Yeni desteklerle küresel pazarlara açılım hızlanacak
İstanbul Ticaret Odası’nda düzenlenen ‘Küresel Pazarlara Açılan Sanayi: Yeni Teşvik ve Destekler ile İhracat Modeli Semineri’nde, yeni teşvik ve destekler tanıtıldı. Seminerde, yatırım kararlarının ilk aşamasında yeni kamu desteklerinin değerlendirilmesinin önemi vurgulandı. Katılımcılar, doğru planlanan teşvik mekanizmalarının şirketlerin küresel pazarlara açılmasını kolaylaştıracağını ve uluslararası rekabet gücünü artıracağını söyledi.

İstanbul Ticaret Odası (İTO), sanayicileri ve ihracatçıları yeni teşvik mekanizmaları hakkında bilgilendirmek üzere ‘Küresel Pazarlara Açılan Sanayi: Yeni Teşvik ve Destekler ile İhracat Modeli Semineri’ düzenledi. Seminerde yeni yatırım teşvikleri, finansman imkanları, teknolojik dönüşüm, ihracat destekleri ve küresel pazarlara erişim imkanları değerlendirildi.
İTO Başkan Yardımcısı Mehmet Develioğlu’nun açılış konuşmasıyla başlayan programın oturum başkanlığını İTO Takım Tezgahları ve Otomasyon Meslek Komitesi Meclis Üyesi Dr. Mehmet Akif Özyurt üstlendi. Panelde Makine İmalatçıları Birliği (MİB) Yönetim Kurulu Başkanı Osman Fatih İğrek, Takım Tezgahları Sanayici ve İş İnsanları Derneği (TİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) Yönetim Kurulu Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz ve ODS Bilişim Danışmanlık Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Okan Seçkin katıldı.
YATIRIM KARARININ İLK AŞAMASINDA
İTO Başkan Yardımcısı Mehmet Develioğlu, İstanbul sanayisinin küresel pazarlardaki payını artırabilmesi için kamu desteklerinden etkin yararlanılmasının kritik önem taşıdığını söyledi. Develioğlu, işletmelerin kendilerine uygun teşviklere daha kolay ulaşabilmesi ve destek mekanizmalarının yatırım sürecinin başlangıcından itibaren planlamaya dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.
Toplantıda, teşviklerin yalnızca yatırım tamamlandıktan sonra başvurulan imkanlar olarak görülmemesi gerektiği, yatırım kararının ilk aşamalarında değerlendirilmesinin maliyet ve finansman planlamasında önemli avantaj sağlayacağı belirtildi.
YERLİ MAKİNAYA STRATEJİK DESTEK
MİB Yönetim Kurulu Başkanı Osman Fatih İğrek ise imalat sanayinde dışa bağımlılığın azaltılması için yerli makina kullanımının önemine dikkat çekti. Yüksek teknolojiye dayalı üretim altyapısına yönelik yatırımların stratejik bir bakış açısıyla değerlendirilmesi gerektiğini belirten İğrek, yerli üreticilerin desteklenmesinin sanayinin rekabet gücünü artıracağını ifade etti.
Makina yatırımlarının yalnızca kapasite artışı sağlamadığını, aynı zamanda verimlilik ve katma değer üretimi üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirten İğrek, yüksek katma değerli üretime geçiş sürecinin hızlandırılması gerektiğini söyledi.
OTOMASYON VE DİJİTALLEŞME ÖNE ÇIKIYOR
OTİAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz ise takım tezgahları ve otomasyon teknolojilerindeki dönüşüme dikkat çekti. Akyüz, sanayide verimlilik artışının modern üretim teknolojileri ve entegre otomasyon sistemleriyle mümkün olduğunu belirterek, işletmelerin dijital altyapı yatırımlarının daha fazla desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Üretimde dijitalleşmenin uluslararası rekabet açısından giderek daha kritik hale geldiğini vurgulayan Akyüz, teknoloji yatırımlarının maliyet unsuru değil, verimlilik ve rekabet avantajı sağlayan stratejik yatırımlar olarak görülmesi gerektiğini kaydetti.
