Cumartesi22 Ağustos 202617:33İSTPİYASAKAPALI
DünyaÖne çıkan

Yapay zeka orta sınıfı vurabilir: Küresel risklerde 'süper döngü' uyarısı

Citigroup’un eski baş küresel siyasi analisti Tina Fordham, küresel risklerin geçici bir kriz olmadığını, uzun süreli bir “süper döngünün” parçası olduğunu söyledi. Fordham, jeopolitik gerilimler ve yapay zekanın orta sınıf üzerindeki etkilerine dikkat çekti.

İstanbul Ticaret Gazetesi

Yayınlanma

Paylaş
Yapay zeka orta sınıfı vurabilir: Küresel risklerde 'süper döngü' uyarısı

MoneyWeek’e konuşan Fordham Global Foresight’ın kurucusu Tina Fordham, jeopolitik risklerin kalıcı biçimde yükseldiğini belirterek yatırımcıların daha öngörülemez bir dünyaya hazırlıklı olması gerektiğini ifade etti. Fordham, 1989-2008 dönemindeki barış ve refah ortamının geleceğin normali olarak görülmemesi gerektiğini savundu.

KÜRESEL RİSKLER GEÇİCİ DEĞİL

Citigroup’un eski baş küresel siyasi analisti Tina Fordham, mevcut jeopolitik risklerin kısa süreli bir kriz olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Fordham’a göre dünya ekonomisi ve finans piyasaları, uzun süre etkili olabilecek bir “küresel süper döngü” içerisinden geçiyor.

JEOPOLİTİK RİSKLER ÜÇ KAT ARTTI

Fordham, 2010-2025 dönemini kapsayan çalışmalarında jeopolitik risk oluşturan olayların yaklaşık üç kat arttığını belirtti.

Bu yükselişin Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminden önce başladığına dikkat çekti.

“TRUMP SONRASI ESKİ NORMALE DÖNÜŞ BEKLENMEMELİ”

Fordham, Trump’ın Ocak 2029’da görevden ayrılmasının ardından dünyanın otomatik olarak eski düzene geri dönmesinin beklenmemesi gerektiğini ifade etti.

Jeopolitik risklerin çok daha geniş ve yapısal nedenlerden beslendiğini savundu.

İKLİM, GELİR EŞİTSİZLİĞİ VE GÜVEN KAYBI ÖNE ÇIKIYOR

Fordham’a göre iklim değişikliği, gelir eşitsizliği ve toplumsal güvenin azalması gibi uzun vadeli sorunlar jeopolitik riskleri artıran temel unsurlar arasında bulunuyor.

Buna karşılık krizlerin etkisini sınırlayan bazı mekanizmaların da zayıfladığını belirtti.

KORUYUCU MEKANİZMALAR ZAYIFLIYOR

Fordham, merkez bankalarının likidite desteği, güçlü kurumlar, iyi yönetişim ve toplumsal dayanışma gibi unsurların geçmişte sistem üzerinde dengeleyici rol oynadığını ifade etti.

Bu yapıların zarar görmesi halinde küçük ölçekli şokların bile çok daha büyük ekonomik ve siyasi sonuçlar doğurabileceğini söyledi.

1989-2008 DÖNEMİNİ ÖRNEK GÖSTERDİ

Fordham, yatırımcıların gelecek beklentilerini oluştururken Berlin Duvarı’nın yıkıldığı 1989 ile Lehman Brothers’ın çöktüğü 2008 arasındaki dönemi referans almaması gerektiğini belirtti.

Bu dönemin tarihin en barışçıl ve refah seviyesinin yüksek olduğu dönemlerinden biri olduğunu ifade etti.

“BU DÖNEM GELECEĞİN STANDARDI DEĞİLDİ”

Fordham, 1989-2008 arasındaki ekonomik ve siyasi istikrarın tarihsel açıdan olağanüstü bir dönem olduğunu savundu.

“Bu dönem geleceğin standardı değildi” değerlendirmesinde bulunan Fordham, yatırımcıların daha istikrarsız ve tahmin edilmesi zor bir dünyaya hazırlıklı olması gerektiğini söyledi.

ORTA DOĞU İÇİN UZUN SÜRELİ BELİRSİZLİK UYARISI

Fordham, İran, İsrail ve ABD arasındaki çatışmaların kısa sürede tamamen sona ereceği beklentisine de mesafeli yaklaştı.

İran’ın müzakere yaklaşımının dikkate alınması gerektiğini ifade eden Fordham, hava bombardımanlarının tarih boyunca rejim değişikliği sağlamada sınırlı başarı gösterdiğini savundu.

“SAVAŞ İLE BARIŞ ARASINDA” BİR DÖNEM BEKLENTİSİ

Fordham’a göre çatışmaların ardından bölgede ortaya çıkabilecek en olası tablo, tam anlamıyla savaşın veya barışın olmadığı ara bir dönem olabilir.

Bu durumu “savaş ile barış arasında” şeklinde tanımlayan Fordham, Orta Doğu’daki gerilimin kalıcı bir belirsizlik yaratabileceğini belirtti.

ABD’NİN MÜHİMMAT STOKLARINA DİKKAT ÇEKTİ

Fordham, ABD’nin uzun menzilli mühimmat stoklarının azaldığını öne sürdü.

İran’ın ise insansız hava araçlarını ABD’nin stoklarını yenilemesinden daha hızlı biçimde yeniden üretebildiğini savundu.

Bu durumun İran’a çatışma sonrasında yeni bir pazarlık kozu kazandırabileceğini ifade etti.

