Türkiye-İngiltere STA’sında savunma kaldıraç oluyor
Türkiye ile İngiltere arasında kapsamı genişletilecek Serbest Ticaret Anlaşması (STA) için müzakereler sürüyor. Hizmetler, dijital ticaret ve yatırım başlıklarının yanı sıra savunma sanayi de STA’nın modernizasyonunda stratejik eksenlerinden biri. Eurofighter Typhoon anlaşması, BAE Systems’le yürütülen KAAN işbirliği ve yeni savunma projeleri, iki ülkenin ticari ortaklığını, yüksek katma değerli teknoloji ve üretimle yeni bir evreye taşıyacak.

TÜRKİYE ile İngiltere arasındaki ekonomik ilişkiler, son dönemde yalnızca ticaret hacmiyle değil, savunma sanayinde geliştirilen işbirlikleriyle de yeni bir döneme giriyor. Brexit sonrasında yürürlüğe giren mevcut ticaret anlaşmasının kapsamını genişletecek Serbest Ticaret Anlaşması (STA) müzakereleri; hizmet ticareti, dijital ekonomi, yatırımlar ve fikri mülkiyet gibi başlıklarda devam ediyor. Bu süreçte, savunma sanayi de iki ülke arasındaki stratejik işbirliğinin en önemli alanlarından biri olarak öne çıkıyor. STA müzakerelerinin dördüncü turu geçtiğimiz şubat ayında Londra’da gerçekleştirilirdi.
Taraflar daha kapsamlı bir ekonomik ortaklık hedefi doğrultusunda görüşmeleri sürdürüyor. Savunma sanayi, bu yeni ekonomik mimarinin yalnızca bir parçası değil, aynı zamanda en yüksek katma değer üreten alanlarından biri olarak görülüyor. Türkiye’nin son yıllarda geliştirdiği yerli platformlar ile İngiltere’nin havacılık ve savunma teknolojilerindeki bilgi birikimi, iki ülke arasında uzun vadeli sanayi ortaklıklarının kurulmasına zemin hazırlıyor.
YÜKSEK TEKNOLOJİ ETKİSİ
Türkiye ile İngiltere arasındaki ticaret hacmi son yıllarda 25 milyar dolar seviyesine yaklaşırken, yeni STA’nın en önemli hedeflerinden biri yüksek teknolojili sektörlerde karşılıklı yatırımları artırmak. Bu kapsamda savunma sanayi; ortak üretim, teknoloji transferi, bakım-idame, eğitim hizmetleri ve tedarik zinciri entegrasyonu açısından iki ülke ilişkilerinde lokomotif sektörlerden biri haline geliyor. Uzmanlara göre savunma projeleri, yalnızca platform satışlarından ibaret değil; mühendislik, yazılım, elektronik, motor teknolojileri, simülasyon, bakım ve eğitim hizmetleri gibi uzun vadeli ekonomik değer oluşturan alanları da kapsıyor. Bu nedenle savunma işbirlikleri, modernize edilmesi planlanan STA’nın en güçlü ekonomik kaldıraçlarından biri olarak değerlendiriliyor.

EUROFIGHTER İŞBİRLİĞİ GENİŞLİYOR
İki ülke arasındaki savunma işbirliğinin en dikkat çekici adımlarından biri, Eurofighter Typhoon programı oldu. 2025 yılında Türkiye’nin 20 adet Eurofighter Typhoon tedariki konusunda İngiltere ile anlaşmaya varmasının ardından süreç, bu yıl eğitim, lojistik destek ve operasyonel hazırlık anlaşmalarıyla yeni bir aşamaya taşındı. Mart 2026’da imzalanan yeni anlaşma kapsamında Türk pilotları ve bakım personelinin İngiltere’de eğitilmesi, simülatör sistemleri, elektronik harp altyapısı, yedek parça ve teknik destek hizmetlerinin sağlanması planlanıyor. Programda BAE Systems, Leonardo UK, MBDA, Rolls-Royce ve Martin-Baker gibi Avrupa savunma sanayinin önde gelen şirketleri görev alıyor. İlk uçakların ise 2030 yılında teslim edilmesi hedefleniyor. İngiliz hükümeti, söz konusu programın NATO’nun doğu kanadındaki hava gücünü de güçlendireceğini belirtirken, anlaşmanın İngiltere savunma sanayinde yaklaşık 20 bin kişilik istihdamı destekleyeceği öngörülüyor.
ORTAKLIK TİCARETİN ÖTESİNDE
İngiltere ile geliştirilen savunma projeleri yalnızca uçak alımıyla sınırlı kalmıyor. Eğitim, bakım-idame, elektronik harp, mühendislik, dijital savunma teknolojileri, yapay zeka tabanlı çözümler, simülasyon teknolojileri ve ortak üretim gibi alanlarda kurulan işbirlikleri, iki ülke savunma sanayilerini daha entegre hale getiriyor. Bu yıl Ankara’da düzenlenen SASAD-ADS Endüstri Günü ve Türkiye-Birleşik Krallık B2B Görüşmeleri ile iki ülke savunma sanayi şirketleri aynı platformda buluştu. Etkinlikte BAE Systems, Leonardo UK, GE Aerospace, Palantir Technologies gibi İngiliz firmaları; ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN, STM, TUSAŞ, ASFAT, FNSS, Kale Jet Engines ve TÜBİTAK SAGE gibi Türk savunma sanayinin önde gelen kuruluşlarıyla ortak proje ve tedarik zinciri fırsatlarını değerlendirdi. Görüşmelerde özellikle sürdürülebilir havacılık, dijital savunma teknolojileri ve ileri üretim çözümleri öne çıktı. Sektör temsilcileri, modernize STA’nın yürürlüğe girmesiyle birlikte savunma sanayinde teknoloji ortaklıklarının, karşılıklı yatırımların ve ortak üretim modellerinin daha da hızlanmasını bekliyor. Türkiye’nin üretim gücü ile İngiltere’nin ileri mühendislik ve finans ekosisteminin birleşmesinin, iki ülkeyi Avrupa savunma sanayinde daha güçlü bir ortaklık modeline taşıyacağı belirtiliyor.

KAAN PROGRAMINDA BAE SYSTEMS İMZASI
Türkiye ile İngiltere arasındaki savunma ortaklığının temeli Eurofighter anlaşmasından çok daha önce atıldı. Milli muharip uçak KAAN programının tasarım sürecinde BAE Systems, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) ile mühendislik alanında önemli işbirliği yürüttü. 2017 yılında imzalanan mühendislik anlaşmasıyla başlayan süreçte İngiliz şirketi, özellikle tasarım ve geliştirme çalışmalarına teknik destek sağladı. Bu işbirliği, Türkiye’nin beşinci nesil savaş uçağı geliştirme programında kritik kilometre taşlarından biri olarak kabul ediliyor. KAAN’ın ikinci ve üçüncü prototiplerinin geliştirme çalışmaları devam ederken, programın tamamen yerli üretim kabiliyetine ulaşması hedefleniyor. Uzmanlar, KAAN ile Eurofighter projelerinin birbirini tamamlayan iki ayrı stratejik başlık olduğuna dikkat çekiyor. Buna göre Eurofighter, Hava Kuvvetleri’nin kısa ve orta vadeli ihtiyaçlarını karşılayacak geçiş platformu niteliği taşırken, KAAN uzun vadede Türkiye’nin milli hava gücünün ana unsuru olacak.









Yorum yazmak için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor…