Geleneksel sanatları dolma kaleme işleyerek dünyaya ulaştırıyor

Dolmakalem sanatçısı Hüseyin Küçük, kadim Türk sanatlarından tezhip ve telkâriyi el yapımı dolmakalemlerle buluşturup dünyaya pazarlıyor. “Sanatımı icra ederken bir çocuk gibi heyecan duyuyorum ve iş bittikten sonra bir süre eseri izliyorum” diyen Küçük, Türk sanatlarıyla bezenmiş dolmakalemlerin en çok ABD’de tercih edildiğini söylüyor.

Giriş: 05.06.2026 - 09:47
Güncelleme: 05.06.2026 - 09:47
Geleneksel sanatları dolma kaleme işleyerek dünyaya ulaştırıyor

Hüseyin Küçük, kadim Türk sanatlarından tezhip ve telkâriyi el yapımı dolmakalemlere işleyip Çin’den Yeni Zelanda’ya kadar onlarca ülkeye ulaştırıyor. Bir dolmakalemi iyi yapan şeyin tasarımla birlikte içindeki mekanizma olduğunu vurgulayan Küçük, kültürden kültüre dolmakalem tercihlerinin de değiştiğini ifade ediyor. Geleneksel Türk sanatlarının bezeli olduğu dolmakalemlerin en çok ABD’de tercih edildiğini belirten Küçük, Japonya’da daha modern sanatların bezeli olduğu kalemlerin ilgi gördüğünü söylüyor. 


ÖĞRETMENLİKTEN SANATÇILIĞA 

Asıl mesleği matematik öğretmenliği olan Hüseyin Küçük, birkaç yıl mesleğini icra ettikten sonra farklı arayışlara girdiğini belirtiyor. “Sanata her zaman merakım vardı. Bu merak beni tespihe yönlendirdi. Bir öğrencimin velisi vesilesiyle tespih sanatına başladım. Bir süre el yapımı tespihlerle ilgilendim. Her türlü malzemeden tespih yaptım” diyen Küçük, “Sonrasında internette 90 yaşında beli bükülmüş bir Japon dolmakalem ustasının videosunu görünce ‘neden olmasın’ dedim ve o günden bu yana da asıl işim dolmakalem sanatçılığı oldu” diye anlatıyor sanatına başlama öyküsünü. Beş yıldır kesintisiz olarak el yapımı dolmakalem üreten Küçük, “Dünyada pek çok marka vardı. Türkiye’de de dolmakalem üretimi var ama benim bir farkımın olması lazım dedim. Tezhip sanatını dolmakalemle birleştirme fikri böylece gelişti. Sonrasında telkâri ile işimizi genişlettik. Türkiye’de ilk defa bu sanatları dolmakalem üzerine işledik. Çok sevildi ve dünyada onlarca ülkeye ürünlerimizi ulaştırır olduk” diyor. 

Geleneksel sanatları dolma kaleme işleyerek dünyaya ulaştırıyor

KEMİKTEN ALTINA FARKLI MALZEMELER  

Küçük, ürettikleri her bir kalemin tamamen el işçiliği olduğunun ve bir kalemin ortaya çıkmasının bir ayı bulduğunun altını çiziyor. Küçük, kalemlerin yapılış aşamalarını şu şekilde aktarıyor: “Kişiye özel tasarımlar yapıyoruz. Örneğin bir tasarım var aklınızda, bunu bizimle paylaştığınızda ilk andan itibaren size ulaşması bir ayı bulabiliyor. Bir kalemi yarım günde teknik olarak hazırlıyoruz. Bu nedenle tasarımlarda biraz zamana ihtiyacımız oluyor. Şu ana kadar çok farklı malzemelerden tasarımlar yaptık. Kemik, çeşitli ağaçların yanı sıra her bir aksamı tamamen altın olan kalemler de ürettim.” Kalemleri ürettikten sonra bir süre eline alıp seyrettiğini ifade eden Küçük, “Tamamen el işçiliği ve tasarım olduğu için işimi bitirmeden hiçbir yere gitmem ve inanın bir çocuk gibi sonunda ne çıkacağına dair içimde heyecan taşırım” diye anlatıyor kalemlerle olan bağını. 


