istanbul-ticaret-gazetesi
istanbul-ticaret-gazetesi

Transatlantik gerilim derinleşiyor: AB ticari stratejilerini çeşitlendiriyor

Transatlantik ilişkilerde artan gerilim, Avrupa Birliği’ni ticari stratejilerini çeşitlendirmeye yöneltiyor. Uzmanlara göre AB, ABD-Çin rekabetinde denge politikası izleyerek kendi ticaret alanını genişletme hedefini hızlandırmış durumda.

Giriş: 25.01.2026 - 11:43
Güncelleme: 25.01.2026 - 11:43
Transatlantik gerilim derinleşiyor: AB ticari stratejilerini çeşitlendiriyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın göreve başlamasının ardından gümrük tarifeleri üzerinden yürüttüğü ticaret politikası, Avrupa Birliği ile ABD arasındaki görüş ayrılıklarını daha görünür hale getirdi. AB ülkelerine yönelik yüksek oranlı gümrük vergileri ve Grönland konusundaki ısrar, transatlantik ilişkilerde yeni bir gerilim başlığı oluşturdu.


Bu süreçte İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu toplantılarında verilen mesajlar da dikkat çekti. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, “Bazı kilit sektörlerde Çin’in Avrupa’ya daha fazla doğrudan yatırım yapmasına ihtiyacımız var.” açıklamasıyla, Avrupa’nın ekonomik tercihlerinin nasıl şekillenebileceğine dair tartışmaları alevlendirdi. Belçika Başbakanı Bart De Wever ise Avrupa’nın kendi teknolojik platformlarını kurması gerektiğini vurgulayarak, aksi halde ABD’nin baskısının süreceğini dile getirdi.


GRÖNLAND GERİLİMİ VE TİCARİ RİSKLER

Trump, ulusal güvenlik gerekçeleriyle Grönland’a ihtiyaç duyduklarını savunarak bu konuda acil müzakere talep ettiklerini açıkladı. Bölgenin kontrolü konusunda güç kullanmayacağını belirtse de bu açıklamalar, ABD ile AB arasındaki siyasi ve ticari uyuşmazlıkları daha görünür hale getirdi. Uzmanlara göre Grönland meselesi, ABD’nin bölgeyi yalnızca güvenlik değil aynı zamanda lojistik ve ticari üstünlük alanı olarak gördüğüne işaret ediyor.


AB-ÇİN İLİŞKİLERİNDE PRAGMATİK ARAYIŞ

ABD ile AB arasındaki ticari ayrışma, Çin’in Avrupa’daki ekonomik etkisinin artabileceği yönündeki tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı. Elektrikli araçlar, batarya teknolojileri, yenilenebilir enerji ekipmanları ve altyapı yatırımları gibi alanlarda Çin sermayesinin rolü Avrupa’da daha sık tartışılır hale geldi. ABD ile yaşanan gerilimlerin, bazı Avrupa ülkelerini Çin ile daha pragmatik ekonomik ilişkiler kurmaya yöneltebileceği değerlendiriliyor.


“AB TİCARİ İLİŞKİLERİNİ ÇEŞİTLENDİRME STRATEJİSİNE HIZ VERDİ”

Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Rahmi İncekara, yaptığı değerlendirmede, Çin ile AB arasındaki diplomatik ilişkilerin 50’nci yılının geride bırakıldığı bu dönemde ekonomik ve ticari bağların daha da güçlenebileceğini söyledi.


İncekara, 2024’te Çin’in Avrupa’nın mal ithalatında ana kaynak olmayı sürdürdüğünü, ABD ve İngiltere’nin ardından Avrupa için üçüncü büyük ihracat pazarı konumunda bulunduğunu belirtti. Hollanda’nın AB içinde Çin ürünlerinin en büyük ithalatçısı, Almanya’nın ise Çin’e en fazla ihracat yapan ülke olduğunu hatırlattı.


Trump’ın yeniden başkan olmasıyla ABD’nin agresif ticaret hamlelerini artırdığını ifade eden İncekara, “ABD’nin yüksek tarifeleri ve Çin’in kritik minerallerin ihracatını kısıtlaması, AB’yi iki yönlü baskı altına aldı. ABD tarafından engellenen Çin ihracatının Avrupa’ya yönelmesiyle Kasım 2024 ile Kasım 2025 arasında AB’de Çin mallarının payı yaklaşık yüzde 15 arttı. İtalya gibi bazı ülkelerde bu oran yüzde 25’i aşarak toplam ithalatın dörtte birine yaklaştı.” dedi.


YENİ ANLAŞMALAR VE GENİŞLEYEN TİCARET AĞI

AB’nin dünyanın en büyük tek pazarı ve 400 milyondan fazla tüketicisiyle güçlü bir cazibe merkezi olduğunu vurgulayan İncekara, birlik içinde denge arayışının sürdüğünü belirtti. İncekara, “Sonuç olarak AB, ticari ilişkilerini çeşitlendirme stratejisine hız verdi ve ABD-Çin rekabetinde denge politikası izleyerek kendi ticaret alanını genişletmeye yöneldi. Meksika, Endonezya ve Singapur ile anlaşmalar imzalandı, Hindistan ile görüşmeler yeniden canlandırıldı. Son adım ise Güney Amerika Ortak Pazarı MERCOSUR ile uzun yıllardır müzakere edilen serbest ticaret anlaşmasının imzalanması oldu.” ifadelerini kullandı.