Türkiye’de tarımın en büyük sorunlarından biri yaşlanan çiftçi nüfusu. Son verilere göre çiftçilerin yaş ortalaması 59’a yükseldi. Bu tabloyu değiştirmek için devlet, gençlere cazip imkânlar sunmaya devam ediyor. 40 yaş altındaki gençler için köyüne dönüp tarım yapmak isteyenlere faizsiz kredi, ücretsiz tarla ve çeşitli destek paketleri sağlanacak. Bu büyük teşvik programının başvuruları ise 2026 yılının başında alınmaya başlanacak. Diğer yandan, dünyada tarımda akıllı uygulamalar da hızla yayılıyor. Akıllı tarım teknolojileri, girdi kullanımını azaltıyor, maliyetleri düşürüyor, verimliliği artırıyor ve çevreyi koruyor.
Hollanda ve Fransa gibi birçok ülke bu sistemleri başarıyla uyguluyor. Türkiye’de son yıllarda akıllı tarım uygulamaları kullanılsa da henüz istenilen seviyede değil. İstanbul Ticaret’e konuşan sektör temsilcileri, Türkiye’de gençlerin girişimcilik ruhu olduğunu ve teknolojiye hakim ve yenilikçi gençlerden tarımda da istifade edilebileceğini söyledi.
CAZİP HALE GETİRİLMELİ
Konuyu değerlendiren Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, genç nüfusun tarım sektöründe yeterince yer almamasının gıda arz güvenliği için bir risk oluşturduğunu söyledi. Gençlerin çiftçi olmak istemediğini ve tarımı genellikle güvenli bir meslek olarak görmediklerini belirten Reis, “Gençler, büyük kentlere göç ederek, şehir yaşamını daha cazip buluyor. 2023’te sadece bir yılda tarım sektöründe çalışanların sayısı 170 bin kişi azaldı. Çiftçilerin ortalama yaşı 59 ama yüzde 35’i 65 yaş üstü. Bu, tarım için çok büyük risk demek” dedi. Reis, bu soruna çözüm için şu önerileri dile getirdi: “Aile çiftçiliğine destek verilerek gençler tarıma çekilebilir. Büyük kentlerde ve kasabalarda gençlerin hangi sosyal imkanları varsa onların kırsalda da olması lazım. Sağlık, eğitim, güvenlik ve sosyal donatı alanlarıyla çiftçiliğin cazip hale getirilmesi gerekir. Gençlerin tarıma entegrasyonunu gıda güvenliğinin anahtarı olarak görüyorum. Gıda arz güvenliğinin sürdürülebilirliği için yaşlanan nüfusun yerine teknolojiye hakim ve yenilikçi gençlerin tarıma kazandırılması hayati bir önem taşıyor.”
Mehmet Reis
AVANTAJ SUNUYOR
Ayrıca Reis, tarımın işsizliğe çare olan bir sektör olduğunu vurguladı. Reis, şöyle konuştu: “Gençler çiftçi olabilmek için hem finansal hem de teknolojik imkanlara erişebilmek istiyor. Önümüzdeki dönemde tarımda dijitalleşme ve yenilikçi uygulamalar, gençler için büyük bir avantaj sunuyor. Tarımda teknolojiyi kullanan veya kullanmayı düşünen, ailesinden kalma araziyi değerlendirmek isteyen gençlerin varlığı, sektörümüz açısından ümit verici. Akıllı tarım teknolojilerinin etkin kullanımı sağlanırsa hem tarımsal verimlilik hem de gençlerin sektöre ilgisi artar. O yüzden dijital tarım ve çiftçiliği gençler için daha cazip hale getirerek sektöre katılım teşvik edilebilir.”
KIRSAL ALANDA TEKNOLOJİ
Avrasya Tarım Ekonomistleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Zeki Bayramoğlu da tarımsal aktivite ve fiziksel dayanıklılık için çiftçilerin genç olmasını ve teknolojik gelişmelere daha açık olmasını istediklerini belirtti. Tarım sektörünün geliştirilmesi ve üretimin artırılması için gençlerin tarımda yer almasının önemli olduğunun altını çizen Bayramoğlu, “Teknolojinin kırsal alanda kullanılmasını da bir avantaj olarak değerlendiriyoruz. ABD’de yaşlı çiftçiler teknoloji sayesinde çok büyük arazileri işleyebiliyor” dedi.
