tatil-sepeti

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Varank, "İpek Yolu'nu tekrar canlandırmak, ticaret yollarını güvence altına almak istiyorsak mevcut alternatifleri Türkiye'siz gerçekleştirmek mümkün değil" dedi.


 

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu üyeleri, Çin'in Shenzhen ve Dongguan kentlerini ziyaret etti.

 

Komisyon Başkanı Varank'a temaslarında, Başkan Vekili Şahin Tin, Komisyon Sözcüsü Cevahir Uzkurt, üyeler Adem Çalkın, Arslan Tatar, Yusuf Ziya Aldatmaz, Mehmet Eyüp Özkeçeci, Müzeyyen Şevkin, Ednan Arslan, Şeref Arpacı, Ömer Öcalan, Rıdvan Uz ile Türkiye’nin Guangzhou Başkonsolosu Kaan Başkurt da eşlik etti.

 

Shenzhen'de siyaset ve iş dünyası temsilcileriyle bir araya gelen heyet, şehrin Daimi Komite Üyesi ve Organizasyon Departmanı Genel Sekreteri Cheng Buyi tarafından da ağırlandı.

 

Mustafa Varank, buradaki resmi toplantıda yaptığı konuşmada, komisyonun faaliyet alanlarına ilişkin bilgi verdi. İki ülke arasındaki ticari ilişkilere değinen Varank, "Türkiye, bölgesinin en dinamik ülkelerinin başında gelmektedir. Sanayiden tarıma, turizmden taşımacılığa kadar birçok konuda kilit ülke konumundayız." diye konuştu.

 

FARKLI COĞRAFYALARIN KAPISI TÜRKİYE İLE AÇILACAK

 

Türkiye'nin farklı coğrafyalardaki ticari potansiyeline dikkati çeken Varank, şunları söyledi: "Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı Avrupa Birliği (AB) ile yaptığımız Gümrük Birliği Anlaşmamız sayesinde Avrupa pazarlarında çok rahat hareket edebiliyoruz. Bu manada Çinli şirketlerin Türkiye'de yapacağı yatırımlar onlara AB'nin kapısını açacaktır. Beraber geliştireceğimiz işbirliğiyle de AB'de ortak hareket etmek noktasında başarılı olabiliriz. Türkiye, özellikle Afrika kıtası ve Körfez bölgesinde de önemli bir konuma sahip. Rusya ve Orta Asya ile ilişkilerimizi farklı bir noktaya taşımış durumdayız. Türkiye'de var olacak Çinli şirketler buraların kapısını bizimle birlikte daha rahat açabileceklerdir."

Dünya ticaretinde güvenli yollara ihtiyaç var

 

Varank, dünya ticaretinde daha güvenli yollara ihtiyaç olduğunu belirterek, bu konuda Türkiye'nin potansiyeline işaret etti.

 

Türkiye'nin Körfez bölgesi ülkeleriyle yeni başlattığı inisiyatiflerle dünya ticaretini güvence altına alacak yeni yollar geliştirme konusunda önemli adımlar attığını vurgulayan Varank, "İpek Yolu'nu tekrar canlandırmak, ticaret yollarını güvence altına almak istiyorsak mevcut alternatifleri Türkiye'siz gerçekleştirmek mümkün değil. İki ülkenin lojistik alanında yapacağı ortak çalışmalar çok önemli." ifadelerini kullandı.

 

TÜRKİYE’YE YATIRIM ÇAĞRISI

 

Varank, Çinli firmalara yatırım çağrısı yaparak, şunları söyledi: "Çinli firmaları, Huawei örneğinde olduğu gibi Türkiye'ye yatırım yapmaya ve kazan-kazan anlayışıyla hareket etmeye davet ediyoruz. Türkiye liberal bir ekonomik sisteme sahip. Ülkemize yatırım yapan yerli veya yabancı tüm firmalar devletimizin teşvik ve desteklerinden aynı miktarda yararlanabiliyorlar. Çinli firmalar için yenilenebilir enerji, yüksek teknoloji ve otomotiv endüstrisi alanlarının tamamında Türkiye'de yatırım fırsatları var."

