Kuzeybatı Politeknik Üniversitesi (NPU) tarafından geliştirilen ve geçtiğimiz Aralık ayında özel bir platformla yörüngeye taşınan BCI cihazı, uluslararası uzay araştırmalarında yeni bir dönem başlattı. Sinyal iletiminin atmosfer dışındaki sert koşullarda bozulmadan sürdürülebildiğini kanıtlayan bu deney, yüksek riskli uzay görevleri için kritik bir teknolojik boşluğu doldurdu.
MİKRO YERÇEKİMİNDE BEYİN DOKUSU TAKİBİ
Uzay ortamı, insan beyninde sefalad sıvı kayması (kan ve beyin omurilik sıvısının yukarı hareketi) gibi önemli fiziksel değişimlere neden oluyor. NPU tarafından geliştirilen BCI sistemi, simüle edilmiş vücut sıvısı ortamında istikrarlı elektroensefalogram (EEG) verileri toplayarak, mikro yerçekiminin sinirsel ateşleme modellerini nasıl yeniden yapılandırdığını gerçek zamanlı olarak izleme imkanı sağladı.
‘YUMUŞAK’ ELEKTROT TEKNOLOJİSİYLE YÜKSEK HASSASİYET
Geleneksel sert elektrotların metal korozyonu ve doku hasarı riskine karşı Profesör Chang Honglong ve Ji Bowen liderliğindeki ekip, beynin doğal hatlarını taklit eden esnek bir elektrot dizisi geliştirdi. Bu ‘yumuşak’ tasarımın özellikleri şunlardır:
STRATEJİK PLAN: 2030’A KADAR KÜRESEL EKOSİSTEM
Çin hükümeti, Beyin-Bilgisayar Arayüzü teknolojisini sadece bir araştırma projesi olarak değil, ülkenin ‘gelecekteki altı endüstrisinden’ biri olarak konumluyor. Ulusal 15. Beş Yıllık Plan’a entegre edilen BCI teknolojisi için hedefler netleşmiş durumda:
MARS GÖREVLERİ İÇİN BİLİŞSEL KALKAN
Yörüngede tamamlanan bu doğrulama, Mars'a ulaşmak için gereken çok yıllık derin uzay görevlerinde astronotların bilişsel hızını ve zihinsel sağlığını korumak adına hayati önem taşıyor. Teknoloji aynı zamanda yeryüzünde nörorehabilitasyon süreçlerini dönüştürerek, felçli veya sinirsel rahatsızlıkları olan hastalar için yeni tedavi modelleri sunma potansiyeli taşıyor.