Prof. Dr. Zeki Bayramoğlu
AİLE İŞLETMELERİ ÜZERİNDEN
Prof. Dr. Bayramoğlu, devletin verdiği desteklerin de kırsal kalkınmaya faydası olacağına vurgu yaparak, bu durumun kırsal alanda yaşayan genç çiftçilerin ölçek ekonomisinden faydalanmalarını ve geleceğe dönük daha rahat plan yapmalarını sağlayabileceğine işaret etti. Desteklerin köye dönüşü hızlandırabileceğini, ancak köyde tarlası ve dikili ağacı olmayanların 3-5 dekar arazi veya 8-10 hayvan için köye dönemeyeceğini dile getiren Bayramoğlu, “Çünkü tarımsal işletmecilik sadece ekonomik bir birim değil, aynı zamanda sosyo-kültürel bir birimdir. Bunun için köklü bir köy kültürüne ihtiyaç var. Aile işletmelerine verilen destek artırılırsa tarıma daha çok katkı sağlanır. Bakanlığın buna yönelik çok güçlü planlamaları var” dedi.
ARAZİ GENİŞLİĞİ
Avrupa’daki tarım gelirinin Türkiye ile birbirine eşit olduğuna değinen Bayramoğlu, farkı ise şöyle açıkladı: “Almanya’da işletme başına arazi genişliği 650 dekar. Dekarda 1 lira kazandığında aile 650 bin lira kazanç sağlıyor. Bizde ortalama işletme genişliği 70 dekar. 70 bin lira kazanıyor. Ölçek ekonomisi diye buna diyoruz. Bu rakam İngiltere’de 690, Fransa’da 550, ABD’de ise 1800 dekar olarak sıralanıyor.”
5.1 MİLYON HEKTAR ARAZİ ÜRETİME KAZANDIRILACAK
Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, dışa bağımlılığın azaltılması, iklim değişikliğiyle mücadele, gıda kaybı ve israfın önlenmesi gibi sürdürülebilir tarım için önemli hedeflerin ortaya konulduğuna değinerek, şöyle konuştu: “Eylül 2024’te başlayan planlı üretim, gıda güvenliğini sağlamaya yönelik önemli bir başlangıç. 13 stratejik üründe alınan kararlar yerine getirilirse ürün planlamasıyla ne gıda enflasyonunda anormal artışlar olabilir ne de gıda arzında kesinti olur. İşlenmeyen yaklaşık 5.1 milyon hektar tarım arazileri de bitkisel üretime kazandırılacak. Üretim döneminden önce ödemelerin yapılması, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından son derece önemli. Bakanlık, küçük aile işletmelerinin sürdürülebilirliği, genç ve kadın yetiştiricilerin sektörde daha etkin rol alabilmelerini teşvik etmek için desteklerin daha etkin kullanılmasını amaçlıyor. Tarım sayımı gibi açıklanan projeler daha gerçekçi tespitler ve hedefler sunuyor. Tarımsal üretim planlaması hayata geçerse, Türkiye’nin tarımsal potansiyeli daha yukarı taşınacak. Kendi kendimize yeterliliğin ötesinde biz ihracatımızı ikiye katlayacağız. 2024’te bir önceki yıla göre baktığınızda Türkiye’nin tarımsal ihracatı yüzde 3.3 artışla 36.2 milyar dolara ulaştı.”
KÖY KENT MODELİ BENİMSENMELİ
Mehmet Reis, Konya kadar bir yüzölçümü ve 17 milyon nüfusu olan Hollanda’nın tarım ürünleri ihracatında 135 milyar Euro gelire sahip olduğunu ifade ederek, Türkiye’de tarımın geliştirilmesi için önerilerini şöyle sıraladı:
-Türkiye’de tersine göç başlatılmalı. Tarımsal üretim için köy kent modeli benimsenmeli.
-Kırsal bölgeler sadece bir tarımsal faaliyet alanı değil, gençlerin sosyo-ekonomik ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde düzenlenmeli.
- Eğitim, sağlık ve sosyal imkanlar sunularak köy yaşamı cazip hale getirilmeli. Sektöre yön verecek eğitim fırsatları çeşitlendirilmeli.
-Üniversitelerde tarım ve gıda ile ilgili araştırma merkezleri artırılmalı.
-Üretimden vazgeçen çiftçiler yeniden topraklarına döndürülmeli.
-Hollanda, Fransa gibi birçok ülkenin uyguladığı akıllı tarım uygulamaları devreye alınmalı.
-Tarım ve hayvancılıkta desteklerin hangi alanda ve üründe yüksek olduğu belirlenip ona göre destek miktarı şekillendirilmeli.