Altın ve gümüş yükseldi: Emtia piyasasında Hürmüz etkisi

Emtia piyasaları, Hürmüz Boğazı’na ilişkin beklentiler ve ABD-İran ateşkesiyle yön aradı. Altın, gümüş ve diğer değerli metallerde yükseliş görülürken, enerji arzına yönelik belirsizlikler fiyatlamaları sınırladı.

Giriş: 12.04.2026 - 11:47
Güncelleme: 12.04.2026 - 11:47
Altın ve gümüş yükseldi: Emtia piyasasında Hürmüz etkisi

Emtia piyasalarında geçen hafta fiyatlamaların ana eksenini, ABD ile İran arasında sağlanan geçici ateşkes ve Hürmüz Boğazı’ndaki akışın yeniden normale dönüp dönmeyeceğine ilişkin beklentiler oluşturdu. Piyasalarda ilk etapta rahatlama görülse de, enerji arz güvenliğine yönelik risklerin devam etmesi fiyat hareketlerinde temkinli seyri beraberinde getirdi.


DEĞERLİ METALLERDE YÜKSELİŞ

Değerli metallerde ons bazında fiyatlar gümüşte yüzde 4,1, platinde yüzde 2,7, paladyumda yüzde 1 ve altında yüzde 1,6 arttı. Bu yükselişte jeopolitik riskler ve belirsizlikler etkili oldu.


ATEŞKES PİYASALARI NASIL ETKİLEDİ

Beyaz Saray’ın 8 Nisan tarihli açıklamasında, İran’ın ateşkesi ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını kabul ettiği belirtilirken, daha geniş kapsamlı bir barış anlaşması için müzakerelerin sürdüğü ifade edildi.


RİSKLER TAM OLARAK ORTADAN KALKMADI

Piyasalarda oluşan genel algı, ateşkesin ilk şoku hafiflettiği ancak enerji arz güvenliğine ilişkin riskleri tamamen ortadan kaldırmadığı yönünde şekillendi.


HÜRMÜZ BOĞAZI’NIN KRİTİK ROLÜ

Hürmüz Boğazı’nın küresel petrol ticaretinin yanı sıra sıvılaştırılmış doğal gaz ve rafine ürün akışı açısından kritik önemde olması, yatırımcıların süreci temkinli fiyatlamasına neden oldu.


ENERJİ PİYASALARINDA BELİRSİZLİK

Barış görüşmelerine ilişkin iyimserlik artarken, sigorta ve navlun maliyetleri ile fiili geçiş kapasitesine yönelik belirsizlikler enerji piyasalarında aşağı yönlü hareketi sınırladı.


FİYATLAR DENGE ARIYOR

Ateşkes haberi ilk etapta piyasalarda rahatlama sağlasa da, taraflardan gelen çelişkili açıklamalar fiyatların kısa sürede yeniden denge arayışına girmesine yol açtı.


RİSK PRİMİ DEVAM EDİYOR

Enerji altyapısındaki hasarın boyutu, Boğaz geçişlerinin normale dönüş süresi ve üretim kayıplarının telafi edilme sürecine ilişkin soru işaretleri, emtia piyasalarında risk priminin tamamen ortadan kalkmasını engelledi.


KALICI ÇÖZÜM VURGUSU

Analistler, ateşkesin kalıcı bir siyasi çözüme dönüşmesi halinde enerji piyasalarında daha belirgin bir rahatlama görülebileceğini ancak mevcut aşamada bunun için erken olduğunu belirtti.


MERKEZ BANKALARININ MESAJLARI VE MAKROEKONOMİK VERİLER FİYATLAMALARDA ETKİLİ OLDU 

Büyük merkez bankalarından gelen mesajlar ile açıklanan makroekonomik veriler de emtia piyasalarındaki fiyatlamalarda etkili oldu.


ABD Merkez Bankasının (Fed) 8 Nisan'da yayımladığı 17-18 Mart tarihli toplantı tutanakları, enerji kaynaklı fiyat baskılarının enflasyon görünümü açısından risk oluşturmaya devam ettiğini ortaya koydu.


Tutanaklarda, enerji şokunun manşet enflasyondan çekirdek enflasyona geçiş ihtimalinin değerlendirildiği ve bazı üyelerin gerekmesi halinde daha sıkı para politikası seçeneğine açık yaklaştığı görüldü.


