
KENTSEL DÖNÜŞÜM SOSYAL BİR PROJEDİR
Mükremin Tekin-Konut İnşaatı: Kentsel dönüşümde en iyi unsur devletin yardımıdır. Vatandaşın da bu sürece katkısı çok önemli. Devletimizin sunduğu 3 milyon TL kredi hem güven sağlıyor hem süreci ilerletiyor. Bu sadece bir kredi değil, aynı zamanda vatandaşın dönüşüm kararını kolaylaştıran güçlü bir güven mekanizması. Düşük maliyetli kredi, piyasa şartlarına göre çok önemli avantajlar sağlıyor. Bu durum sadece bina dönüşümü değil, sosyal bir destek mekanizmasını da içeriyor. Bunların sahada daha hızlı ilerlemesi için bürokratik engellerin kaldırılması en kritik aşama.

ŞAP HASTALIĞI SEKTÖRÜ ETKİLİYOR
Mustafa Düz-Hayvansal Gıda Ürünleri: Son aylarda ülkemizde şap hastalığı nedeniyle hayvan ölümleri arttı. Süt ürünlerinde fiyat artışı oldu, talep arttı, üretim yetersiz kaldı. Öte yandan, artan petrol fiyatları nedeniyle lojistik ve ambalaj maliyetleri ciddi ölçüde yükseldi. Ayrıca finansmana erişimde yaşanan zorluklar piyasa dengesini bozdu. Spotta ulaşılan ürünlerde artış gözlemliyoruz. Endişe verici konulardan biri ise gıdada artan tağşişli ürünler. Pandemi sonrası piyasaya önemli destekler sağlandı. Bu süreçte de benzer destekler hayat geçirilmeli.

İŞ GÜVENLİĞİ KÜLTÜRÜ OLUŞMALI
Halil Zahit Bingöl-İşletme Destek Hizmetleri: Masada oturduğumuzda finansal rakamlar, ihracat endeksleri çok mühim. Ancak hiçbir kâr marjı, bir çalışanımızın akşam ailesine sağ salim kavuşması üzerindeki değerini ödeyemez. İş ve sanayi kaza sayılarında AB ortalamasının üzerindeyiz. İş kazalarından gelen sağlık harcamaları, SGK ödemeleri, üretim aksaması, işgücü kaybı, itibar hasarı ve tazminat cezaları çok büyük. Koruma anlayışımız; 'önleme-koruma-etki' üçlü sacayağı üzerinden kurgulanmalı.

KURAKÇIL PEYZAJ YANLIŞ YORUMLANIYOR
Kadir Gümüş-Peyzaj ve Çiçekçilik: Küresel ısınmayla su yönetimi ve kurakçıl peyzaj, dünya genelinde kritik bir mesele haline geldi. Kurakçıl peyzaj; yeşil alanları taş, çakıl ve kumla doldurmak değildir. Doğru yaklaşım; bölgenin iklimine, kuraklığa ve tuzluluğa dayanıklı bitki türleriyle yeşil dokuyu korumak. Ancak kamu projelerinde yerli piyasada yeterince bulunmayan çok büyük ebatlı ağaçların talep edilmesi, maliyeti 2-3 kat artıran ithalata neden oluyor. Bunun yerine yerli üretimde bulunan 20-35 cm aralığındaki kaliteli ağaçlara öncelik verilmeli.
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK NASIL SÜRDÜRÜLECEK?
Mustafa Nazik-İç Giyim ve Aksesuarları: Zor dönemlerde önemli tavizler versek de üretimden vazgeçmedik, çalışanlarımızı ve fabrikalarımızı ayakta tuttuk. Ancak tablo, önceki krizlere göre dayanma gücümüzün sınırlarını aşmaya başladı. Devlet desteğinden önce birbirimizin desteğiyle hareket etmeliyiz, organize olmalıyız. Satın almanın gücünü devreye sokmalıyız. Bankalardan POS cihazlarının faizsiz verilmesi, günlük EFT ücretlerinin kaldırılması, akaryakıtta toplu indirimler sağlanması, sigorta firmalarının rekabete açılması, kargo, avukatlık ve GSM maliyetlerinde indirim elde edilmesi mümkün.
YAPAY ZEKAYI İŞLERİMİZE ENTEGRE ETMELİYİZ
Abdülkerim Ayanoğlu-İşletme Destek Hizmetleri: İşletmeler bana sık sık “Yapay zeka bizi batıracak mı?” diye soruyor. Ben de şunu söylüyorum: “Yapay zeka bizi batırmaz; ancak kullanmazsak bizi geride bırakır.” Özellikle aile şirketlerinde kurum hafızasının sonraki nesillere aktarılamaması büyük bir sorun. Yapay zeka burada önemli bir fırsat sunabilir. Eğitim, Ar-Ge gibi süreçlerde yapay zekadan yararlanmazsak, rakiplerimiz yeni ürün ve hizmetleri pazara daha hızlı sunar. Yapay zeka entegrasyonu kolay görünse de özellikle KVKK açısından ciddi maliyet. Bu nedenle Türkiye içinde kullanılacak sistemlerin devlet kontrolünde olması ve yapay zekayı iş süreçlerine dahil edecek firmalara teşvik verilmesi önemli.

