Bakan Bolat büyüme rakamlarını yorumladı: Yapısal reform vurgusu

Türkiye ekonomisi, 2025 yılı genelinde sergilediği yüzde 3,6'lık büyüme performansı ile OECD ülkeleri arasında öne çıkarak, toplam milli gelirini 1 trilyon 596 milyar dolar seviyesine çıkardı. Ekonomi yönetiminin verimlilik ve rekabet odaklı bir dönüşüm stratejisi izlediğini ifade eden Bolat, yapısal reformlarla birlikte Türkiye'nin büyüme potansiyelini yükseltmeyi ve kişi başına düşen geliri daha da yukarı çekmeyi hedeflediklerini vurguladı.

Giriş: 02.03.2026 - 14:29
Güncelleme: 02.03.2026 - 14:29
Bakan Bolat büyüme rakamlarını yorumladı: Yapısal reform vurgusu

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri arasında Polonya ile birlikte en hızlı büyüyen ikinci ülke olduğunu belirterek, "Üretimde verimlilik odaklı dönüşüm ve rekabet gücünü artırmaya yönelik yapısal reformlarla birlikte, Türkiye ekonomisinin potansiyel büyüme oranını yukarı taşıyacağız." ifadesini kullandı.


Bolat, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan, 2025 yılına ilişkin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerine ilişkin yazılı açıklama yaptı.


Türkiye ekonomisinin, geçen yıl yüzde 3,6 büyüyerek, Orta Vadeli Program'da (OVP) yer alan yüzde 3,3'lük hedefin üzerinde güçlü bir performans gösterdiğini bildiren Bolat, GSHY'nin geçen yılın dördüncü çeyreğinde yüzde 3,4 arttığını, büyümenin 22 çeyrektir kesintisiz devam ettiğini aktardı.


Bolat, geçen yıl kişi başına düşen milli gelirin de 18 bin 40 dolarla, tüm zamanların en yüksek seviyelerinde gerçekleştiğine dikkati çekerek, "Cari işlemler açığının milli gelire oranı, yüzde 1,6 ile tarihsel ortalamanın altında dengeli seyrini korudu. Yatırım harcamaları 2025'te yüzde 7 artarak, büyümeye 1,8 puan katkı verdi. Böylece yatırımlar, büyümeyi desteklemeyi 5 çeyrektir kesintisiz sürdürdü. 2025 genelinde, katma değer artışı sanayi sektöründe yüzde 2,9 ve hizmetler sektöründe yüzde 3,8 olarak gerçekleşti. Hizmetler büyümeye en fazla katkı veren sektör olurken, inşaat sektöründe büyüme yıllık yüzde 10,8 oldu. Tarım sektöründe katma değer önce don felaketi ve sonra aşırı kuraklık etkisiyle yüzde 8,8 azaldı. Üretimde verimlilik odaklı dönüşüm ve rekabet gücünü artırmaya yönelik yapısal reformlarla birlikte, Türkiye ekonomisinin potansiyel büyüme oranını yukarı taşıyacağız." değerlendirmesinde bulundu.


"EN HIZLI BÜYÜYEN İKİNCİ ÜLKE OLDUK" 
Salgın döneminde dahi büyüme performansını sürdüren Türkiye ekonomisinin 2020'de yüzde 1,7, 2021'de yüzde 11,8, 2023'te yüzde 5 ve 2024'te yüzde 3,3 büyüme kaydettiğini hatırlatan Bolat, büyüme hızının geçen yılın ilk çeyreğinde yüzde 2,5, ikinci çeyreğinde yüzde 4,7, üçüncü çeyreğinde yüzde 3,8 olarak gerçekleştiğini anımsattı. Geçen yıl büyüme hızının yüzde 3,6 olarak kaydedildiğine değinen Bolat, "Bu büyüme hızı ile verisi açıklanan OECD ülkeleri arasında Polonya ile birlikte en hızlı büyüyen ikinci ülke olduk." ifadesini kullandı.


Bolat, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksinin de bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,4 arttığına işaret ederek, 2022'de 925 milyar dolar, 2024'te 1 trilyon 358 milyar dolar olan cari fiyatlarla GSYH'nin 2025'te, 1 trilyon 596 milyar dolara yükselerek rekor kırdığını vurguladı.


Geçen yıl, büyümeye en yüksek katkının özel tüketimden geldiğini ve özel tüketimin büyümeye 2,8 yüzde puan katkı sağladığının altını çizen Bolat, dış dengenin büyümeye katkısının eksi 1,1 yüzde puan, kamu kesimi harcamalarının büyümeye katkısının ise 0,1 yüzde puan olduğunu aktardı. Verilerin, küresel ölçekte zorlu koşulların sürdüğü bir dönemde ekonominin dayanıklılığını teyit ettiğini belirten Bolat, şunları kaydetti:


"Bakanlık olarak yürüttüğümüz faaliyetlerin de katkısıyla, cari işlemler dengesindeki ılımlı görünüm korunmaktadır. Mal ve hizmet ihracatında 2026 yıl sonu hedefi olan 410 milyar doların üzerinde bir performansın yakalanması ve büyüme ivmesinin korunarak, güçlendirilmesi için yürüttüğümüz çalışmaları hız kesmeden sürdüreceğiz."