TRUMP’IN TEHDİTLERİ BİR ARAÇ OLARAK GÖRÜLÜYOR

Fordham, ABD Başkanı Donald Trump’ın tehditkar söylemini sürdürmesinin dış politika açısından elindeki temel araçlardan biri olduğunu değerlendirdi.

İran’ın savaş sonunda zayıflasa bile bazı alanlarda daha fazla nüfuz kazanabileceğini öne sürdü.

RUSYA-NATO GERİLİMİ İÇİN “MADDİ RİSK” UYARISI

Fordham, Ukrayna savaşının da uzun süreli bir çıkmaza dönüşebileceğini belirtti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in anlamlı bir ateşkesi kabul etme ihtimalini düşük gördüğünü ifade etti.

RUSYA’NIN NATO ÜYESİNE SALDIRMA İHTİMALİNİ GÜNDEME GETİRDİ

Fordham, Rusya’nın enerji altyapısının önemli bir bölümünün zarar gördüğünü ve ülkede akaryakıt kuyrukları oluştuğunu belirtti.

Putin’in kontrolü elinde tuttuğunu göstermek amacıyla büyük bir hamle yapabileceğini savunan Fordham, Rusya’nın bir NATO üyesine saldırma ihtimalini “maddi bir risk” olarak değerlendirdi.

PUTİN SONRASI İÇİN SARAY DARBESİ SENARYOSU

Fordham, Putin’in iktidarı halk ayaklanmasıyla kaybetmesinden ziyade bir saray darbesiyle görevden uzaklaştırılmasının daha olası olduğunu savundu.

Bununla birlikte Rus liderin kendisine alternatif oluşturabilecek güçlü isimlerin ortaya çıkmasını engellediğini belirtti.

UKRAYNA DİRENİŞİ ÇİN’E MESAJ VERDİ

Fordham, Ukrayna’nın savaş boyunca gösterdiği direnişin Çin açısından da önemli sonuçlar doğurduğunu söyledi.

Pekin’in özellikle Tayvan konusunda Ukrayna savaşından dersler çıkardığını ifade etti.

ASKERİ GÜÇ HER ZAMAN SONUÇ GETİRMİYOR

Fordham’a göre ABD ve Rusya gibi büyük güçlerin kendilerinden çok daha küçük aktörler karşısında zorlanması, askeri üstünlüğün her zaman siyasi hedeflere ulaşmayı garanti etmediğini gösteriyor.

Bu durumun Çin’in Tayvan’a yönelik hesaplamalarında dikkate aldığı unsurlardan biri olduğunu savundu.

TRUMP SONRASI DÖNEM DE BELİRSİZ OLABİLİR

Fordham, Donald Trump’ın 2029’da görevden ayrılmasının ardından “Trumpizm” olarak tanımlanan siyasi yaklaşımın devam edebileceğini belirtti.

Bu nedenle ABD’deki siyasi belirsizliğin yalnızca Trump’ın başkanlık süresiyle sınırlı kalmayabileceğini ifade etti.

İRAN TRUMP’IN GÖREV SÜRESİNİN BİTMESİNİ BEKLEYEBİLİR

Fordham, İran yönetiminin ABD ile müzakere sürecinde Trump’ın görevden ayrılmasını bekleyebileceğini öne sürdü.

Trump’ın anayasal olarak üçüncü dönem görev yapamayacak olmasına rağmen “Trump 2028” şapkalarının şimdiden basılmasını da ABD siyasetindeki belirsizliğin bir göstergesi olarak değerlendirdi.

YAPAY ZEKA ORTA SINIFI ETKİLEYEBİLİR

Fordham’ın değerlendirmelerinde öne çıkan bir diğer başlık yapay zekanın iş gücü piyasasına etkisi oldu.

Fordham, geçmişte otomasyonun daha çok yaşlı çalışanları ve mavi yakalı kesimleri etkilediğini belirtti.

20’Lİ VE 30’LU YAŞLARDAKİ ÇALIŞANLARA DİKKAT

Yapay zekanın ise farklı bir çalışan grubunu daha güçlü biçimde etkileyebileceğini savunan Fordham, özellikle 20’li ve 30’lu yaşlarındaki orta sınıf çalışanlara dikkat çekti.

Bu gruptaki beyaz yakalı çalışanların yapay zeka nedeniyle iş gücü piyasasında daha fazla baskıyla karşılaşabileceğini öne sürdü.

YAPAY ZEKAYA KARŞI SİYASİ TEPKİ ARTABİLİR

Fordham, yapay zekadan daha fazla etkilenebilecek genç ve orta sınıf çalışanların siyasi açıdan daha bilinçli bir kesim olduğunu belirtti.

Bu nedenle yapay zekanın istihdam üzerindeki etkisinin toplumsal ve siyasi tepkileri artırabileceğini ifade etti.

HÜKÜMETLERDEN YENİ DESTEK TALEPLERİ GELEBİLİR

Yapay zekanın iş gücü piyasasında yaratabileceği dönüşümün hükümetler üzerinde de yeni baskılar oluşturabileceğini belirten Fordham, sosyal destekler ve yeni politika araçlarına yönelik taleplerin artabileceğini söyledi.

YATIRIMCILARA DAHA OYNAK BİR DÜNYA UYARISI

Fordham’ın değerlendirmesine göre yatırımcıların savaş, siyasi belirsizlik, iklim değişikliği, gelir eşitsizliği ve teknolojik dönüşümün aynı anda etkili olduğu yeni bir küresel düzene hazırlanması gerekiyor.

Fordham, geçmişteki uzun istikrar dönemlerinin gelecekte tekrar edeceği varsayımı yerine daha değişken ve öngörülmesi güç koşulların dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

METE DİRİCE

METE DİRİCE

İstanbul Ticaret Gazetesi – Genel Yayın Yönetmeni