TAREKS VE TSE İÇİN DÜZENLEME
Nizamettin Ağar–Gümrük Müşavirliği: 2026 yılında TAREKS ve TSE uygulamalarında bazı düzenlemeler yapıldı, ancak buna rağmen sahadaki sorunlar devam ediyor. Bu konuda çeşitli yazışmalar yaptık fakat henüz bir sonuç alamadık. Biz istiyoruz ki, TAREKS ve TSE uygulamalarının tüm yönleriyle ele alınacağı, ilgili yetkililerin de katılacağı kapsamlı bir toplantı düzenlensin. Gümrük süreçlerine dair sorunların doğrudan muhataplarıyla konuşulacağı, çözüm odaklı bir toplantı oluşturulmasını talep ediyoruz.
ÖTV MUAFİYETİ TALEP EDİYORUZ
Murat Tekin–Eğitim: Eğitim araçlarına yedek fren ve debriyaj sistemi taktırıyoruz. Bu uygulama her araçta ciddi bir maliyet oluşturuyor ve yaklaşık 50 bin liralık ek yük getiriyor. Türkiye genelinde 4 bin 700’ü aşkın sürücü kursu var. Bu nedenle sürücü kurslarına araç alırken ÖTV muafiyeti sağlanmasını istiyoruz. Çünkü bu araçlar özel amaçla kullanılmıyor, doğrudan eğitim hizmeti için kullanılıyor. Ayrıca birçok sektör KOSGEB desteklerinden ve avantajlı kredilerden yararlanabilirken biz bu imkanların dışında kalıyoruz.

SUT İÇİN DÜZENLİ ARTIŞ
Özcan Özer–İlaç ve Tıbbi Cihaz: Sağlık sektörü yalnızca bir ticaret alanı değil, doğrudan insana dokunan ve sorumluluğu son derece yüksek bir alan. Tıbbi ürünlerde internet satışı yasak olan bazı ürünlerin halen internet üzerinden satıldığını görüyoruz. Bu durum hem kurallara uyan firmaları haksızlığa uğratıyor hem de hastaların sağlığını tehdit ediyor. Diğer yandan SUT uygulamalarındaki fiyatlar artık günümüz piyasa koşullarıyla örtüşmüyor. Bu nedenle SUT fiyatlarının güncel piyasa şartlarına göre yeniden düzenlenmesi gerekiyor.

KENTSEL DÖNÜŞÜM AVANTAJI
Hızır Onur Yavuz-İnşaat Taahhüt: Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında bakanlığımız, mülkiyet sahiplerine ve kiracılara yönelik çeşitli finansal destekler sunuyor. Bunun yanı sıra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın öncülüğünde, İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi hayata geçirildi. Bu projede faiz oranları aylık yüzde 0.69. Vade seçenekleri ise 10 yıla kadar uzuyor. Bu sayede inşaatın her aşaması kontrol altında tutuluyor ve projenin tamamlanması garanti ediliyor.

