Cuma30 Ekim 202602:31İSTPİYASAKAPALI

Türk iş dünyası için ikiz fırsat

Türk iş dünyası için güneyde geniş bir fırsat alanı oluşuyor. Suriye'nin yeniden inşasında müteahhitlik, yapı malzemeleri, enerji, sanayi ve lojistik; Irak'ta ise Kalkınma Yolu, petrol ve doğalgaz hatları, elektrik, rafineri-petrokimya, altyapı ve yeni lojistik merkezleri öne çıkıyor. Türkiye'nin üretim gücü ve müteahhitlik tecrübesi, iki pazarda da Türk şirketlerini güçlü adaylardan biri haline getiriyor.

Yayınlanma

Güncellenme

Paylaş
Türk iş dünyası için ikiz fırsat

Türkiye’nin güneyinde ticaret, enerji ve uaştırma ekseninde yeni bir ekonomik kuşak şekilleniyor. Bir tarafta yaklaşık 14 yıllık çatışmanın ardından yeniden yapılanma dönemine giren Suriye, diğer tarafta Basra Körfezi’ni Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlamayı hedefleyen Irak bulunuyor. İki ülkedeki gelişmeler yalnız dış politika açısından deği, Türk iş dünyası bakımından da dikkatle izleniyor..

Müteahhitlikten yapı malzemelerine , enerjiden lojistiğe, makinadan gıdaya, elektrik ekipmanlarından petrokimyaya kadar çok sayıda sektörde yeni pazar oluşma potansiyeli bulunuyor. Üstelik Ankara’nın hem Şam hem Bağdat ile belirlediği ticaret hedefleri mevcut hacimlerin odukça üzerinde. Bu yeni tabloda Türkiye, bölgenin üretim, lojistik, ticaret ve yatırım merkezi olabilecek avantajlı bir konumda. Irak’ın yüksek ithalat ihtiyacı, Suriye’nin yeniden inşa süreci ve Türkiye’nin her iki ükeye sahip olduğu güçlü ekonomik bağlar, yılların en önemi ekonomik fırsatlarından birini sunuyor.

HEDEF 30 MİLYAR DOLAR
Dışişleri Bakanığı’nın verilerine göre Irak’ın geçen yıl toplam 74.5 milyar dolarlık ithalat yaptığı tahmin ediliyor. Türkiye de Irak’ın başlıca ticaret ortakları arasında yer alıyor. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’na (DEİK) göre Türkiye ile Irak arasındaki ticaret hacmi yakaşık 20 milyar dolar seviyesinde. DEİK Türkiye-Irak İş Konseyi Başkanı Halit Acar, bu hacmi 30 milyar dolara yükseltmeyi hedeflediklerini belirtti. Acar, yaptığı açıklamada ay sonunda Erbil, Musul, Kerkük ve Bağdat’ı kapsayan bir ziyaret gerçekleştireceklerini söyedi.

 

STRATEJİK PAZAR
Irak’ın Ekonomisi başlıklı resmi ülke notuna göre Irak’ın 2025 yılında yaklaşık 74.5 miyar dolarlık ithalat, 89.5 milyar dolarlık ihracat gerçekeştirdiği tahmin ediliyor. Türkiye’nin Irak’a ihraç ettiği başlıca ürünler arasında makinalar, mobilya, tekstil ürünleri, plastik mamulleri, inşaat makinaları, demir-çelik ürünleri, hazır giyim ve gıda ürünleri bulunuyor. Bu tabo, Irak’ta güvenlik ve ekonomik istikrarın güçlenmesi halinde Türk şirketlerinin mevcut konumlarını daha da ieri taşıyabileceğine işaret ediyor.

BAĞDAT FUARI YENİ FIRSAT
İki üke arasında ekonomik ve ticari görüşmeler sürerken Türkiye milli katılım organizasyonunu İstanbul Ticaret Odası’nın yapacağı 50. Bağdat Uusararası Fuarı, yeni dönem işbirliği fırsatlarının değerlendirileceği önemi bir patform olacak. 23-29 Ocak 2027 tariherinde düzenenecek fuarda ikili görüşmeler de gerçekleştirilecek. Fuarda pekçok sektörün yer alması öngörülüyor. 

