Cuma16 Ekim 202611:28İSTPİYASAAÇIK

Afet bölgelerinde  görevli drone için  anlık navigasyon sistemi

MIT araştırmacıları, drone’ların bilinmeyen ortamlarda hareketli engellerden kaçınmasını sağlayan SANDO navigasyon yöntemini geliştirdi. Sistem, simülasyonların yanı sıra gerçekleştirilen 12 gerçek uçuşta da hareketli engellerden kaçınmayı başardı.

Yayınlanma

Güncellenme

Paylaş
Afet bölgelerinde  görevli drone için  anlık navigasyon sistemi

MIT, SANDO adını verdiği yeni navigasyon yöntemi ile afet müdahale drone’lerin tehlikeli ve bilinmeyen ortamlarda uçmasını sağlayacak.  Her şeyin yerle bir olduğu afet bölgelerinde haritalar kullanılamaz hale gelir, bir drone için önceden planlanmış rotayı takip etmek imkansızlaşır. MIT’nin geliştirdiği yeni navigasyon sistemi SANDO, böyle  bir ortamda güvenli bir uçuş  koridoru oluşturmaya odaklanıyor. 

Drone’nun haritasız, rotasız çarpışmalardan kaçınmasını sağlarken matematiksel bir çarpışma önleme sistemi ile bilinmeyen ortamlarda rotalar planlıyor.  Navigasyon sistemleri bir drone’nun kameralarını ve sensörlerini kullanarak varış noktasına gideceği bir rota belirler. MIT araştırmacıları, hali hazırda kullanılan birçok sistemin yalnızca sabit engeller ve bilinen riskler için resmi güvenlik garantisi sunduğuna dikkat çekiyor. Bir kısım sistem ise herhangi bir çarpışmanın gerçekleşmeyeceğini matematiksel olarak garanti  etmeksizin hareketli nesnelerden bütünüyle kaçınıyor.

12 UÇUŞ BAŞARILI

SANDO ise tek bir tahmine güvenmiyor, tüm olasılıklar etrafında planlama yapıyor. Sistem, hareketli engelleri tespit ediyor, hızla gruplandırıp izliyor, ardından her birinin belirli bir süre içinde ne kadar değişim gösterebileceğine dair olasılıklar içeren sanal bir küreyle çevreliyor. Planlayıcı ne kadar uzun süreli öngörüde bulunursa söz konusu küre o kadar genişliyor.  SANDO, ihtimallerle sürekli genişleyen tampon bölgelerin etrafında engelsiz bölgelerden oluşan birbirine bağlı bir güvenlik koridoru oluşturuyor. Koridor zamanla değişiyor; çünkü SANDO drone’nun yoluna girebilecek yeni tehlikeleri sürekli hesaplıyor ve böylece geleceğe yönelik güvenliği garanti edebiliyor.

SANDO simülasyonlarda ve şu ana kadar yaptığı 12 gerçek uçuşta önüne çıkan her hareketli engelden kaçmayı başardı. Belirlediği güvenlik koridoru içinde en hızlı yörüngeyi  hesaplayarak hem bu koridoru hem de uçuş rotasını sürekli güncelledi. Elde edilen sonuçlar buluşun yaklaşımını desteklese de 12 başarılı uçuş her tür afete hazır olunduğu anlamına  gelmiyor. Çünkü buradaki matematiksel garanti engel hızı sınırının doğru olmasına bağlı. Bu sınırdan daha  hızlı hareket eden bir nesne güvenlik hattının dışında kalıyor. Yani daha yapılacak çok iş var.