RİSK YÖNETİMİ ÖNCEDEN YAPILMALI
Abdullah Mithat Bekan-Sigortacılık: Risk yönetimi dendiğinde genellikle sadece sigorta veya finansal enstrümanlar akla geliyor. Oysa risk yönetimi, rotadan çıkmadan hedefe ulaşmayı sağlayan stratejik bir yönetim kültürüdür. Risk yönetimi, kazadan sonra değil, kaza olmadan önce kaza ihtimalini öngörüp, buna yönelik tedbirleri önceden almaktır. Yapay zeka, nesnelerin interneti, iklim değişikliği ve siber güvenlik gibi kavramlar, iş yapış modellerimizi kökten değiştiriyor. Dünyada da birçok şirket bu yeni nesil risklerle karşı karşıya. Amaç; sadece riskten kaçmak değil, riski doğru yöneterek fırsata dönüştürebilmektir. Hatadan sonra öğrenme, ne yazık ki en ağır bedellerin ödendiği öğrenmedir.

GÜÇLÜ SİGORTA SİSTEMİNE İHTİYAÇ VAR
Berrin Dinç-Sigortacılık: Ülkelerin gelişmişlik indekslerinin en önemli göstergelerinden biri sigorta sektörünün büyüklüğüdür. Mali varlıklarımızı sigortalamamız gerekiyor. Karşı karşıya kaldığımız bu dönemde etkin risk yönetimi için güçlü bir sigorta sistemine ihtiyaç var. Sigorta fuarımız haziran ayında gerçekleşecek. Sigorta fuarına hepinizi davet ediyorum.

ÇOKLU KRİZ ÇAĞI
Raşit Avcı-İşletme Destek Hizmetleri: İklim değişikliği, kuraklık, üretim, ekonomi, şehirleşme ve toplumsal dengeler birbirinden ayrı düşünülemiyor. Türkiye, bu çoklu krizin tam merkezinde. Son yıllarda yaşanan kuraklık, azalan yağışlar ve düşen baraj seviyeleri açıkça gösteriyor ki Türkiye artık su zengini bir ülke değil. Bu nedenle mesele artık sadece yeni kaynak bulmak değil, mevcut kaynakları verimli kullanmaktır. Sanayicimizin suyu yalnızca bir tüketim kalemi değil, defalarca kullanılabilecek stratejik bir kaynak olarak görmesi gerekiyor.

JEOPOLİTİK RİSKLER ARTIYOR
Hüseyin Sarpkaya-İlaç ve Tıbbi Cihaz: Özellikle Hürmüz Boğazı gibi kritik geçiş noktalarında yaşanan gerilimler tıbbi cihaz tedarik zinciri üzerinde büyük baskı oluşturuyor. Navlun maliyetleri öngörülemez seviyelere çıktı. Petrol türevi hammaddelerde artış ve rotalardaki aksaklıklar arz krizini görünür hale getirdi. Kamu stok süresinin 60 günle sınırlandırılması büyük kırılganlık yaratıyor. Bu sürenin geçici olarak 180 güne çıkarılması, sabit fiyatlı sözleşmelerin değişen navlun endekslerine göre güncellenmesi ve ek navlun maliyetlerinin sözleşmelere yansıtılması gerekir.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE KARŞI HAZIRLANIYORUZ
Murat Çelik-Peyzaj ve Çiçekçilik: İklim değişikliği; kent planlamasından bitkisel üretime, peyzaj uygulamalarından su yönetimine kadar birçok alanı doğrudan etkiliyor. Artan sıcaklıklar, su kaynakları üzerindeki baskı ve kuraklık riski; özellikle peyzaj ve süs bitkilerinde yeni üretim yaklaşımlarını zorunlu kılıyor. Peyzaj ve süs bitkileri sektörü bu dönüşümden doğrudan etkilenecek alanların başında. Su tüketimi yüksek peyzaj uygulamaları giderek daha fazla tartışılırken; kuraklığa dayanıklı, yerel ve adaptasyonu yüksek bitki türleriyle düşük su tüketimli peyzaj yaklaşımları öne çıkıyor. Bu durum, üreticiler ve firmalar açısından yeni stratejiler geliştirilmesini zorunlu kılıyor.

