ENERCON’dan Türkiye mesajı: Türk üretimi Alman teknolojisiyle birleşecek

Alman rüzgar türbini üreticisi ENERCON, Türkiye’yi stratejik üretim ve ihracat merkezi olarak konumlandırıyor. Şirket, bu yılın dördüncü çeyreğinde 50 milyon euro yatırımla türbin rotor fabrikası kuracak.

Giriş: 16.05.2026 - 13:22
Güncelleme: 16.05.2026 - 13:22
ENERCON’dan Türkiye mesajı: Türk üretimi Alman teknolojisiyle birleşecek

Alman rüzgar türbini üreticisi ENERCON, Türkiye’deki üretim ve ihracat hedeflerini büyütüyor. Şirketin Operasyondan Sorumlu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Heiko Juritz, Türkiye’nin ENERCON için stratejik bir üretim ve ihracat merkezi haline geldiğini belirtti. Yeni rotor fabrikasında üretilecek ekipmanlar, YEKA RES-2025 projelerinde kullanılacak ve çevre pazarlara ihracat hedefiyle konumlandırılacak.


ENERCON TÜRKİYE’Yİ STRATEJİK ÜRETİM ÜSSÜ OLARAK KONUMLANDIRIYOR

Alman rüzgar türbini üreticisi ENERCON, Türkiye’yi stratejik bir üretim ve ihracat merkezi haline getiriyor.


ENERCON’un Operasyondan Sorumlu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Heiko Juritz, Türkiye’nin şirket için giderek daha önemli bir konuma ulaştığını söyledi.


Juritz, 15. Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi kapsamında yaptığı değerlendirmede, Türkiye’de kurulacak yeni fabrikanın şirketin bölgesel büyüme planlarında kritik rol üstleneceğini belirtti.


50 MİLYON EUROLUK ROTOR FABRİKASI KURULACAK

ENERCON, Türkiye’de bu yılın dördüncü çeyreğinde 50 milyon euro yatırımla türbin rotor fabrikası kuracak.


Heiko Juritz, yeni fabrikada üretilecek teknolojinin Avrupa’daki tesislerde kullanılan “kanıtlanmış en yeni nesil teknoloji” olduğunu ifade etti.


Juritz, ENERCON’un aynı teknolojiyi Portekiz’de de kullandığını belirterek, Türkiye’de üretilecek türbin kanatlarının özellikle büyük ölçekli rüzgar türbinleri için geliştirildiğini söyledi.


YEKA RES-2025 PROJELERİNDE TÜRKİYE’DE ÜRETİLEN EKİPMANLAR KULLANILACAK

ENERCON, kısa süre önce açıklanan YEKA RES-2025 ihalelerinde iki proje kazandı.


Juritz, bu projelerde kullanılacak türbin ekipmanlarının Türkiye’de kurulacak yeni fabrikada üretileceğini açıkladı.


Bu gelişme, Türkiye’deki üretim kapasitesinin yalnızca iç pazar değil, büyük ölçekli yenilenebilir enerji projeleri açısından da önem kazandığını gösterdi.


TÜRKİYE’DE KANITLANMIŞ TEDARİK ZİNCİRİ BULUNUYOR

Heiko Juritz, Türkiye’de daha önce kullanılan ve kendini kanıtlamış bir tedarik zincirinin bulunduğunu söyledi.


Mevcut yapının üzerine yeni nesil malzemelerle yeni tedarikçilerin de eklendiğini belirtti.


Bu yapı, ENERCON’un Türkiye’deki operasyonlarını hızlı şekilde büyütmesi açısından önemli bir avantaj olarak değerlendiriliyor.


TÜRKİYE BÖLGESEL ÜRETİM MERKEZİ HALİNE GELİYOR

ENERCON’un operasyonlarıyla Türkiye’nin bölgesel bir üretim merkezi haline geldiğini belirten Juritz, iç pazar ve ihracat hedeflerine dikkat çekti.


Juritz, “YEKA projeleri, iç pazar talebi ve komşu ülkelere yönelik ihracat hedefleri doğrultusunda Türkiye'deki operasyonlarımızı hızla büyütüyoruz.” dedi.


Şirketin hedefinin yalnızca Türkiye pazarıyla sınırlı olmadığını vurguladı.


ROMANYA, İTALYA, YUNANİSTAN VE BALKANLAR HEDEF PAZARLAR ARASINDA

ENERCON, Türkiye’yi bölgesel bir üretim merkezi haline getirerek çevre pazarlara ihracat yapmayı planlıyor.


Juritz, başta Romanya, İtalya, Yunanistan ve Balkan ülkeleri olmak üzere çevre pazarlara ihracat hedeflendiğini söyledi.


Yeni üretim modeliyle “Türk üretimi ile Alman teknolojisinin birleşimi” gerçekleştirilecek.