 

216 MİLYAR DOLARLIK YENİDEN İNŞA İHTİYACI
Suriye’deki ekonomik fırsatların ölçeğini ortaya koyan en önemli veri ise yeniden inşa ihtiyacı. Dünya Bankası’nın ülke genelindeki hasarı inceleyen çalışmasına göre savaş nedeniyle altyapı, konut ve diğer yapılarda yakaşık 108 miyar dolarlık doğrudan fiziksel hasar meydana gedi. Suriye’nin yeniden inşa maliyetinin ise 140 milyar ile 345 milyar dolar arasında değişebileceği hesaplanıyor. Dünya Bankası’nın temel tahmini 216 miyar dolar seviyesinde. Bunun yakaşık; 75 milyar dolarının konutlara, 59 miyar dolarının konut dışı yapılara, 82 miyar dolarının ise altyapıya harcanması gerekebileceği tahmin ediliyor.

 

SURİYE İLE TİCARETTE YENİ SAYFA
Türkiye-Suriye ticari ilişkilerinde de önemli adımlar atılıyor. Ticaret Bakanlığı tarafından 2025 yılında yürürlüğe konulan düzenlemeyle eski rejim döneminde uygulanan çok sayıda ihracat ve transit kısıtlaması kaldırıdı. Türkiye ile Suriye arasındaki yıllık dış ticaret hacmi 3.75 miyar dolar seviyesinde. Bu yılın ilk yarısında Türkiye’nin Suriye’ye yaptığı ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 26.4 oranında artarak 1 milyar 284 miyon 328 bin dolar odu. Ticaret hacminin ilk aşamada 5 milyar dolara, orta vadede ise 10 milyar dolara çıkarılması hedefleniyor.

 

KALKINMA DÖNEMİ YENİ DÖNEMİN OMURGASI
Türkiye ie Irak arasında gündemde bulunan Kalkınma Yolu Projesi de bölgedeki ekonomik dönüşümün en önemli yollarından birini oluşturuyor. Basra Körfezi’ndeki Büyük Fav Limanı’nı Türkiye üzerinden Avrupa pazarlarına bağlaması planlanan proje, Irak ile Türkiye arasındaki lojistik bağları güçendirmeyi hedefiyor. DEİK Yönetim Kurulu Üyesi ve Türkiye-Irak İş Konseyi Başkanı Halit Acar, Kakınma Yolu Projesi’nin iki üke ticaretine önemli ivme kazandıracağını ve 30 milyar dolarlık ticaret hedefini destekleyeceğini belirtiyor.

IRAK VE SURİYE’DE YENİ FIRSATLAR
Bağdat eski Ticaret Müşaviri Hasan Kocasoy ise Suriye ve Irak ile potansiyel işbirliği alanlarını şöyle özetledi:

Enerji ve madenciik
Irak, yüksek petrol üretimi ve büyük doğalgaz rezervleriyle Türkiye için stratejik enerji tedarikçisi olabilir. Suriye, enerji altyapısını yeniden inşa ederek bögesel enerji aktörüne dönüşebilir.
Fosfat ve sülfür gibi Türkiye’nin ithal ettiği kritik hammaddeler Irak ve Suriye’de önemli miktarda mevcut.
Uzun vadeli tedarik anlaşmaları, ortak arama-üretim faaliyetleri ve işleme tesisleri stratejik ortaklığı güçlendirebilir.

Ulaştırma ve ojistik

Ovaköy gibi yeni sınır kapıları ve dijital gümrük uygulamaları ticaret akışını hızlandıracak.
Demiryolu yatırımları Körfez ile Avrupa arasında en kısa ve güvenli ticaret koridorunu oluşturacak.
Suriye’deki M4 ve M5 koridorarının tam kapasite çalışması, Türk taşımacılığının Körfez’e kesintisiz erişimini sağlayacak.
Modern Hicaz Demiryolu ie Türkiye’nin Körfez demiryolu ağına entegrasyonu mümkün oacak.
Ortak sanayi bölgeleri ve serbest bölgeler yeni yatırım alanları oluşturabilir. 


