istanbul-ticaret-gazetesi
istanbul-ticaret-gazetesi

Yeşil dönüşüm alüminyumu zirveye taşıdı

Tarihi düşük stoklar ve ‘yeşil dönüşüm’ olarak adlandırılan küresel enerji devriminin getirdiği güçlü talep, alüminyumu son dört yılın rekoruna taşıdı. Fiyatlar 3 bin 200 doları test ederken, piyasayı küresel arz açığı, jeopolitik ve ticari gerilimler şekillendiriyor.

Giriş: 23.01.2026 - 09:43
Güncelleme: 23.01.2026 - 09:43
Yeşil dönüşüm alüminyumu zirveye taşıdı

Küresel alüminyum piyasası, Ocak 2026 itibarıyla son dört yılın zirvesine tırmanarak yatırımcıların ve sanayicilerin dikkatini üzerine çekti. Londra Metal Borsası'nda (LME) ton başına 3 bin 200 dolar seviyesini test eden fiyatlar, kritik derecede azalan stoklar ve jeopolitik gerilimlerin körüklediği arz endişeleriyle destekleniyor.


STOKLAR KRİTİK SEVİYEDE
Piyasadaki tansiyonun en net göstergesi Londra Metal Borsası'ndaki stoklarda yaşanıyor. Alcircle tarafından yayınlanan son verilere göre, LME'ye bağlı depolardaki alüminyum stokları 492 bin ton seviyesine gerileyerek, son yılların en düşük noktasına ulaştı. Stoklardaki bu düşüş, fiziki piyasada metal bulmanın zorlaştığına ve arzın talebi karşılamakta yetersiz kaldığına işaret ediyor.

YEŞİL DÖNÜŞÜM VE ÇİN ETKİSİ
Arz tarafındaki endişeler artarken, talep cephesinden gelen sinyaller de fiyatları destekler nitelikte. Özellikle ‘yeşil dönüşüm’ olarak adlandırılan küresel enerji devrimi, alüminyum için yeni ve güçlü bir talep dalgası yaratıyor. Hafifliği ve dayanıklılığı sayesinde elektrikli araçların (EV) batarya kasalarından şasi aksamlarına, güneş panellerinin çerçevelerinden rüzgar türbinlerinin bileşenlerine kadar geniş bir alanda kullanılan alüminyum, bu sektörlerin büyümesine paralel olarak stratejik önemini artırıyor.

Otomotiv sektörünün elektrifikasyona geçişi, araç başına alüminyum kullanımını önemli ölçüde artırıyor. Bu durum, uzun vadeli talep projeksiyonlarını pozitif yönde etkileyerek yatırımcı algısını güçlendiriyor.

Öte yandan, Çin ekonomisindeki canlanma beklentileri de talep için bir diğer önemli faktör. Çin hükümetinin ekonomiyi desteklemek amacıyla atacağı olası adımlar, özellikle inşaat ve imalat sektörlerinde alüminyum talebini artırabilir. Piyasa oyuncuları, Pekin'den gelecek teşvik haberlerini yakından takip ediyor.

ARZ AÇIĞI DERİNLEŞİYOR
Ekonomistler, piyasadaki bu sıkışıklığın temelinde küresel bir arz açığı yattığı konusunda hemfikir. Finans kuruluşu ING tarafından yayınlanan bir analize göre, 2026 yılı boyunca sürmesi beklenen bu açık, fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturmaya devam edecek. Özellikle elektrikli araç, yenilenebilir enerji ve ambalaj sektörlerinden gelen kesintisiz talep, arz zincirindeki zorluklarla birleşince fiyat rallisini kaçınılmaz kılıyor.

KORUMACILIK RÜZGARLARI
Fiyat artışları küresel bir fenomen olsa da bölgesel faktörler durumu daha da şiddetlendiriyor. ABD yönetimi tarafından uygulanan yüksek ithalat tarifeleri, fiyat oluşumunda önemli bir unsur haline geldi. Bu durum, uluslararası piyasa yapısını değiştirerek arz-talep dengesinde ek kırılganlıklar oluşturdu.

AB ile ABD arasında ticaret gerilimlerinin yükselmesi, zaman zaman Avrupa’nın ek önlemler açıklamasıyla piyasa aktörlerinde belirsizliği artırıyor. Bu ticaret riskleri, kısa vadeli fiyat yükselişi üzerinde direnç faktörü olarak görülüyor.

PİYASA YENİ DENGE ARAYIŞINDA
Analistler, kısa vadede fiyatlarda belirgin bir gevşeme beklemiyor. Mevcut arz açığı, düşük stok seviyeleri ve güçlü talep ortamı, alüminyumun 2026'nın ilk yarısında da gündemde kalacağını gösteriyor. 


Bununla birlikte, ufukta yeni riskler de beliriyor. Özellikle Avrupa Birliği'nin uygulamaya hazırlandığı Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması (CBAM) gibi düzenlemelerin, küresel ticaret akışlarını nasıl etkileyeceği ve üretim maliyetleri üzerindeki potansiyel yansımaları, piyasada belirsizlik yaratıyor. Küresel ekonomideki yavaşlama sinyalleri de talep üzerinde baskı oluşturma potansiyeli taşıyor. Piyasa, bu karmaşık denklemde yeni denge arayışını sürdürüyor.