Almanya ekonomisine güven arttı! ZEW endeksi beklentileri aştı
Almanya'da kurumsal yatırımcı ve analistlerin ekonomiye ilişkin güveni ağustosta yükselişini sürdürdü. ZEW Ekonomik Güven Endeksi 7,9 puan artışla 34,2'ye çıkarak piyasa beklentilerini aşarken, otomotiv başta olmak üzere birçok sektörde ekonomik beklentiler güçlendi.

Almanya'da kurumsal yatırımcı ve analistlerin ekonomiye güveni ağustosta artışını sürdürdü. Almanya merkezli Avrupa Ekonomik Araştırmalar Merkezi (ZEW), kurumsal yatırımcı ve analistlerin gelecek 6 aya ilişkin beklentilerini ölçen ZEW Ekonomik Güven Endeksi'nin ağustos ayı sonuçlarını açıkladı.
Buna göre, temmuzda 26,3 puan olan endeks, ağustosta 7,9 puan artarak 34,2 puana yükseldi.
Mevcut Durum Endeksi de ağustosta geçen aya göre 16,5 puan iyileşerek eksi 61,1 puana çıktı.
Ağustosta bütün sektörlerin ekonomik beklentilerinde iyileşme kaydedildi. Özellikle otomotiv sektörüne ilişkin beklentiler 22,2 puan arttı.
HANGİ SEKTÖRLERDE NE OLDU?
Kimya ve ilaç sektörlerinin yanı sıra makine ve metal sektörlerinde de beklentiler güçlü artış gösterdi.
Özel tüketime ilişkin beklentiler 9 puan artarak eksi 6,2 puana, inşaat sektörüne yönelik beklentiler de 1,4 puan yükselişle 2,1 puana çıktı.
GÜVEN ENDEKSİ ARTTI
ZEW’in Euro Bölgesi'ne yönelik ekonomik güvenini yansıtan endeks de ağustosta geçen aya göre 8 puan artarak 31,4 puana yükseldi.
Euro Bölgesi’nde mevcut ekonomik duruma yönelik değerlendirme ise 16,2 puan iyileşmesine rağmen eksi 21,5 puanla negatif bölgede kaldı.
ZEW'DEN AÇIKLAMA GELDİ
Piyasa beklentileri ZEW Ekonomik Güven Endeksi’nin Almanya'da 30,1, Euro Bölgesi'nde 25,9 seviyesinde olması yönündeydi. Açıklanan verilerin beklentileri aşması dikkati çekti.
ZEW Başkanı Prof. Dr. Achim Wambach, verilere ilişkin değerlendirmesinde, ekonomik beklentilerdeki olumlu eğilimin ağustosta daha da güçlendiğini belirtti.
Artışın şirketlerin güçlü çeyrek dönem sonuçları ile son dönemde ihracatın yüksek seviyelerde seyretmesinden kaynaklandığına işaret eden Wambach, Ren Nehri'ndeki su seviyelerinin rekor düşük düzeylere gerilemesinin ekonomik faaliyet açısından risk oluşturduğunu kaydetti.