Tarım, gıda ve su yönetimi
Tarım ve gıda işleme tesisleri kurulabilir. Modern sulama ve su yönetimi projelerinde işbirliği geliştirilebilir.
Bögesel gıda güvenliği ve tarımsal üretim kapasitesi artırılabilir.


Finans ve yatırım
Finans ve bankacılık alanında yeni işbirliği mekanizmaları kurulabilir.
Türkiye sadece ihracatçı değil; yatırımcı, üretici ve finansman sağlayıcı bir konuma yükselebilir.
 

HEDEFİMİZ UZUN VADELİ ÇÖZÜM ORTAĞI OLMAK
Türkiye Müteahhitler Birliği ise Irak ve Suriye’de uzun vadeli çözüm ortağı olmayı hedeflediklerini belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı: “Türk inşaat sektörünün Suriye’ye bakışı olumlu, ancak temkinli. Henüz yeniden yapılanmanın başlangıcındayız. Bununla birlikte, ihtiyaçların ölçeği son derece büyük. Konutlardan ulaştırma altyapısına, enerji ve su sistemlerinden hastanelere, sanayi tesislerine kadar şehirlerin yeniden planlanması söz konusu. Suriye açısından beklentimiz, bu kapasitenin şeffaf, rekabetçi ve öngörülebilir bir proje ve ihale sistemi içerisinde değerlendirilmesi. Suriye’nin yeniden imarını Türk firmalarının tek taraflı olarak üstleneceği bir süreç değil, Suriyeli ve uluslararası paydaşlarla ortaklıklar temelinde yürütülecek uzun vadeli bir ekonomik kalkınma süreci olarak görüyoruz. Irak’tan ABD askerinin çekilmesi ülke açısından önemli bir dönüm noktası. Ticaret ve yatırım ilişkilerinin yanı sıra Kalkınma Yolu, Türkiye-Irak-Körfez bağlantıları ve bölgesel lojistik koridorlar açısından istikrar kritik önemde. Türk inşaat sektörünün hedefi, müteahhitlik, mühendislik, teknik müşavirlik, yapı malzemeleri ve finansman kapasitesini bir araya getirerek, bölgesel kalkınma projelerinde uzun vadeli ve güvenilir bir çözüm ortağı olmaktır.”

 

BAĞDAT’IN EN KRİTİK POTANSİYEL ORTAĞI TÜRKİYE
Hasan Kocasoy-Bağdat eski Ticaret Müşaviri: Suriye’de rejim değişikliği sonrasında siyasi ve ekonomik entegrasyon süreci beklenenden hızlı ilerlerken, Irak’ta ABD’nin 30 Eylül itibarıyla askeri varlığı sona erdi. Bağdat’ın İran destekli milis grupları kontrol altına alarak güvenlik yapısını tek çatı altında toplama çabalarıyla birleşen bu tablo, ‘terörsüz Türkiye’ ve ‘terörsüz bölge’ süreciyle eş zamanlı olarak Türkiye’nin doğu ve güneydoğusunda istikrarı artırırken, belirsizlik perdesini de kaldıracak gibi görünüyor. Irak artık çatışmaların sahası değil, ekonomik ve kentsel dönüşümün adresi olmak istiyor. Bağdat’ın potansiyelini fiili bir güce dönüştürme yolundaki en kritik ortağı Türkiye. Petrol karşılığı su yönetimi, doğal kaynaklar teminatlı altyapı projeleri, TPAO’nun Kerkük sahalarındaki stratejik varlığı ve Basra petrolünün entegrasyonuyla Kerkük-Ceyhan Boru Hattı’nın kapasitesinin günlük 2 milyon varilin üzerine çıkarılması gibi somut adımlar, tarihi bir ivme yakalandığını gösteriyor. Bu sinerji korunursa Türkiye, Irak’ın uzun vadeli istikrarını inşa eden en temel bölgesel güç olarak Irak’ta kalıcı hale gelebilir. Türkiye’nin Avrupa’ya, Irak’ın Körfez’e, Suriye’nin ise Akdeniz ve Levant coğrafyasına açılan kapıları birbirini eksiksiz şekilde tamamlıyor.

BARIŞ CABACI

BARIŞ CABACI

İstanbul Ticaret Gazetesi – Ekonomi Editörü