Geleneksel sanatları dolma kaleme işleyerek dünyaya ulaştırıyor


ÖMÜR BOYU GARANTİLİ 

Hüseyin Küçük, ürettiği kalemlerin ömür boyu garantili olduğunu da dikkat çekiyor. “Teknik aksamından kalemin üzerinde yer alan sanata kadar her bir detay için ömür boyu garanti veriyoruz” diyen Küçük, kamuoyunda bilinenin aksine dolmakalemin hâlâ çok kullanıldığını söylüyor. “Hatta öyle koleksiyonluk falan da değil, dolma kalemle yazanların sayısı oldukça fazla” diyen Küçük, kalemlerini alan bir meraklının yazmaktan kalemin ucunu tükettiğini dile getiriyor. Küçük, pek çok kalemin yalnızca bir tane üretilebildiğini belirterek, “Özellikle modern sanatlarla bezediğimiz kalemlerin aynısını isteseniz de üretemezsiniz. Bazen küçük bir desen farklı olur, bazen rengin tonu… Tezhipte nispeten biraz daha standartları yakalasak da genellikle her bir kalem benzersiz olarak üretiliyor” bilgisini veriyor.


Geleneksel sanatları dolma kaleme işleyerek dünyaya ulaştırıyor


SAVUNMA SANAYİ İÇİN 

Hüseyin Küçük, kurumlar adına da üretim yaptıklarını belirterek, Türk savunma sanayini sanatla nasıl buluşturduklarını şu şekilde anlatıyor: “Gözümüzün nuru Savunma Sanayii Başkanlığına kalem yapıyoruz. Onlar da kalemlerimizi Savunma Sanayii Başkanlığını ziyaret eden yabancı asker, devlet görevlilerine hediye ediyor. Mesela üzerine KAAN uçağını, MİLGEM gemisini, Altay tankını yaptık ve sadece bir tank çizmedik, onu tezhip ile buluşturduk. Bunlar çok özel üretimler ve fotoğraflarını kimseyle paylaşmamız istenmiyor. Ürettiğimiz kalemlerin yalnızca onlara özgü olması isteniyor.” Küçük, sanatla buluşan kalemlerin üzerine 7-8 kat reçine geçtiklerini ve bunun kalemin ömrünü uzattığını da ifade ederek, “Reçinenin bu işe uygun olup olmaması çok önemli. Kimi reçine mesela suyla veya mürekkeple temas edildiğinde bozuluyor, buna dikkat etmek lazım” diye anlatıyor işinin inceliklerini. 

Geleneksel sanatları dolma kaleme işleyerek dünyaya ulaştırıyor

DÖRT ÇALIŞAN  

Hüseyin Küçük, sanatçılar dahil 4 kişilik bir ekiple üretim gerçekleştirdiklerini söyleyerek, “Kimi zaman 30 sipariş birden alıyoruz ki bu tamamen el yapımı üretim gerçekleştiren bir firma için çok fazla. Bu şekilde siparişlerimizi yetiştirmeye çalışıyoruz” bilgisini paylaşıyor.


ÜÇ BOYUTLU ŞÖVALYE 

Tamamen kişilerin isteklerine göre tasarımlar yaptıklarını da belirten Küçük, “Üç boyutlu kalemlerimiz de oluyor. Örneğin gümüşten ve bakırdan üç boyutlu şövalyeleri yerleştirdiğimiz kalemler oldu” diyor. El yapımı kalemlerin maliyetine de değinen Küçük, “En uygun olarak 4 -5 bin TL’den tasarım kalem üretimi gerçekleştiriyoruz. Şu ana kadar ürettiğim en pahalı kalemin fiyatı ise 170 bin TL oldu” diyor.