YEKA MODELİNDE ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK VURGUSU

Heiko Juritz, rüzgar enerjisi yatırımlarında öngörülebilir piyasa koşullarının önemine dikkat çekti.


Türkiye’nin her yıl yeni YEKA ihaleleri açma planının önemli olduğunu belirten Juritz, yatırımcıların daha çok öngörülebilir bir piyasa istediğini söyledi.


Mevcut YEKA modelinin Avrupa’daki örneklerle kıyaslandığında başarılı bir sistem olarak düşünüldüğünü ifade etti.


REGÜLASYONLARDA İSTİKRAR YATIRIM İÇİN KRİTİK

Juritz, regülasyonların sık değişmesinin yatırımcı açısından risk olarak değerlendirildiğini belirtti.


“Bizim ihtiyacımız olan tek şey, öngörülebilirlik. Talepte, regülasyonlarda ve yatırım ortamında istikrar büyük kapasiteli rüzgar enerjisi yatırımları için kritik önemli.” değerlendirmesinde bulundu.


Bu açıklama, Türkiye’de yenilenebilir enerji yatırımlarının sürdürülebilirliği açısından düzenleyici istikrarın önemini ortaya koydu.


LOJİSTİK ALTYAPI ÖNEM KAZANIYOR

Heiko Juritz, rüzgar türbini kanatlarının büyüyen boyutları nedeniyle liman, vinç ve taşımacılık altyapısının kritik hale geldiğini söyledi.


ENERCON’un mevcut koşullarda Türkiye’de ciddi bir lojistik sorunu görmediğini belirtti.


Buna karşın yeni nesil büyük boyutlu rüzgar türbinleri için altyapı yatırımlarının önemli olduğunu aktardı.


YERLİ ÜRETİM VE ADİL REKABET MESAJI

Juritz, bazı yabancı şirketlerin Türkiye’de üretim ve istihdam yaratmadan yalnızca satış yaptığını belirtti.


Bunun “adil rekabet ortamını bozduğunu” ifade eden Juritz, yerli üretim yapan, istihdam yaratan ve sağlıklı bir üretim ekosistemi hedefleyen şirketlerin destekleyici mekanizmalarla korunmasını önemli bulduklarını söyledi.


Bu değerlendirme, Türkiye’de üretim yapan şirketlerin rekabet koşullarına ilişkin beklentilerini yansıttı.


ENERCON BATARYA DEPOLAMA VE HİBRİT ÇÖZÜMLERİ DEĞERLENDİRİYOR

ENERCON’un Türkiye’deki hedefleri yalnızca rüzgar türbini üretimiyle sınırlı kalmayacak.


Juritz, şirketin Almanya’da başlattığı hibrit enerji ve batarya depolama çözümlerini Türkiye’ye taşımayı değerlendirdiğini söyledi.


Türkiye’nin batarya depolama yatırımları için hedef ülkeler arasında yer aldığını belirten Juritz, “Türkiye'de de hibrit çözümler ve batarya sistemleri için bir varlık oluşturmayı hedefliyoruz.” dedi.


YENİLENEBİLİR ENERJİ STRATEJİK SEKTÖR HALİNE GELDİ

ENERCON Türkiye Genel Müdürü ve Orta Asya, Orta Doğu ve Afrika Bölge Başkanı Arif Günyar da yeni fabrika yatırımına ilişkin değerlendirmede bulundu.


Günyar, 50 milyon euroluk yeni yatırımın, şirketin Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanındaki büyüme potansiyeline ve enerji politikalarındaki kararlılığına duyduğu güveni gösterdiğini söyledi.


Türkiye’de kurulacak fabrikanın hem küresel tedarik zinciri hem de iç pazar için kritik önem taşıdığını vurguladı.


ÜRETİMİN YAKLAŞIK YARISI TÜRKİYE PAZARINA HİZMET EDECEK

Arif Günyar, yeni fabrikanın üretiminin yaklaşık yüzde 50’sinin Türkiye pazarına hizmet edeceğini belirtti.


Günyar, “Bu yatırım kararı alınmışsa demek ki ortam belirli bir olgunluğa ulaşmış durumda, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının yenilenebilir enerji hedeflerini büyütmesi, yatırım kararında etkili oldu.” dedi.


Bu açıklama, Türkiye’nin yenilenebilir enerji hedeflerinin uluslararası yatırım kararlarında etkili olduğunu ortaya koydu.


ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİ VE EKONOMİK BAĞIMSIZLIK VURGUSU

Günyar, yenilenebilir enerjinin yalnızca iklim değişikliğiyle mücadele açısından değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.


Yenilenebilir enerjinin enerji arz güvenliği ve ekonomik bağımsızlık açısından da stratejik bir sektör haline geldiğini belirtti.


ENERCON’un Türkiye yatırımı, bu stratejik dönüşümün üretim, teknoloji, ihracat ve istihdam boyutlarını güçlendirecek adımlardan biri olarak öne çıktı.