ABD’nin Intel ortaklığı başlangıç mı? Yatırımcılar endişeli

ABD’nin Intel’de yaklaşık yüzde 10’luk hisse satın alması, özel sektöre devlet müdahalesi tartışmalarını alevlendirdi. Yatırımcılar bu adımın tek seferlik mi, yoksa devlet kapitalizmine geçişin başlangıcı mı olduğunu sorguluyor.

Giriş: 29.08.2025 - 14:44
Güncelleme: 29.08.2025 - 14:44
ABD’nin Intel ortaklığı başlangıç mı? Yatırımcılar endişeli

Beyaz Saray, Intel’in CHIPS Yasası kapsamında 11.1 milyar dolar fon alacağını ve karşılığında Ticaret Bakanlığı’na yüzde 9.9 hisse devredeceğini açıkladı. Anlaşmaya göre bakanlık, yönetim kurulunda yer almayacak ancak Intel’in yönetim önerilerini desteklemek zorunda kalacak.


Bu hamle, Başkan Donald Trump’ın Intel CEO’su Lip-Bu Tan’ı kamuoyu önünde eleştirmesi ve istifasını istemesinin ardından geldi. Trump, Tan’ın görevini sürdürebilmesi için bu şartların kabul edildiğini iddia etti.


HİSSEDARLARDAN KAYGI

Yatırımcılar, anlaşmanın bağımsızlık ve mülkiyet açısından kötü bir emsal oluşturabileceğini düşünüyor.

Kaliforniya merkezli yatırımcı James McRitchie, kararın başkanlık baskısıyla ilişkilendirildiğini söyleyerek olumsuz örnek teşkil ettiğini belirtti. Nia Impact Capital’den Kristin Hull ise hükümetin rolünün Intel’in bağımsızlığına zarar verebileceğini ifade etti.

ABD’nin Intel ortaklığı başlangıç mı? Yatırımcılar endişeli


Kurumsal yatırımcılar da benzer kaygılar dile getirdi. Kurumsal Yatırımcılar Konseyi’nden Robert McCormick, ulusal çıkarlarla kurumsal strateji arasında çatışma doğabileceğini vurguladı. American Century Investments’tan Rich Weiss ise federal hisselerin yaygınlaşması halinde içeriden bilgi ticaretine karşı yeni kuralların zorunlu olacağını söyledi.


İNTEL RİSKLERİ KABUL ETTİ

Intel, menkul kıymetler dosyasında devlet sahipliğinin mevcut hisseleri zayıflatacağını, oy gücünü azaltacağını ve gelecekteki hibelerden yararlanma hakkını sınırlayabileceğini bildirdi. Ayrıca uluslararası ortakların bu adımı yabancı devlet müdahalesi olarak görebileceğini ve yeni sübvansiyon kısıtlamaları getirebileceğini belirtti.


Şirket, ‘Tüm olası sonuçları öngörmek zor’ ifadesiyle risklerin belirsizliğine dikkat çekti.


FİNANSAL ETKİLER VE POLİTİKA TARTIŞMASI

Fitch Ratings, anlaşmanın likidite sağladığını ancak Intel’in kredi notunu veya zayıf ürün talebini değiştirmediğini açıkladı. Ticaret Bakanı Howard Lutnick ise kararı savunarak, CHIPS hibelerinin ‘bedava verilmesi’ yerine bu yöntemle düzeltildiğini belirtti.


Lutnick, hükümetin savunma sanayi şirketlerinde de benzer adımlar atabileceğini söyledi.


KÜRESEL ÖRNEKLER

ABD’de nadir görülen bu durum, aslında Avrupa ve Asya’da yaygın. Almanya’nın Volkswagen’deki hissesi, Japonya, Güney Kore ve Tayvan’ın yarı iletken sektörlerindeki doğrudan devlet müdahaleleri örnek olarak gösteriliyor. UBS’den Richard Hardegree, ABD’nin bu hamlesinin küresel ölçekte istisna olmadığını ifade etti.

ABD’nin Intel ortaklığı başlangıç mı? Yatırımcılar endişeli


Buna karşın analistler, geniş çaplı devlet mülkiyetinin ABD’yi devlet kapitalizmine sürükleyebileceği konusunda uyarıyor. Bazı yatırımcılar, Intel’in hissedar aktivizminden korunabileceğini kabul etse de, özel sermaye piyasalarının rolünün zayıflayabileceğini dile getiriyor.