 

"TİCARETTE DENGEYİ GÖZETMEMİZ GEREKİYOR"

 

Türkiye ile Çin arasındaki ticaret hacmine ilişkin de değerlendirmede bulunan Varank, şöyle konuştu: "İkili ticaretimizin yükseldiğini görüyoruz. İkili ticaret gelişirken burada dengeyi de gözetmemiz gerekiyor. İthalatımızın hem şirketler hem de son tüketici açısından önemli olduğunu biliyoruz ama ülkemizin kabiliyetini de önemsiyoruz. Türkiye'den ihracatı da artıracak çalışmaları yapmalıyız, bu işleri kolaylaştırmalıyız. İş dünyamızın vizelerle ilgili yaşadığı sorunlarda bize göstereceğiniz kolaylık bizim açımızdan çok büyük fayda sağlayacaktır. İmzalayacağımız işbirliği anlaşmaları ve karşılıklı adımları önemsiyoruz."

 

SHENZHEN ENERJİ GRUBUNA ZİYARET

 

Komisyon üyeleri, Çin temaslarına Shenzhen Enerji Grubu ziyaretiyle devam etti. Burada enerji sektöründeki son teknolojik gelişmeleri yerinde görme fırsatı bulan heyet, yetkililerden bilgi aldı. İkili görüşmelerde enerji alanında karşılıklı işbirliği konularında görüş alışverişinde bulunuldu.

28 Haziran 2024 Cuma

Çin'de ekonomik büyüme ilk üç çeyrekte yıl sonu hedefinin gerisinde kalırken Merkez Bankasının (PBoC) "ekonomiye güçlü makro destek" mesajı piyasalara olumlu yansıdı.

Merkez Bankası Başkanı Pan Gongşıng, Pekin'de düzenlenen Finans Caddesi Forumu'nda bankanın politikalarında büyümeyi teşvik etmeye yönelik yapacağı düzenlemelere ilişkin değerlendirmede bulundu.

Pan, konuşmasında, Çin'deki mevcut ekonomik durumunun güçlü makro destek politikalarını uygulamayı gerektirdiğinin altını çizerek, "Merkezi hükümetin aşamalı canlandırma politikaları paketini uygulama kararı, ekonomiyi ve beklentileri istikrara kavuşturma, tüketimi teşvik etme konusundaki kararlılığını ortaya koyuyor, piyasalar da buna pozitif tepki veriyor." dedi.

Gayrimenkul sektörü ve finans piyasalarında bazı çelişkilerin ve zorlukların varlığına dikkati çeken Pan, uluslararası deneyim ve Çin'in geçmiş tecrübeleri dikkate alındığında bu alanlarda hedeflenmiş politikaların gereğine işaret etti.

Pan, PBoC'nin eylüldeki 50 baz puanlık indirimin ardından dördüncü çeyrekte banka ve kredi kuruluşları için zorunlu karşılık oranlarında 25 ila 50 baz puanlık bir indirim daha planladıklarını duyurdu.

 

PİYASALAR OLUMLU TEPKİ VERDİ

Ulusal İstatistik Bürosunun (UİB) bu sabah açıkladığı verilere göre, Çin'de Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH), üçüncü çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 4,6 artış kaydetmişti. İlk üç çeyrekteki büyüme yıllık 4,8'e ulaşırken hükümetin bu yıl için "yüzde 5 civarında" öngördüğü büyüme hedefini yakalanıp yakalanamayacağına dair kuşkuları artırmıştı.

Büyüme performansının hükümetin hedefinin altında kalmasına rağmen Çin'de piyasaların Pan'ın güçlü makro destek vurgusuna olumlu tepki verdiği gözlendi.

Açıklamaların ardından Hong Kong borsasının Hang Seng endeksi yüzde 3,7 ve Şanghay bileşik endeksi yüzde 2,9 değer kazandı.

