Türk girişimci Suat Sayım, 2011 yılında Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryollarına (TCDD) imalat yapan özel firmada demir yolu sektöründe tasarımcı olarak çalışmaya başladığını söyledi.
2018 yılında sektörün ihtiyaçlarını baz alarak kendi şirketini kurmaya karar verdiğini ifade eden Sayım, yük vagonlarına yönelik yerli tasarım, analiz ve test hizmetlerinin Türkiye'de yapılmasının önünü açtıklarını belirtti.
Sayım, şöyle devam etti:
"Demir yollarındaki yük vagonlarında kullanılan disk frenli bojiler, daha önce Türkiye'de olmayan bir üründü. Tamamıyla yurt dışından alınan bir üründü. Biz, tamamıyla kendi imkanlarımız, mühendisliğimizle bunların tasarımını yaptık, testleri tamamlandı. Demir yolu sistemlerinin Avrupa standartlarına uygunluğunu ve uluslararası taşımacılıkta çalışabilirliğini garanti eden belge olan TSI belgesini aldık ve şu anda Türkiye pazarında yaklaşık 2 yıldır imalatı oluyor ve yurt dışına satışlarını da yapıyoruz."
Türkiye'de yerli üretimden önce bu testlerin sadece yurt dışında yapıldığını anlatan Sayım, "Sektöre ilk girdiğim yıllarda bu testler genelde Almanya, Avusturya'da yapılıyordu. Türkiye'de böyle bir imkan yoktu. Biz, bu testleri ve Türkiye'nin ihtiyacını da gördükten sonra hem sürecin daha hızlı olması hem fikirlerin de Türkiye'de kalması, daha az maliyetli olmasından dolayı böyle bir girişimimiz oldu ve başardık." diye konuştu.
NASIL GERÇEKLEŞTİ?
Sayım, geçen sene aziray Milli Banliyö Treni Projesi'nin tip testlerine mart ayında başlayıp ağustos ayında bitirdiklerini dile getirdi.
Tüm testlerin kuruluşunun çatısı altında yapıldığına dikkati çeken Sayım, "Çok hızlı olması gereken, sürecin dar olduğu bir projeydi. Bunu hem biz yarı maliyetine yapmış olduk Devlet Demiryollarına hem de sürecin 3'te 1'lik kısmında yaptık. Bu, tabii bizim yerli olmamızın verdiği özveri ve mühendislik becerimizden kaynaklanıyor. Bu da devletimiz için çok büyük avantaj. Maliyetleri yüzde 50 yani yarı yarıya düşürdüğümüzü söyleyebilirim." şeklinde konuştu.
Suat Sayım, şunları kaydetti:
"Sizin Türkiye'de ürettiğiniz herhangi bir vagonun Avrupa'da çalışabilmesi veya Avrupa'ya satabilmeniz için yerli imalatçı da olsanız, Devlet Demiryolları da olsanız bu ilgili standartların tip testlerini tamamlayıp başarıyla geçmeniz lazım. Bu da bir AB ülkesi tarafından belirli ürünlerin piyasaya sürülmeden önce uygunluğunu değerlendirmek üzere görevlendirilen kuruluşlardan Notified Bodies gibi kurumların onayından geçiyor. Yaklaşık olarak demir yolu aracının tipine göre (yük vagonu, yolcu vagonu, lokomotif) 10 farklı tip testleri var. Bu tip testlerin tamamını biz artık yerli olarak yapıyoruz."
Testlerin neredeyse tamamının sahada yapılanlardan oluştuğuna işaret eden Sayım, demir yolu araçlarının statik dayanım testlerini üreticinin sahasında yaptıklarını anlattı.
Sayım, "Yurt dışındaki bir firmaya vagonu sevk etmektense siz onun kendi fabrikasına gidip bu testi gerçekleştirebiliyorsunuz. Onun haricinde demir yolu araçları için sürüş dinamiği, konfor, fren, gürültü, enerji iletim, pantograf katener etkileşim testleri gibi testlerin tamamı demir yolu sahasında, çalışma alanlarında oluyor." diye konuştu.
SON 10 YILDA YURT DIŞINA VAGON SATIŞINDA ŞU ANDA 1000'LERİ AŞMIŞ DURUMDAYIZ
Sayım, yerli test kontrol sisteminin demir yolu firmalarının rekabet gücünü çokça artırdığına dikkati çekti.
