Cuma31 Temmuz 202611:09İSTPİYASAAÇIK

Warsh ile güçlü dolar mı, zayıf dolar mı?

Kevin Warsh’ın ABD Merkez Bankası Başkanlığı görevine başlamasının ardından dolar küresel çapta güçlendi. Bunda faiz artışı ihtimalinin gündemden çıkmaması ve jeopolitik riskler de etkili oldu. Uzmanlar doların küresel çapta güçlendiği dönemde yurt içinde reel kesimin döviz talebinin azalmasının TL varlıklara ilgiyi artırdığını, yabancı yatırımcılar açısından da tahvil ve bono piyasasında fırsat oluşturduğunu vurguluyor.

Yayınlanma

Paylaş
Warsh ile güçlü dolar mı, zayıf dolar mı?

ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yeni Başkanı Kevin Warsh ile birlikte küresel çapta doların yönüne ilişkin tartışmalar yeniden hızlandı. Warsh’ın göreve geldiği dönemde 100 seviyesinin altında bulunan dolar endeksi, Fed’in para politikasına ilişkin beklentilerin değişmesiyle birlikte yeniden 100 seviyesinin üzerine çıktı. Euro/dolar paritesi ise doların küresel ölçekte değer kazanmasına paralel olarak son bir yılın düşük seviyelerine yöneldi.

ŞAHİN MESAJLAR DOLARI DESTEKLEDİ
Doların yükselişinde Warsh’ın verdiği mesajlar etkili olurken, ABD’de faiz artışının tamamen gündemden çıkmaması da dolar talebini destekledi. Warsh’ın Fed’in önceliğinin fiyat istikrarı olacağı yönündeki yaklaşımı, enflasyonda kalıcı bir düşüş sağlanmadan para politikasında hızlı bir gevşemeye gidilmeyeceği beklentisini güçlendirdi.

ABD ile İran arasında yaşanan çatışmalar da doların seyrini etkileyen yeni bir başlık oluşturdu. Çatışmaların enerji arzına ilişkin endişeleri artırmasıyla petrol fiyatları 90-100 dolar bandını gördü. Son günlerde gerilimin azalmasıyla taraflar bekleyiş sürecine girerken, Orta Doğu’daki gelişmelerin petrol fiyatları ve küresel risk iştahı üzerindeki etkisi sürüyor.

Petrolün yüksek seviyelerde kalması, ABD’de enflasyonun yeniden güçlenebileceği endişelerini canlı tutuyor. Enerji maliyetlerinin yükselmesi, Fed’in faizleri daha uzun süre yüksek tutabileceği veya gerekli görülmesi halinde yeniden faiz artırımını değerlendirebileceği beklentilerini artırıyor. Bu görünüm de doların küresel para birimleri karşısındaki gücünü korumasına neden oluyor.

ENFLASYON ANA BELİRLEYİCİ
İnfo Yatırım Yatırım Danışmanı Tunç Safa Altunsaray, ABD’de son açıklanan iki enflasyon verisinin beklentilerin altında kalmasının Fed’e yönelik faiz artırımı beklentilerini bir miktar baskıladığını söyledi. Enflasyon verilerinin doların bundan sonraki yönünde temel belirleyici olacağını vurgulayan Altunsaray, fiyat artışlarında yeniden yukarı yönlü bir eğilim görülmesi halinde faiz artırımı beklentilerinin tekrar güçlenebileceğini belirtti.

“Warsh’ın açıklamalarına baktığımızda Fed’in önceliğinin fiyat istikrarı olacağını biliyoruz” diyen Altunsaray, enflasyon verileri düşük geldikçe faiz artırımı beklentilerinin azalacağını, ancak beklentilerin üzerinde gerçekleşen verilerin piyasa fiyatlamasını yeniden değiştireceğini söyledi. 

