157 tarım ürünü incelendi: 53 ürün iklim açısından yüksek risk grubunda
Türkiye’nin 2004-2024 dönemindeki tarımsal üretimini inceleyen araştırmada 157 ürünün 53’ü iklim değişikliği açısından yüksek risk grubunda yer aldı. Arpa, karpuz ve mısır en yüksek riskli ürünler olarak öne çıktı.

Türkiye tarımının iklim değişikliğine karşı kırılganlığını inceleyen yeni araştırma, 21 yıllık üretim ve meteoroloji verilerini analiz etti. Çalışmada 157 tarım ürünü için risk skoru oluşturulurken, maksimum sıcaklık modelde yüzde 60,42 ile en belirleyici iklim değişkeni oldu. Araştırmacılar sonuçların kesin üretim kaybı tahmini değil, bir risk haritası olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
TÜRKİYE TARIMININ İKLİM RİSK HARİTASI ÇIKARILDI
Türkiye’nin tarımsal üretimini 2004-2024 döneminde inceleyen yeni bir araştırma, ülke tarımının iklim değişikliğine karşı risk dağılımını ortaya koydu.
Araştırmaya göre analiz edilen 157 ürünün 53’ü yüksek, 52’si orta, 52’si ise düşük risk grubunda yer aldı.
En yüksek riskli ürünler arasında arpa, karpuz ve mısır öne çıktı.
ARAŞTIRMA 21 YILLIK VERİLER ÜZERİNDEN YAPILDI
Oksijen'den Esen Dolma'nın derlediği habere göre, Bilgi Sosyal Bilimler Dergisi’nde 31 Temmuz’da yayımlanan çalışma Gümüşhane Üniversitesi’nden Banu Bolayır ve Uğur Demirel tarafından hazırlandı.
Araştırmacılar, Türkiye İstatistik Kurumunun bitkisel üretim istatistikleri ile Meteoroloji Genel Müdürlüğünün verilerini bir araya getirdi.
Yalnızca 21 yıl boyunca kesintisiz verisi bulunan ürünler analize dahil edildi.
15 METEOROLOJİK DEĞİŞKEN İNCELENDİ
Araştırmada her ürünün yıllık üretim miktarı 15 farklı meteorolojik değişkenle eşleştirildi.
Bu değişkenler arasında hava sıcaklığı, yağış, nem, buharlaşma, rüzgar ve farklı derinliklerde ölçülen toprak sıcaklıkları yer aldı.
Her ürün için bölgesel meteorolojik verilerdeki ekstrem değişimler, bu değişimlerin ürünün üretim miktarıyla ne ölçüde çakıştığı ve ürünün bu değişikliklere karşı hassasiyeti birlikte değerlendirildi.
BİLEŞİK RİSK SKORU OLUŞTURULDU
Araştırmacılar, her ürün için üç ana unsur üzerinden bileşik risk skoru hesapladı.
Meteorolojik verilerdeki ekstrem değişimler "tehlike", bu değişimlerin ürün üretimiyle çakışma derecesi "maruziyet", ürünün değişikliklere karşı hassasiyeti ise "kırılganlık" olarak değerlendirildi.
Bu üç unsurun birlikte incelenmesiyle ürünlerin göreli iklim riskleri belirlendi.
EN BELİRLEYİCİ DEĞİŞKEN MAKSİMUM SICAKLIK OLDU
Analizin en dikkat çekici sonucu maksimum sıcaklık değişkeninde ortaya çıktı.
Maksimum sıcaklığın modeldeki önem derecesi yüzde 60,42 olarak hesaplandı.
Bu değişkeni yüzde 11,98 ile toplam yağış takip etti.
TOPRAK SICAKLIĞI DA ÖNEMLİ RİSK GÖSTERGESİ
Modelde üçüncü sırada yüzde 11,26 ile 10 santimetre derinlikteki toprak sıcaklığı yer aldı.
Maksimum sıcaklık, toplam yağış ve 10 santimetre derinlikteki toprak sıcaklığından oluşan ilk üç değişken, modeldeki iklim değişkenlerine atfedilen toplam önemin yüzde 83,66’sını oluşturdu.
TÜRKİYE’NİN ORTALAMA SICAKLIĞI 15,3 DERECEYE ÇIKTI
Araştırmaya göre modelde ortaya çıkan sonuçlar, 21 yıllık iklim eğilimleriyle de aynı yönde ilerledi.
Türkiye’nin ortalama sıcaklığı incelenen dönemde 13,2 dereceden 15,3 dereceye yükseldi.
Maksimum sıcaklık ise 19,2 dereceden 21,4 dereceye çıktı.
MİNİMUM SICAKLIK 10 DERECEYE YÜKSELDİ
Aynı dönemde Türkiye’de minimum sıcaklık da yükseldi.
Minimum sıcaklığın 7,6 dereceden 10 dereceye çıktığı belirlendi.
Böylece ortalama, maksimum ve minimum sıcaklık göstergelerinin tamamında artış görüldü.
TOPLAM YAĞIŞ 607,4 MİLİMETREDEN 567 MİLİMETREYE GERİLEDİ
Sıcaklık göstergelerindeki yükselişe karşılık toplam yağış miktarında düşüş yaşandı.
Türkiye’de toplam yağış 21 yıllık dönemde 607,4 milimetreden 567 milimetreye geriledi.
Böylece modelde en yüksek ağırlığa sahip göstergelerden maksimum sıcaklık yükselirken, toplam yağış azaldı.
ARPA, KARPUZ VE MISIR EN YÜKSEK RİSKLİ ÜRÜNLER
Araştırmanın oluşturduğu risk sıralamasında arpa, karpuz ve mısır en yüksek risk grubunda öne çıkan ürünler oldu.
Bununla birlikte araştırmacılar, yüksek risk sınıflandırmasının bu ürünlerin üretiminin sona ereceği veya belirli bir oranda düşeceği anlamına gelmediğine özellikle dikkati çekti.
“YÜKSEK RİSK” KESİN ÜRETİM KAYBI ANLAMINA GELMİYOR
Araştırmaya göre "yüksek risk" ifadesi mutlak bir tehlike eşiğini göstermiyor.
Bu sınıflandırma, incelenen ürünler arasındaki en kırılgan üçte birlik dilimi ifade ediyor.
Dolayısıyla araştırmanın sonuçları doğrudan gelecekteki üretim miktarlarını tahmin eden bir projeksiyon niteliği taşımıyor.
ARAŞTIRMA BİR ÜRETİM PROJEKSİYONU DEĞİL
Çalışmanın yazarları araştırmayı bir üretim projeksiyonu olarak değil, iklim değişkenlerini ve tarımsal ürünlerin kırılganlıklarını sıralayan keşifsel bir araç olarak tanımlıyor.
Bu nedenle ortaya çıkan sonuçların, hangi ürünlerde ve bölgelerde daha ayrıntılı araştırmalara ihtiyaç bulunduğunu göstermesi amaçlanıyor.
YÜKSEK RİSKLİ ÜRÜNLER İÇİN DESTEK ÖNERİSİ
Araştırmacılar, yüksek risk grubunda bulunan ürünlerin tarımsal desteklerde önceliklendirilmesini öneriyor.
Tarım politikalarının iklim değişkenlerine karşı daha hassas hale getirilmesinin, üreticilerin uyum kapasitesini artırabileceği değerlendiriliyor.
TARIM SİGORTALARINDA İKLİM DUYARLILIĞI ÖNERİLDİ
Çalışmada tarım sigortalarının da ürünlerin iklim duyarlılıklarını dikkate alacak şekilde geliştirilmesi öneriliyor.
Böylece farklı ürünlerin karşı karşıya olduğu meteorolojik risklerin sigorta sistemlerinde daha belirgin şekilde hesaba katılması hedefleniyor.
YEM BİTKİLERİ VE BAKLAGİLLER İÇİN BÖLGESEL UYUM PLANI
Araştırmacılar, yem bitkileri ve baklagiller için bölgesel uyum planlarının hazırlanması gerektiğini de belirtiyor.
Bu planların iklim değişikliğinin ürünler ve bölgeler üzerindeki farklı etkilerini dikkate alması öneriliyor.
53 ÜRÜNLÜK LİSTE BİR RİSK HARİTASI NİTELİĞİNDE
Araştırmada yüksek riskli olarak sınıflandırılan 53 ürünün kesin bir gelecek tahmini sunmadığı vurgulanıyor.
Buna karşın söz konusu liste, iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerinin daha ayrıntılı incelenmesi gereken ürünleri göstermesi açısından önemli bir risk haritası niteliği taşıyor.