Suat Sayım, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bunu şöyle düşünebilirsiniz, şu anki yurt dışındaki test merkezlerinden bir test talebinde bulunduğunuz zaman siz, onların test takvimine uymak zorundasınız. Burada genellikle sizi 8-10 ay sonrasına ötelerler ve maliyetleri de çok yüksek. Zaman olarak uzun sürmesi ve maliyetlerin yüksek olması, sizin ürettiğiniz ürünün gerek yerli markette gerek yurt dışı markette sattığınız zaman vagonların maliyetlerinin içerisine bu maliyetleri katmanız lazım. Bundan dolayı da bu, sizin birim fiyatınızın artması demek oluyor ama biz hem süreci kısalttığımız hem de test maliyetlerini büyük kısımda düşürdüğümüz için yerli üreticinin veya Devlet Demiryollarının ellerini güçlendiriyoruz. Bu sayede de son 4 yılda özellikle yerli bir özel yük vagonu üreticisinin satışlarını yüzde 400 artırdık."
Bu atılımlarla Türkiye'de daha fazla ihracat potansiyelinin olacağını vurgulayan Sayım, "Pazar olarak 2016'dan önce Türkiye'de ihracat sıfırken ülke olarak son 10 yılda yurt dışına vagon satışında şu anda 1000'leri aşmış durumdayız. Sadece vagon değil boji ve diğer komponentleri de bunun içerisinde koyduğunuz zaman büyük bir ihracat gerçekleşiyor şu anda." diye konuştu.
Sayım, Avrupa ülkelerinden Almanya, Fransa ve Hollanda gibi ülkelerin de işlerini yaptıklarını kaydederek, hem yerli hem de yabancı firmalara tasarım analiz veya test hizmetini verebildiklerini söyledi.
Son yıllarda Avrupa pazarında Türk mühendisliğine yönelik iyi bir bakış açısının olduğunu belirten Sayım, "2015 yılındaki ilk testlerle başladığımız o dönemden bu döneme bakarsanız 180 derece dönmüş durumda. İlk başlarda gerek bizim mühendisliğimiz ile gerek üreticilerin kabiliyetine bakış, Avrupa marketinde şu anda tamamıyla değişmiş durumda. Şunu gönül rahatlığı ile söyleyebilirim, AR-GE hizmeti verdiğimiz Türkiye'deki yerli vagon üreticileri, artık şu anda Avrupa'da fiyat belirler hale geldi." şeklinde konuştu.
TÜRKİYE'DEKİ ÜRETİCİLER DESTEKLENİYOR
Sayım, yeni pazar hedeflerine ilişkin, "Şu anda hedef ülkemiz İngiltere. İngiltere'de biraz standartlar farklı. Kabul kriterleri farklı. Şu anda onlar üzerinde bir AR-GE çalışmamız var." dedi.
İstanbul Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Teknokenti Entertech'te 2018 yılından beri çalışmalarını sürdürdüklerini ve onlardan çok destek gördüklerini belirten Sayım, demir yolu araçları ve ekipmanları projeleriyle bu zamana kadar TÜBİTAK'tan da 3 kez destek aldıklarını anlattı.
Sayım, sözlerini şöyle tamamladı:
"2018 yılında şirketimi kurduğum dönemde tek başıma çalışırken geldiğimiz noktada 12 Türk mühendisimizle birlikte çalışıyoruz. Türkiye'de genel olarak imkanlar var. Ben 2007 yılında üniversiteden mezun oldum. Bizim döneme kıyasla şu anki teknolojik imkanlar, erişilebilirlik çok daha kolay. O yüzden yeni nesil gençlerimizin de bu konuda biraz daha hızlı öğrenme kabiliyeti var. Zaten biz şirket olarak üniversite öğrencilerini staj kısmında destekliyoruz, diğer eğitimleri kısmında destekliyoruz.
Devletimizin teşvikleri, demir yoluna 20 yıl öncesine göre kıyasla çok daha fazla. Şu anda lojistik merkezleri kuruluyor Türkiye'nin birçok yerinde. Türkiye'deki üreticiler destekleniyor. Üreticilerin alt tedarikçileriyle beraber aynı merkezde buluşmaları, lojistik maliyetlerinin azaltılması destekleniyor. Zaten 2026 yılındaki devlet politikasına bakarsanız özellikle demir yolu sektörü için yerli test merkezleri, yerli tasarımcılar, yerli üreticilerin desteklenmesi için özel genelgeler çıkartılmış durumda."