İHRACATTA MARKA GÜCÜ BELİRLEYİCİ
MAİB Yönetim Kurulu Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz da makina sektörünün küresel pazarlarda rekabet edebilmesi için markalaşma, sertifikasyon ve uluslararası standartlara uyumun önemine işaret etti.
Yılmaz, Türk makinalarının dış pazarlardaki konumunu güçlendirmede yalnızca fiyat avantajının yeterli olmadığını; teknoloji, kalite, marka değeri ve satış sonrası hizmetlerin de ihracat başarısında belirleyici olduğunu söyledi. Ticaret Bakanlığı tarafından sunulan desteklerin daha etkin kullanılması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, Marka ve TURQUALITY programlarının ihracatçılara önemli fırsatlar sunduğunu hatırlattı.
TEŞVİKLER YATIRIMIN AYRILMAZ PARÇASI
ODS Bilişim Danışmanlık Yönetim Kurulu Üyesi Okan Seçkin, firmaların teşviklerden yeterince yararlanamamasında mevzuatın düzenli takip edilmemesi ve doğru programların zamanında belirlenememesinin etkili olduğunu söyledi. Seçkin, yatırım planlamasında yalnızca makina ve teçhizat alımına odaklanılmaması gerektiğini belirterek, kurumsallaşma, yönetim altyapısı, yazılım ve dijitalleşme yatırımlarının da sürecin ayrılmaz parçaları olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
KÜRESEL TEDARİK ZİNCİRİNE 73.9 MİLYON TL
Seminerde güncel destek programlarına ilişkin bilgiler de paylaşıldı. Küresel Tedarik Zinciri (KTZ) Yetkinlik Projeleri Desteği kapsamında Türk üreticilerin uluslararası şirketlerin tedarik zincirlerine dahil olması veya mevcut işbirliklerini geliştirmesi hedefleniyor. Program çerçevesinde makina, ekipman ve donanım yatırımlarının yanı sıra yazılım, eğitim, danışmanlık, sertifikasyon, test ve ürün doğrulama giderleri de destek kapsamına giriyor. KTZ Yetkinlik Projesi için 2026 yılı destek üst limiti 73 milyon 990 bin 20 TL olurken, destek oranı yüzde 50 seviyesinde uygulanıyor. Yurt dışı depo kira ve depolama hizmetlerine yönelik destek üst limiti ise 19 milyon 728 bin 672 TL olarak belirlendi.
YATIRIMCIYA 10 YILA KADAR VADE
Yatırım teşvik sistemi kapsamında projelerin niteliğine göre KDV istisnası, gümrük vergisi muafiyeti, vergi indirimi ve sigorta primi desteği gibi avantajlar sağlanabiliyor. Teknoloji ve stratejik yatırımlara yönelik Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) kapsamında ise uygun projeler için 2 yıla kadar geri ödemesiz dönem ve azami 10 yıl vade imkanı sunuluyor. Böylece ihracat kapasitesi yüksek ve cari dengeye katkı sağlayacak yatırımlar için uzun vadeli finansman desteği oluşturuluyor.
YEŞİL DÖNÜŞÜME DESTEK
İTO’daki seminerde yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik odaklı destekler de gündeme geldi. Ticaret Bakanlığı’nın Responsible Programı kapsamında şirketlerin yeşil dönüşüm yol haritalarını hazırlamalarına yönelik danışmanlık giderleri destekleniyor. Programın 2026 yılı destek üst limiti 17 milyon 640 bin 256 TL olarak uygulanıyor. Seminerde ayrıca KOSGEB, TÜBİTAK ve Kalkınma Ajanslarının sunduğu destekler de toplantıda değerlendirildi. Desteklerin yatırım konusu ve şirketlerin yapısına göre farklılık göstermesi nedeniyle, firmaların teşvik imkanlarını yatırım sürecinin başında analiz etmelerinin önem taşıdığı vurgulandı.
