Yerlilik raflarda da güçleniyor

Dünya genelinde artan yerelleşme eğilimi, Türkiye’de özellikle gıda sektöründe belirginleşti. Tüketicilerin yüzde 73’ü gıda alışverişlerinde yerli ürünleri tercih ederken, ürünün menşeini kontrol edenlerin oranı yüzde 66’ya ulaştı. Yerel market sayısı da 2020–2025 arasında yaklaşık yüzde 45 artarak 41 bini aştı.

Giriş: 16.01.2026 - 09:34
Güncelleme: 16.01.2026 - 10:38
Yerlilik raflarda da güçleniyor

Dünya genelinde yerelleşmenin önemi artarken gıda sektörünün yerelleşmesi de ön plana çıktı. Tüketici bilincindeki değişim, özellikle gıda gibi hızlı tüketim kategorilerinde ‘yerli üretim’e olan talebi artırdı. Son dönemlerde yapılan anketler de tüketicilerin çoğunluğunun yerli ürünlere yöneldiğini gösteriyor. Araştırma şirketi YouGov tarafından geçen yıl Türkiye genelinde yapılan araştırmaya göre gıda ürünlerinde tüketicilerin yüzde 73’ü Türkiye’de üretilen yerli ürünleri tercih ediyor. Bu gruptakilerin yüzde 66’sı ise alışverişlerinde ürünün menşeini 'sıklıkla veya her zaman' kontrol ettiğini söyledi. Araştırmaya göre sektör bazında yerli ürün tercih oranları şu şekilde: Gıdada yüzde 73, teknoloji ürünlerinde yüzde 26, otomotivde yüzde 27. 


PRIVATE LABEL İLE YARIŞ

Yerli üretimdeki en büyük payı yerel gıda firmaları ve yerel marketler alıyor. Yerel/gıda üreticilerini desteklemek ve yerli ürünleri raflarda öne çıkarmak amacıyla birçok perakende oyuncusu inisiyatif aldı. Özellikle kooperatif marketleri bu gelişimde ön plana çıktı. Firmalar, private label ürünlerde kaliteyi artırarak pazarda hakimiyetini güçlendirdi. Böylece iç piyasada yerli rekabeti doğdu. 


Öte yandan organize perakendecilik tüm dünyada büyürken, Türkiye’de de pazar payını istikrarlı biçimde artırmaya devam ediyor. Son yıllarda yerel zincirlerin sergilediği performans, sektörün yukarı yönlü ivmesini güçlü şekilde koruduğunu ortaya koyuyor. Yerel perakendecilik, organize perakende yapısının ne kadar önemli bir tamamlayıcısı olduğunu açık biçimde gösterirken, Türkiye’nin dört bir yanında tüketiciye doğrudan ulaşan yerel zincirler, arz güvenliğinin sağlanması ve rekabetçi piyasa yapısının korunması açısından kritik bir rol üstlendi.


İŞLETME SAYISI ARTTI

Tüketicilerin yerli ürüne yönelmesine paralel olarak yerli gıda üreticisi sayısında ve yeni markalarda da artış yaşanıyor. TÜİK’e göre 2025’te gıda ve içecek işletme sayısı 58 bin 216’ya ulaştı. Bu rakam, tüm imalat sanayinin yüzde 13’üne tekabül ediyor. Ancak nicel artışın ötesinde, özellikle işlenmiş ve paketli gıdalarda birçok yeni yerli marka pazara girdi. 


Organize perakendedeki ürünler sadece gıda ile de sınırlı değil. Plastik, ambalaj, tekstil, temizlik, teknoloji ve beyaz eşya sektörlerinde de yerli ürünler ön plana çıkıyor. Perakende sektörüne ilişkin analizler ise çocuk bezi ve temizlik ürünleri gibi kategorilerde tamamen Türk sermayeli markaların pazarda hakim olduğuna işaret ediyor. Yerli ürünlere talep arttıkça markalar da kendi üretim tesislerini kurmaya başladı.


UÇTAN UCA ÜRETİM MODELİ

Yerelleşme hamlesinde Tarım Kredi Koperatifleri’nin uyguladığı uçtan uca üretim modeli, tarımdan sanayiye ve perakendeye uzanan bir ekosistemin de oluşmasına öncülük etti. Köyden kent perakendesine kadar uzanan bu zincir, yörenin kalkınmasının yanısıra istihdama ve ekonomiye de katma değer sağladı. 


2024 itibarıyla 4 bin 300’ü aşkın Tarım Kredi Kooperatifi marketinin yaklaşık bin 200’ü köy bakkalı oldu. Satış noktalarında da 150’ye ulaşan tarımsal ürün yerel halkın direkt erişimine sunuluyor.