YAPAY ZEKANIN ETKİSİNİ ARAŞTIRDIK
Oktay Uludağ–Bilgi, İletişim ve Medya: Üniversitemizle yapay zeka alanında kapsamlı bir araştırma gerçekleştirdik. Medya ve iletişim sektöründe 13 alt sektörden temsilcinin katıldığı ankette, yapay zeka kullanım düzeyinin orta seviyede olduğu ortaya çıktı. “Yapay zekaya yatırım yapar mısınız?” sorusuna verilen cevapların ise neredeyse yarı yarıya dağıldığını gördük. Bu tablo bize, dünyadaki belirsizliklerin ve kurumların önceliklerinin karar süreçlerinde belirleyici olduğunu gösteriyor.

AVUKAT İSTEĞE GÖRE OLMALI
Gülifer Kas-Gayrimenkul Hizmetleri: 30 milyon TL üzerindeki gayrimenkul satışlarında avukat bulundurma zorunluluğu getirilmesi yönündeki gündem, sektörümüz açısından yeni bir maliyet kalemi. Oysa, teknolojiye uyum sağlayan, dijital dönüşümü benimseyen ve işlemleri hızla sonuçlandıran bir sektörüz. Mevcut sistemde vatandaş memnuniyetinin yüzde 96 seviyesinde olması da bunun en açık göstergesi. Bu sisteme avukat, noter ve benzeri yeni zorunlu aşamalar eklenmesi, süreci kolaylaştırmayacak; aksine bürokrasiyi artıracak.

SİGORTACILIĞIN ÖNEMİ GEÇ ANLAŞILIYOR
Sonnur Polat-Sigortacılık: Risk artık hayatımızın ve ekonomimizin değişmeyen bir gerçeği haline geldi. Depremler ve yangınlar, sigorta sektörünün ne kadar hayati bir öneme sahip olduğunu bir kez daha açık biçimde ortaya koydu. Özellikle 6 Şubat depremlerinde gördük ki sigorta sistemi, ekonominin yeniden ayağa kalkma sürecine çok önemli bir destek. Sigorta sayesinde üretim daha hızlı toparlandı. Sigortanın toplumda hak ettiği yere kavuşması için bu alanı daha güçlü anlatmalı, farkındalığı artırmalıyız.

TÜRKİYE BÖLGESEL MERKEZ OLABİLİR
Gurbet Altay-Sağlık Hizmetleri: Tıp turizmi, termal turizm ve özellikle gelişmiş ülkelerde çok popüler olan ‘3. yaş turizmi’, yani yaşlı ve engelli bakımı turizmi, sağlık turizminin önemli başlıklarından biri. Ülkemiz, sahip olduğu coğrafi konum ve nitelikli sağlık personeli sayesinde bu üç ana başlıkta da dünyada bir cazibe merkezi haline geldi. Türkiye, şu an dünyada ilk 10 içerisinde. Hedefimiz, 2028 ve 2030 yıllarında 20 milyar dolarlık sağlık turizmi hacmine ulaşmak.

YERLİ YAPAY ZEKA DESTEKLENMELİ
Bekir Sami Nalbantoğlu-Bilgi Teknolojileri: Yapay zeka için Başkanımızın söylediği çok önemli bir cümle vardı. “Ya kendinizi dönüştürecek ya da başkasının dönüştüreceği varlıklar haline geleceksiniz.” Bu, yapay zekanın dönüştürücü etkisi açısından çok önemli. Risklerin öngörülemediği bir ortamda bu dönüşümün anahtar kelimesi. Ekonomistler ikaz ediyor, 2026 kolay olmayacak. Veri her zaman değerliydi hiçbir zaman bu kadar erişilebilir olmadı. Bilmek değil nasıl yorumladığınız önemli. Süreci yapay zekaya bırakmak farklılık üretme şansını ortadan kaldıracak. Türkiye olarak yapay zekâ altyapısı geliştirme konusunda istediğimiz seviyede değiliz. Yapay zeka altyapılarının geliştirilmesi ekonomi açısından çok önemli. Kaynağı yurt dışında olan bir hizmetin sunacağı fayda kısıtlı olacaktır. Küçük bir ambargo bile bunun için yeterli olacaktır.