Trump’ın ‘düşük dolar’ planı

ABD'de Trump yönetimi, 38.7 trilyon dolarlık rekor borç ve dış ticaret açığına karşı ‘zayıf dolar’ kartını kullanmak istiyor. Washington’un imalat sanayisini canlandırmak için doların majör para birimleri karşısında zayıf tutmayı hedeflediği ifade ediliyor. Wall Street ve dünyanın önde gelen kurumları bu hamleyi tehlikeli bir kumar olarak nitelendirdi.

Giriş: 27.02.2026 - 09:15
Güncelleme: 27.02.2026 - 09:59
Trump’ın ‘düşük dolar’ planı

Bu yılın ilk çeyreğinde küresel piyasaların gündemindeki önemli başlıklardan biri, ABD Başkanı Donald Trump’ın doların değerine ilişkin agresif tutumu oldu. Seçim kampanyası boyunca Amerikan imalat sanayisini canlandırma sözü veren Trump yönetimi, bu vaadi gerçekleştirmek için alışılmadık bir ekonomik patikaya giriyor: ‘Zayıf dolar politikası.’

ABD’nin önde gelen medya kuruluşlarında yer alan analizlere göre; Beyaz Saray, Amerikan mallarını yurt dışında daha ucuz ve rekabetçi hale getirmek için doların diğer para birimleri karşısında değer kaybetmesini istiyor. Ancak bu istek, uygulanan yüksek gümrük vergileri ve enflasyonist baskılarla birleşince, küresel finans sisteminde büyük bir belirsizlik dalgası yaratabilir.

ÜRETİCİYİ KURTARMA PLANI
Trump’ın zayıf dolar ısrarının temelinde, ABD’nin kronikleşen dış ticaret açığı yatıyor. Güçlü doların, Boeing, Caterpillar ve General Motors gibi Amerikan sanayi devlerinin ürünlerini uluslararası pazarda pahalı hale getirdiğini savunan Trump, bu durumu ‘Amerikan işçisine vurulmuş bir darbe’ olarak tanımlıyor.

Yönetime yakın kaynaklara göre Trump’ın ekonomi kurmayları, doların Euro, Yen ve Yuan karşısında değer kaybetmesi durumunda ABD ihracatının patlama yapacağını ve üretim bantlarının yeniden ABD topraklarına döneceğini hesaplıyor. Özellikle 1985 yılındaki Plaza Anlaşması’na benzer bir müdahale ile doların değerinin yapay olarak aşağı çekilmesi fikrinin, Beyaz Saray koridorlarında yüksek sesle tartışıldığı ABD basınına yansıdı. Bu fikrin amacı ise ithalatı pahalılaştırarak azaltmak, ihracatı ucuzlatarak artırmak.

REKOR BORÇ
Zayıf dolar politikası, Amerikan ihracatçısına küresel pazarda rekabet avantajı sağlasa da madalyonun diğer yüzünde ithalat maliyetlerinin artması ve enflasyonun yükselmesi riski yatıyor. ABD kamu borcunun 38.7 trilyon dolar ile rekor seviyelere ulaştığı bir dönemde doların değer kaybetmesi, borcun reel değerini düşürerek Hazine'nin elini kısmen rahatlatabilir. Ancak bu strateji, yabancı yatırımcıların ABD tahvillerine olan güvenini sarsarak borçlanma maliyetlerini yukarı çekme tehlikesini de beraberinde getiriyor. Uzmanlar, ‘borcu enflasyonla eritme’ girişiminin uzun vadede doların rezerv para statüsüne zarar verebileceği uyarısında bulunuyor.

TARİFE VE KUR PARADOKSU
Ancak Trump’ın bu planı, temel ekonomik teorilerle ve uyguladığı diğer politikalarla sert bir çelişki içinde. Değerlendirmelere göre, Trump’ın ithal mallara (özellikle Çin ve Avrupa menşeli ürünlere) getirdiği ek gümrük vergileri, normal şartlarda doların değer kazanmasına neden oluyor.

İthalatın kısıtlanması, yurt içinde fiyatların artmasına ve enflasyonun yükselmesine yol açıyor. Bu durum, ABD Merkez Bankası’nı (Fed) faizleri yüksek tutmaya zorluyor. Yüksek faiz ise küresel sermayeyi ABD’ye çekerek doları daha da güçlendiriyor. Ekonomistler bu durumu ‘kendi kuyruğunu kovalayan bir politika’ olarak nitelendiriyor. Piyasa stratejistleri, “Hem yüksek gümrük vergisi uygulayıp hem de zayıf dolar istemek, fren ve gaza aynı anda basmaya benziyor. Bu durum motoru yakabilir” uyarısında bulunuyor.

FED ÜZERİNDEKİ BASKI ARTIYOR
Zayıf dolar politikasının hayata geçmesi için en kritik kurum ise ABD Merkez Bankası (Fed). Doların değer kaybetmesi için faiz oranlarının diğer ülkelere kıyasla düşük olması gerekiyor. Ancak enflasyonun hedeflenen seviyelerin üzerinde seyretmesi, Fed’in elini kolunu bağlıyor.

Trump yönetimi, Fed üzerindeki siyasi baskıyı artırarak faiz indirimleri için zorlayıcı bir tutum sergiliyor. Fed’in bağımsızlığına yönelik bu tehditler, piyasalardaki volatiliteyi (oynaklığı) artıran bir başka unsur. Yatırımcılar, Fed’in siyasi baskılara boyun eğerek erken faiz indirimine gitmesi durumunda enflasyonun kontrolden çıkmasından endişe ediyor.

GÜVEN KAYBI VE BELİRSİZLİK
Bu ay piyasalardan gelen veriler, yatırımcıların Trump'ın politikalarına şüpheyle yaklaştığını gösteriyor. Dolar Endeksi (DXY) son haftalarda dalgalı bir seyir izlerken, risk iştahında belirgin bir azalma var. Yatırımcılar, ABD varlıklarından çıkarak altın ve diğer para birimleri gibi güvenli limanlara yöneliyor.