Avrupa Merkez Bankası (ECB) cephesinde de enerji arzındaki bozulmanın boyutu ve kalıcılığına bağlı olarak daha sıkı bir politika duruşunun gündeme gelebileceğine yönelik mesajlar öne çıktı.


Çin Merkez Bankasının (PBoC) ise ilave faiz indirimi beklentilerini zayıflatan, zorunlu karşılık gibi likidite araçlarını öne çıkaran bir çerçevede izlendiği görüldü. Bankanın altın alımlarını sürdürmesi de değerli metaller tarafında destekleyici unsurlar arasında yer aldı.


Makroekonomik veri tarafında ABD'de mart ayı enflasyonu yıllık bazda yüzde 3,3 ile beklentilerin altında kalırken aylık bazda yüzde 0,9 arttı. Verinin alt kalemleri, fiyat baskılarında enerji maliyetlerinin etkili olduğunu gösterdi.


ABD'de şubat ayına ilişkin kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi de fiyat baskılarının enerji şoku öncesinde tamamen ortadan kalkmadığına işaret etti. PCE aylık bazda yüzde 0,4, yıllık bazda yüzde 2,8 artarken, çekirdek PCE yıllık yüzde 3 oldu. Tüketim harcamaları da aylık yüzde 0,5 yükseldi.


New York Fed'in tüketici beklentileri anketinde 1 yıl sonrası enflasyon beklentisinin yüzde 3,4'e, benzin fiyatı beklentisinin ise yüzde 9,4'e çıkması, enerji kaynaklı baskıların beklenti kanalı üzerinden de izlendiğini gösterdi.


Çin'de martta Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) yıllık bazda yüzde 0,5 artarak uzun süredir devam eden düşüş eğilimini sonlandırdı.


Bu gelişmelerin ardından ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,34 seviyesini görürken dolar endeksi haftalık bazda yüzde 1,4 gerileyerek 98,6 seviyesine indi.


DEĞERLİ METALLER POZİTİF SEYRETTİ 

Değerli metallerde geçen hafta fiyatlamalarda, ABD-İran hattındaki ateşkes süreci, dolar endeksindeki gerileme ve ABD'de enflasyon görünümüne ilişkin beklentiler etkili oldu. Jeopolitik tansiyondaki görece düşüş güvenli liman talebini zayıflatırken doların değer kaybetmesi ve faiz indirimi beklentilerinin güçlenmesi değerli metallerde yükselişi destekledi


Haftanın başında, jeopolitik gerilimin enerji fiyatlarını artırarak enflasyonu besleyebileceği ve bunun Fed'in faiz indirimlerini geciktirebileceği endişesiyle değerli metaller baskı altında kaldı. Altın, gümüş, platin ve paladyumda satışlar görüldü.


Hafta ortasında ise yön yeniden yukarı döndü. ABD ile İran arasında iki haftalık ateşkes sağlandığına ilişkin haber akışı sonrası petrol fiyatlarının gerilemesiyle azalan enflasyon beklentileri ve dolar endeksinin zayıflaması, değerli metalleri destekledi.


Bu süreçte altınla birlikte gümüş, platin ve paladyumda da sert yükselişler görüldü. Fiyatlamalarda, enerji maliyetlerinin düşmesinin enflasyon baskısını hafifletebileceği ve bunun Fed'in faiz patikasına ilişkin beklentileri yumuşatabileceği düşüncesi etkili oldu.


Haftanın ikinci yarısında ise piyasalar daha temkinli bir görünüme geçti. Ateşkesin kalıcılığına ilişkin soru işaretleri sürerken taraflardan gelen çelişkili mesajlar ve ABD'de açıklanan makroekonomik veriler fiyatlamalar üzerinde etkili oldu.


Çin Merkez Bankasının altın alımlarını sürdürmesi de altın fiyatlarını destekleyen unsurlar arasında yer aldı.


Paladyumda ise Rusya'ya yönelik olası ticari önlemler, arz endişelerini artırarak fiyatlamalar üzerinde etkili oldu.


Bu gelişmelerle birlikte değerli metallerde ons bazında fiyatlar gümüşte yüzde 4,1, platinde yüzde 2,7, paladyumda yüzde 1 ve altında yüzde 1,6 arttı.


BAZ METALLERDE TALEP BEKLENTİSİ VE ARZ GÖRÜNÜMÜ ÖNE ÇIKTI 

Baz metallerde ise fiyatlamalarda, arz görünümüne ilişkin gelişmeler ile enerji maliyetlerinin seyri etkili oldu.