Altunsaray, enflasyonda aşağı yönlü ve kalıcı bir eğilim görülmeden Fed’in para politikasında belirgin bir yumuşama beklenmemesi gerektiğinin altını çizdi. ABD ile İran arasında yaşanan çatışmaların petrol fiyatlarını yukarı taşımasının ikinci bir enflasyon riski oluşturduğunu kaydeden Altunsaray, jeopolitik belirsizlik sürdükçe enerji maliyetlerinin Fed’in kararlarında etkili olacağını dile getirdi.

Altunsaray, savaş belirsizliğinin dolar endeksini güçlendiren unsurlar arasında bulunduğunu söyledi. Jeopolitik risklerin sona ermemesi ve enflasyon baskısının ortadan kalkmaması halinde dolarda kalıcı bir geri çekilmeden söz etmenin zor olacağını kaydetti.

YAPAY ZEKA ETKİSİ
Fed’in para politikasını etkileyebilecek bir diğer başlığı yapay zeka yatırımlarının oluşturduğunu belirten Altunsaray, Warsh’ın yapay zeka yatırımlarının mutlaka enflasyon yaratmayacağı yönündeki değerlendirmelerinin piyasalarda olumlu karşılandığını hatırlattı. Buna karşılık teknoloji şirketlerinin artan çip ve üretim maliyetleri nedeniyle fiyat artışına yönelmesinin yeni bir enflasyon baskısı oluşturabileceğine dikkat çeken Altunsaray, yapay zekanın ekonomiye etkisinin yalnızca verimlilik artışı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Apple’ın çip maliyetlerindeki baskı nedeniyle fiyat artışına gitmesini örnek gösteren Altunsaray, benzer artışların diğer teknoloji ürünlerine de yansıması halinde yapay zeka yatırımlarının enflasyonist etkisinin daha görünür hale gelebileceğini ifade etti. Böyle bir tablonun Fed’in para politikasında sıkı duruşunu sürdürmesine yol açabileceğini kaydetti.

TL’NİN REEL KAZANCINI DESTEKLİYOR
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın da dezenflasyon sürecinin gerektirdiği ölçüde sıkı para politikasını koruyacağını ifade eden Altunsaray, bu politikanın Türk lirasının reel olarak değer kazanmasını desteklediğini söyledi. Yıl sonu dolar/TL kuru için kesin bir tahmini bulunmadığını belirten Altunsaray, mevcut eğilimin sürmesi halinde kurun yılı 51 lira civarında tamamlayabileceğini dile getirdi.

FAİZDE GÜVERCİN TUTUM
Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mesut Karakaş ise Kevin Warsh’ın faiz ve bilanço politikalarında birbirinden farklı iki yaklaşım sergileyebileceğini söyledi. Warsh’ın konuşmalarında Fed faizleri düşük tutulurken merkez bankası bilançosunun küçültülmesi gerektiğini vurguladığını hatırlatan Karakaş, piyasa faizlerinde çok hızlı bir düşüş beklenmemesi gerektiğini ifade etti.

Karakaş, piyasa faizlerinin böyle bir senaryoda ağırlıklı olarak bono ve tahvil piyasasındaki enflasyon beklentileriyle şekilleneceğini söyledi. Bu nedenle dolarda kısa sürede sert bir zayıflama beklemediğini belirten Karakaş, Warsh’ın faiz konusunda güvercin, Fed bilançosu konusunda ise şahin bir politika izleyebileceğini dile getirdi.

Bu yaklaşım, Fed’in politika faizlerinde daha yumuşak bir çizgi izlerken bilanço küçültme yoluyla finansal koşulları sıkı tutması anlamına geliyor. Bilanço küçültmenin piyasalardaki dolar likiditesini azaltması, tahvil getirilerini desteklemesi ve doların hızlı değer kaybetmesini sınırlaması bekleniyor.