 

ZORUNLU KARŞILIKLAR DÜŞÜRÜLECEK

Zorunlu karşılıklar bankaların ve kredi kuruluşlarının kredi olarak verdikleri miktarlara karşılık rezerv olarak tutması zorunlu olan nakit miktarını ifade ediyor. Zorunlu karşılıkların düşürülmesi, bu kuruluşların kredi olarak verebileceği daha fazla nakit varlığı piyasaya aktarabilmesini sağlıyor.

Çin Merkez Bankası, zorunlu karşılık oranlarında bu yıl 5 Şubat'ta ve 27 Eylül'de 50 baz puanlık indirimlere gitmişti. Banka, 2022 ve 2023'te de ikişer kez 25 baz puanlık indirimler yapmıştı.

Merkez Bankası Başkanı Pan Gongşıng, 24 Eylül'de düzenlediği basın toplantısında, ters repo faizinde indirimden zorunlu karşılık oranlarının azaltılmasına ve mortgage faizleri ile asgari teminat ödemlerinin düşürülmesine dek politika adımlarını duyurmuştu.

Tedbirler kapsamında zorunlu karşılık oranlarının 50 baz puan düşürüleceğini belirten Pan, ayrıca, piyasadaki likidite durumuna bağlı olarak yıl içinde zorunlu karşılık oranlarında 25 ila 50 baz puanlık ilave indirime gidebileceklerini de vurgulamıştı.

18 Ekim 2024 Cuma

Avrupalı şirketler, durgun ekonomik görünüm ortamında işten çıkarmalarda yılın ikinci yarısında da hız kesmedi.

Avrupa'da, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın ekonomiler üzerindeki etkilerinin sürmesinin yanı sıra zayıf ekonomik veriler, Almanya'daki yapısal sorunlar ve yüksek enflasyona karşı uygulanan sıkı para politikası nedeniyle tüketici talebinin zayıflamasına bağlı olarak, maliyetlerin düşürülmesi amacıyla işten çıkarma kararları alınıyor.

Salgın öncesine göre yüksek seyreden enflasyon hane halkının satın alma gücünü düşürürken, enflasyonu düşürmek için faizin artırılması da şirketlerin yatırım için kredi maliyetlerini yükseltti.

Ortaya çıkan ekonomik durgunluk, Avrupa'nın önde gelen şirketlerinin birçoğunun satış ve karında yaşadığı düşüş de şirketlerin istihdam kararlarına yansıyor.

Otomotiv, mühendislik, kimya, bankacılık, imalat, teknoloji ve petrol başta olmak üzere neredeyse tüm sektörlere yayılan işten çıkarmalar, bu yılın ikinci yarısı itibarıyla da hız kesmedi. Buna son olarak, Fransa merkezli havacılık ve uçak üretim şirketi Airbus’ın Savunma ve Uzay bölümünde 2026 ortasına kadar 2 bin 500'e kadar pozisyonu azaltma kararı eklendi.

Bu yılın temmuz başından itibaren işten çıkarma kararları alan büyük çaplı Avrupalı şirketler ve sektörlere göre dağılımı şu şekilde:

 

MÜHENDİSLİK, HAVACILIK VE SAVUNMA

İsveç merkezli batarya üreticisi Northvolt, geçen ay yaptığı açıklamada, Skelleftea bölgesindeki Northvolt Ett fabrikasındaki 1000 pozisyon dahil 1600 çalışanını işten çıkarmayı planladığını duyurdu. Şirketin açıklamasında, zorlu makroekonomik koşullar karşısında fabrikadaki üretim kapasitesinin artırılması için bazı maliyet düşürücü önlemlerin alınacağı belirtilerek, bu önlemlerin işten çıkarmalarla sonuçlanmasının beklendiği bildirildi.

Fransa merkezli havacılık ve uçak üretim şirketi Airbus bu hafta Savunma ve Uzay bölümünde 2026 ortasına kadar 2500'e kadar pozisyonu azaltma kararını açıkladı.

