görülebileceği değerlendiriliyor.

YÜKSELİŞTE İKİ ENGEL DEVAM EDİYOR
Vantage Global Markets Kıdemli Piyasa Analisti Hebe Chen, beklentilerden daha ılımlı gelen ABD enflasyonu ile ekim ayına ilişkin faiz artışı ihtimalinin azalmasının altına destek sağladığını belirtti.
Petrol fiyatlarındaki önceki geri çekilmenin de bu görünümü desteklediğini ifade eden Chen, yüksek tahvil getirileri ve güçlü doların altındaki yükselişi sınırlamaya devam ettiğini vurguladı.
WALL STREET'TE ALTIN TAHMİNLERİ DEĞİŞTİ
Wells Fargo Investment Institute, 29 Eylül tarihli değerlendirmesinde 2027 yıl sonu ons altın hedef aralığını 5.400-5.600 dolardan 5.200-5.400 dolara indirdi. Kurum, yükselen ABD tahvil faizleri ve güçlenen doların, faiz getirisi bulunmayan altın üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti. Buna karşın merkez bankası alımları ve altın ETF'lerine yeniden yönelen yatırımcı ilgisi nedeniyle uzun vadeli yükseliş potansiyeline ilişkin değerlendirmesini korudu.
HSBC DE BEKLENTİSİNİ AŞAĞI ÇEKTİ
HSBC de ekim ayının başında yayımlanan değerlendirmesinde 2026 yılı ortalama ons altın fiyatı tahminini 4.560 dolardan 4.490 dolara düşürdü. Banka, 2027 yılı ortalama beklentisini 4.825 dolar olarak güncellerken, yakın dönemde ilave satış baskısı yaşanabileceğine ancak fiyatların dip seviyelere yaklaşmış olabileceğine dikkat çekti. Kurumun 2028 ve 2029 tahminleri ise sırasıyla 5.200 ve 5.300 dolar seviyelerinde korundu.
MORGAN STANLEY'DEN UZUN VADELİ TALEP VURGUSU
Morgan Stanley Emtia Stratejisti Amy Gower ise 1 Ekim'deki değerlendirmesinde, ABD tahvil getirilerindeki sert yükselişe rağmen altının 4.000 doların üzerinde tutunmasının faiz ve dolar hareketlerinden bağımsız talebin sürdüğünü gösterdiğini belirtti. Gower'a göre merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme eğilimi, geleneksel faiz-altın ilişkisinin dışında ilave bir destek oluşturuyor.

Yorum yazmak için giriş yapın.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.