YILSONU DENGESİ
Karakaş, dolar endeksi ve euro/dolar paritesinin yılsonundaki seyrinde ABD’de kasım ayında yapılacak ara seçimlerin etkili olacağını belirtti. Cumhuriyetçilerin hem Temsilciler Meclisi hem de Senato’da kayıp yaşayabileceğini öngören Karakaş, böyle bir sonucun Fed üzerindeki siyasi baskıyı azaltabileceğini söyledi.
Fed üzerindeki baskının azalmasıyla faiz kararlarının daha rasyonel bir çerçevede alınabileceğini ifade eden Karakaş, yılsonunda euro/dolar paritesinin 1.15, dolar endeksinin ise 100 civarında bulunabileceğini dile getirdi.
Bu beklenti, doların mevcut güçlü görünümünü tamamen kaybetmesinden çok, yılın kalanında daha dengeli bir seyir izleyebileceğine işaret ediyor. Fed’in faiz politikası, bilanço küçültme adımları ve ABD’deki siyasi görünüm doların yönünü birlikte şekillendirecek.

DÖVİZE TALEBİN AZALMASI TL VARLIKLARA İLGİYİ ARTIRIYOR
Doların küresel ölçekte güçlendiği dönemde Türkiye’de reel kesimin döviz talebinin azalmasının Türk lirası mevduata ve tahvillere ilgiyi artırdığını belirten Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mesut Karakaş, uygulanan ekonomi politikasının yüksek faiz ve istikrarlı döviz kuru esasına dayandığını söyledi.

Bu yapının yabancı yatırımcılar açısından düşük riskli kazanç imkanı oluşturduğunu belirten Karakaş, yabancı sermaye girişinin ağırlıklı olarak bono ve tahvil piyasasında gerçekleştiğini, borsa tarafında ise aynı ölçüde güçlü bir giriş görülmediğini ifade etti.
Yurt içine giren döviz ve yüksek faizlerin cazibesi sayesinde yerli yatırımcıların da dövize yönelmediğini belirten Karakaş, faizlerin yüksek tutulduğu sürece bu eğilimin devam etmesini beklediğini söyledi. Reel sektörün döviz pozisyonunu kısa vadeli bir yaklaşımla yönetmesinin, şirketlerin mali yapısı açısından önemli olduğunu vurguladı.

DOLAR ENDEKSİNDE 100 EŞİĞİ KRİTİK
Dolar endeksinde 100 seviyesinin önemli bir eşik olduğunu belirten İnfo Yatırım Yatırım Danışmanı Tunç Safa Altunsaray, endeksin bu seviyenin üzerinde kaldığı sürece yukarı yönlü hareket için güç toplayabileceğini söyledi. Mevcut haber akışının devam etmesi halinde 105 seviyesinin gündeme gelebileceğini ifade eden Altunsaray, 100 seviyesinin aşağı yönlü kırılması halinde ise 97 seviyelerine doğru bir geri çekilme görülebileceğini dile getirdi.

Ancak teknik seviyelerin tek başına yeterli olmayacağını belirten Altunsaray, savaşın sona ermesi ve enflasyon riskinin ortadan kalkması halinde dolar endeksinde geri çekilmenin daha kalıcı olabileceğini söyledi. Bu koşullar gerçekleşmeden 100 seviyesinin altındaki hareketlerin doların ana eğiliminin değiştiği anlamına gelmeyebileceğini kaydetti.

Altunsaray, yılın kalanında güçlü dolar yapısının devam edebileceğini öngördü. Fed’in faiz oranlarını artırmadan veya ilave sıkılaşmaya gitmeden bilançosunu küçültmesi halinde doların olumsuz etkilenebileceğine dikkat çeken Altunsaray, enflasyonun yüksek seyrettiği ortamda ise fiyat istikrarı hedefinin Fed’i sıkı para politikasına yönelteceğini ve dolar endeksini destekleyeceğini belirtti

BARIŞ CABACI

BARIŞ CABACI

İstanbul Ticaret Gazetesi – Ekonomi Editörü