 

DEMİR YOLU, TELEKOM VE ÇİP

Alman demir yolu operatörü Deutsche Bahn, temmuzda, toplam istihdamının yaklaşık yüzde 9'una karşılık gelen 30 bin çalışanını işten çıkaracağını açıkladı.

İsveçli telekom operatörü Telia da bu yıl içinde yaklaşık 3 bin çalışanıyla yollarını ayıracağını bildirerek, istihdamını azaltma kararı alan diğer Avrupalı şirketler arasına katıldı.

Alman çip üreticisi Infineon ağustosta dünya çapında 1400 pozisyonu azaltacaklarını ve bu pozisyonları işçilik maliyetlerinin daha düşük olduğu ülkelere taşıyacaklarını duyurdu.

Polonya'nın en büyük yük taşıma şirketi PKP Cargo, temmuzda personelinin yüzde 30'unun işine son vermeyi planladığını açıkladı.

Finlandiya merkezli bilgi teknolojileri ve telekomünikasyon şirketi Nokia'nın da maliyetleri düşürme çabası kapsamında Avrupa'da 350 kişiyi işten çıkarmayı planladığı haberleri uluslararası medyada yer aldı. Şirketin ayrıca Çin'de de istihdamını 2 bin kişi azaltmayı planlıyor.

 

BANKACILIK

Norveç merkezli DNB bankası, eylülde yaptığı duyuruda 6 ay içinde tam zamanlı 500 çalışanının işine son vereceğini bildirdi.

İtalyan banka UniCredit, 17 Ekim'de işçi sendikasıyla 1000 kişinin gönüllü şekilde işten çıkarılması ve 500 yeni istihdam oluşturulması konusunda anlaşmaya vardığını açıkladı.

 

PERAKENDE VE TÜKETİM MALLARI

Ev aletleri üreticisi Dyson, temmuzda küresel yeniden yapılanma planı kapsamında İngiltere'de yaklaşık 1000 kişiyi işten çıkarma kararı aldı.

Tüketim ürünleri şirketi Unilever de temmuzda 2025 sonuna kadar Avrupa'daki tüm ofis pozisyonlarını üçte bir azaltmayı planladığını duyurdu.

 

ENERJİ, İLAÇ, MEDYA VE DİĞER SEKTÖRLER

Enerji şirketi Shell'in petrol ve doğal gaz arama alanındaki istihdamını yüzde 20 azaltmayı planladığına ilişkin haberler uluslararası medyaya yansıdı.

İlaç üreticisi Indivior, temmuzda 130 kişiyi işten çıkaracağını duyururken, Norveçli gübre üreticisi bu hafta yaptığı açıklamada Belçika'daki tesisinde planlanan üretim değişikliklerinin yaklaşık 115 çalışanın işten çıkarılmasıyla sonuçlanabileceğini açıkladı.

Finlandiyalı orman ürünleri grubu da geçen hafta Fibres Finland tesisinde yaklaşık 110 çalışanıyla yollarını ayırabileceğini bildirdi. Şirket ağustosta Almanya'daki fabrikasının kapanmasıyla 338 kişinin, biokompozit tesisinin kapatılmasıyla da Finlandiya ve Almanya'da 59 kişinin işten çıkarılacağını açıklamıştı.

İsviçreli medya şirketi Tamedia ağustosta iki matbaasını kapatacağını ve yaklaşık 300 çalışanının işine son vereceğini duyurdu.

İngiliz medya devi BBC bu hafta 155 kişinin işten çıkarılacağını açıkladı. Yılda 700 milyon sterlin tasarruf sağlama planı kapsamında pozisyonlarını azaltmaya karar veren BBC'nin, söz konusu işten çıkarmalarla maliyetini 24 milyon sterlin düşüreceği bildirildi. 

İngiliz Premier Lig kulübü Manchester United'ın da kulüp çapında bir işten çıkarma programının parçası olarak yaklaşık 250 kişiyi işten çıkarmayı planladığına yönelik haberler medyada yer aldı.

18 Ekim 2024 Cuma