Pandemi, ardından patlak veren jeopolitik güç mücadeleleri, iklim değişikliğinin yıkıcı etkileri ve kritik altyapılara yönelik siber saldırılar, enerji fiyatlarının ve arz güvenliğinin kendiliğinden ve ucuza sağlanan bir lüks olmadığını gösterdi. Enerji artık sadece bir ekonomik meta değil, aynı zamanda ulusal güvenlik ve ekonomik istikrar meselesi haline geldi.
TASARRUF ETKİLİ OLDU
Son yıllarda art arda yaşanan krizler sebebiyle pek çok ülke, enerji krizine karşı mikro düzeyde çözümler geliştirmeye başladı. Rusya-Ukrayna savaşı sebebiyle Rus enerji kaynaklarını kullanamayan AB ülkeleri, acil durum planlarını devreye aldı. Bu kapsamda ilk olarak 1 Ağustos 2022-31 Mart 2023 arasında gaz tüketimini yüzde 15 azaltma hedefi açıklandı. Ayrıca yeni yapılan binalarda yenilenebilir enerji sistemleri zorunlu olurken, mikro çözümler içinde tüm teknoloji marketlerde yenilenebilir enerji kaynakları oluşturuldu. Yüksek enerji harcayan tesislerde ise yenilenebilir enerji sistemleri zoruhlu kılındı.
Alınan bu önlemler sayesinde Almanya başta olmak üzere Avrupa halkı ve sanayisi, daha verimli tüketim ve tasarruf adımlarıyla hedeflerin ötesine geçmeyi başardı. Önlemlerin uygulandığı 1 yılın ardından AB’nin toplam gaz ve enerji talebi yüzde 18 oranında düştü ve yaklaşık 101 milyar metreküp tasarruf sağlandı. Neticede termostatların birkaç derece kısılması, yalıtım yatırımları, enerji tasarruf kampanyaları gibi mikro önlemler sayesinde Avrupa, kışı çok ciddi bir kriz yaşamadan atlatabildi.
ZORAKİ BAŞLANGIÇ
Avrupa’nın mikro enerji hamleleri sadece tasarrufla sınırlı kalmadı, aynı zamanda yenilenebilir enerjiye yöneliş hızlandı. AB’nin Rus fosil yakıtlarını bırakma kararlılığı çerçevesinde REPowerEU planı, temiz enerjiye geçişi ivmelendirdi. Bunun sonucunda kıta genelinde güneş ve rüzgar enerjisi kurulumları rekor kırdı. Güneş panelleri artık sadece dev tarlalarda değil, konutların çatıları, ofis binaları ve depo gibi yapıların üstlerinde adeta mantar gibi çoğalmaya başladı. Pandemi sonrasında hızla yükselen enerji fiyatlarından rahatsız olan Avrupalılar, çareyi kendi elektriğini üretmekte buluyor. Özellikle Almanya, İspanya, İtalya gibi ülkelerde hanelerin çatılarına güneş paneli kuruluyor.
ELEKTRİKLİ ISI POMPASI
Bu arada elektrikli ısı pompası satışı da birçok ülkede rekor düzeye çıktı. Avrupa’da 2022 yılında 3 milyondan fazla ısı pompası satıldı. Bu rakam, bir önceki yıla göre yüzde 40’lık artışa denk geldi. Bütün bu adımlar, merkezi şebekelere dağıtık bir destek sağlarken, Avrupa’nın enerji ithalat faturasını da düşürmeyi başardı.
ARZDA YERLİ ÜRETİMİN ETKİSİ
Türkiye ekonomisinde de cari işlemler açığının önemli bir bölümü enerji ithalatından kaynaklanıyor. Cari işlemlerde enerji kaynaklı açık 2023’te 52.7 milyar dolar, geçen yıl ise 49 milyar dolar olarak hesaplandı. Bu şartlar altında Türkiye’de mikro ölçekli güneş enerjisi yatırımlarında patlama yaşandı. Devlet, çatı tipi güneş panelleri ve küçük ölçekli santraller için çeşitli teşvikler sağladı. Küçük ölçekli güneş, rüzgar santralleri gibi projeler sayesinde haneler ve işletmeler kendi elektriğini üretip tüketebiliyor. Bu şekilde enerji arzı desteklenirken, her kWh yerli üretim, ithal enerji faturasında kayda değer bir düşüş sağlıyor. 2024 yılında Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücü yüzde 73 artışla 11.312 MW’dan 19.618 MW seviyesine ulaştı. Bu sıçramanın yüzde 92.5’i mikro güneş santrallerinden, yani evlerin, fabrikaların çatısına kurulan küçük ölçekli panellerden geldi.
KÜÇÜK ÖLÇEKLİ ÜRETİM DE ÖNEMLİ
MÜSİAD Enerji Sektör Kurulu Başkanı Bülent Şen, enerji arz güvenliğinin yalnızca makro politikalarla değil, mikro düzeyde alınacak önlemlerle de güçlendirilebileceğini ifade etti. Şen, “Yenilenebilir enerjiyi sadece büyük projelerle değil, mikro ölçekli uygulamalarla da yaygınlaştırmalıyız. Çatılara kurulan güneş panelleri, küçük ölçekli rüzgar türbinleri ve enerji verimliliğine yönelik bireysel yatırımlar cari açığı doğrudan düşürmeye aracı” diye konuştu.
Ulusal enerji verimliliği seferberliğine de işaret eden Şen, “Enerjide çeşitlilik ve uzun vadeli yatırımlar elbette önemli. Ancak hanelerde, işletmelerde, sanayide alınacak mikro önlemler toplamda milyarlarca dolarlık ithalatı azaltma potansiyeline sahip. Bu yönüyle mikro tedbirler, makro hedeflere giden en güçlü basamaktır” dedi.
Türkiye’nin elektrik kurulu gücünün 2002’de 32 bin MW’den 2025 Haziran itibarıyla 120 bin MW’ye çıktığını hatırlatan Şen, “Bu ilerlemeye rağmen birincil enerji kaynaklarında yüzde 68 dışa bağımlıyız. Mikro düzeyde enerji üretim ve verimlilik projeleriyle bu tabloyu lehimize çevirebiliriz” dedi.
FATURALARIN 5 YILLIK TABLOSU
AB bölgesindeki en gelişmiş ülke olan Almanya’da 4 kişilik bir aile 2020’de 80 ila 100 Euro’luk doğalgaz faturası öderken, Rusya’dan gaz alımının kesilmesiyle birlikte fatura tutarı iki katına çıktı. Bavyera Bölgesi’nde doğalgaz faturalarının 5 yıllık değişimini sizler için araştırdık:
2020: Almanya’da hane ve işyerleri için doğalgazın ortalama maliyeti kilovatsaat başına 5.80 Euro’ydu.
2021: Sadece haneler için doğalgazın ortalama fiyatı kilovatsaat başına 6.41 Euro’ydu.
2022: Doğalgaz fiyatı keskin biçimde yükselerek, metrekare başına ortalama maliyet 11.90 Euro oldu.
2023: Kilovatsaat başına ortalama 12.26 Euro olan doğalgaz fiyatlarında ilk defa indirime gidildi.
2024: Metrekare bedeli 10.91 Euro’ya düştü.
2025: Kilovatsaat başına ortalama 9-10 Euro seviyesinde.