ABD ile İran arasındaki ateşkes sürecine ilişkin haber akışıyla enflasyon görünümündeki iyileşme, talep beklentilerini destekleyerek fiyatlar üzerinde yukarı yönlü etki yarattı.


Analistler, bakır piyasasında Panama'daki kapalı Cobre Panama madeninde stoklanmış cevherin işlenmesine izin verilmesinin arz tarafında ek hacim beklentisini güçlendirdiğini belirtti.


Buna karşın Çin'in rafine bakır ithalatındaki zayıf seyir ve yüksek stok seviyeleri, talep görünümünü baskılayarak fiyatlardaki yükselişi sınırladı.


Nikel piyasasında ise çevresel ve sosyal risklerin yanı sıra üretim tarafındaki belirsizlikler izlendi.


Analistler, nikel madenciliğinde ormansızlaşma ve insan hakları kaynaklı risklere karşı yatırımcı baskısının arttığını, bunun özellikle Endonezya ve Filipinler merkezli arz zincirinde maliyetleri yükseltebileceğini kaydetti.


Bu gelişmelerle baz metallerde tezgah üstü piyasada libre bazında fiyatlar, bakırda yüzde 3,1, çinkoda yüzde 2, alüminyumda yüzde 1,3 ve nikelde yüzde 1 artarken, kurşunda yüzde 1,1 düşüş görüldü.


ENERJİ GRUBUNDA HÜRMÜZ BOĞAZI ETKİSİ İZLENDİ 

Enerji piyasalarında da ABD-İran hattındaki ateşkes süreci, Hürmüz Boğazı'ndaki akışın ne ölçüde normale döneceğine ilişkin haber akışı ve arz güvenliğine dair endişelerle dalgalı bir seyir izlendi.


Haftanın ilk günlerinde savaş kaynaklı arz riski petrol ve doğal gaz fiyatlarını desteklerken, hafta ortasında ateşkes haberleriyle vadeli piyasalarda geri çekilme görülse de fiziki piyasalarda arz sıkışıklığının sürmesi düşüşü sınırladı.


Analistler, petrol piyasasında yatırımcıların odağında, ateşkes sonrası oluşan beklentiler ile sahadaki fiili sevkiyat kapasitesi arasındaki farkın bulunduğunu belirtti.


OPEC+ mayıs ayı için üretimi artırma kararı alsa da boğaz trafiğindeki aksaklıklar bu artışın piyasaya kısa sürede tam yansımasını engelledi.


ABD'nin Stratejik Petrol Rezervi'nden piyasaya 8,48 milyon varil ham petrol ödünç vermesi de arzı desteklemeye yönelik adımlar arasında yer aldı.


Bununla birlikte, haftalık bazda Brent petrolün varil fiyatı yüzde 13,7, doğal gazın İngiliz termal birimi (MMBtu) cinsinden fiyatı da yüzde 5,4 geriledi.


TARIM EMTİALARINDA JEOPOLİTİK RİSKLERİN YANSIMALARI ETKİLİ OLDU 

Tarım emtia piyasalarında ise fiyatlamaların ana eksenini, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerin enerji ve gübre maliyetleri üzerinden tarımsal ürünlere yansıması ile ABD Tarım Bakanlığının (USDA) raporları oluşturdu.


Soya fasulyesinde, Çin'in hayvan yeminde soya küspesi kullanımını azaltmaya dönük adımları talep görünümünü baskılayan unsur olarak öne çıktı.


USDA'nın nisan ayı Küresel Tarımsal Arz ve Talep Tahminleri raporunda (WASDE) 2025-2026 sezonu için soya tahmini 2,575 milyar kileden 2,610 milyar kileye çıkarken ihracat tahmini 1,575 milyar kileden 1,540 milyar kileye indi.


Bu gelişmelerle birlikte Chicago Ticaret Borsası'nda kile başına fiyatlar soya fasulyesinde yüzde 1 artarken, pirinçte yüzde 3,9, buğdayda yüzde 4,7 ve mısırda yüzde 2,5 geriledi.


ABD'de Intercontinental Exchange'te libre bazında fiyatlar pamukta yüzde 6,3 ve kahvede yüzde 0,3 artarken, şekerde yüzde 7,3 düşüş görüldü. Kakaonun ton başına fiyatı da haftayı yüzde 2,5 yükselişle tamamladı.