tatil-sepeti

Türkiye'de ormanların bakımı, gençleştirilmesi ve rehabilitasyonu amacıyla geçen yıl 870 bin hektarlık alanda çalışma yapıldı ve bu çalışmalar için 1 milyar 430 milyon 768 bin lira harcandı.


 

Orman Genel Müdürlüğü verilerinden yaptığı derlemeye göre, ülkedeki orman varlığı, bakım, rehabilitasyon ve ağaçlandırma çalışmalarıyla her yıl düzenli olarak artıyor.

 

Yürütülen çalışmalarla, 1973 yılında 20 milyon 199 bin 296 hektar olan orman varlığı, 2012'de 21 milyon 678 bin, 2015'te 22 milyon 342 bin ve 2020'de 22 milyon 933 bin hektara yükseldi.

 

Orman varlığı, 2022'de 23 milyon 245 bin hektara, geçen yıl sonunda da 118 bin hektar artışla 23 milyon 363 bin 71 hektara ulaştı.

 

Normal orman alanları 13 milyon 708 bin 972 hektarla orman varlığının yüzde 58,68'ini oluştururken, ağaçların seyrek olduğu boşluklu ormanlar ise 9 milyon 654 bin 99 hektarlık alanı kaplıyor.

 

BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU "KORU"LARDAN OLUŞUYOR

 

Orman varlığının yüzde 95,74’ünü korular, yüzde 4,26’sını ise “baltalık” diye tabir edilen kesim amaçlı ağaçlar oluşturuyor.

 

Orman alanlarında, “ağaç serveti” olarak tanımlanan çapı 8 santimetreden büyük gövdeli ağaçların dağılımı ve hacimleri de önem taşıyor. Türkiye’de 1973-2023 döneminde ormanların dikili ağaç servetinin yıllık artım (büyüme) miktarı 1,77 milyar metreküp oldu.

 

Ormancılık uygulamaları, ağaçların yaşını ve artımlarını da etkiledi. Ormanlardaki yıllık ağaç artım miktarı 1973 yılında 28 milyon metreküp iken, geçen yıl 50,1 milyon metreküpe çıktı.

 

55 HEKTAR MADEN SAHASINDA REHABİLİTASYON ÇALIŞMASI YAPILDI

 

Türkiye'deki ormanların sağlığı ve devamlılığı için Orman Genel Müdürlüğü tarafından bakım, gençleştirme ve rehabilitasyon faaliyetleri de yürütülüyor. Bakım faaliyetleri kapsamında geçen yıl 8 bin 864 hektarı budama olmak üzere 768 bin 757 hektar alanda çalışma yapıldı.

 

Söz konusu alanlarda, gençlik ve sıklık bakımı, budama, koruya tahvil (baltalıkların koruya dönüştürülmesi), endüstriyel ve kültür bakımı gibi çalışmalar yürütüldü. Bu çalışmalar için geçen yıl 742 milyon 135 bin lira harcandı.

 

Ormanların devamlılığı için 34 bin 603 hektarda doğal gençleştirme ve 15 bin 739 hektarda yapay (insan destekli) gençleştirme çalışması tamamlandı.

 

Doğal ve yapay gençleştirme çalışmaları için 650 milyon 620 bin lira harcandı.

 

Rehabilitasyon için de 55 hektarı maden sahaları olmak üzere 50 bin 896 hektarlık alanda 38 milyon 13 bin liralık çalışma yapıldı.

 

Böylece söz konusu alanların bakımı, gençleştirilmesi ve rehabilitasyonu için yaklaşık 870 bin hektarlık alanda yürütülen çalışmalara 1 milyar 430 milyon 768 bin lira harcandı.

 

AĞAÇLANDIRMADA KÖYLERE HİBE

Ağaçlandırma projeleri için 70 bin 59 hektarlık alanda etüt-proje çalışması yürütüldü. Ayrıca 5 bin 591 hektarı endüstriyel ağaçlandırma olmak üzere 15 bin 195 hektar alanda ağaçlandırma tesisi (ağaçlandırma alanı belirlenmesi) ve 114 bin 708 hektarlık alanda arazi bakım çalışması yapıldı.

 

Fidan üretim çalışmalarına da yoğunlaşan Genel Müdürlük, geçen yıl 132 milyon 795 bin fidan üretti ve 128 milyon 500 bin fidana da bakım yaptı. Başta karaçam, sarıçam, kızılçam, doğu kayını, mahlep, iğde, meşe, badem gibi türler olmak üzere ibreli ve yapraklı orman ağacı türleri ve süs bitkilerinden 118 ton tohum üretildi.

 

Fidanlıklardaki kapasitenin iyileştirilmesi için makine-teçhizat ve ekipman alımı ile bakım-onarım çalışması kapsamında 195 milyon 755 bin 267 liralık kaynak kullanıldı.

 

Okullara, üniversitelere, askeri birliklere, belediyelere, kamu kurum ve kuruluşları ile vatandaşlara 14 milyon 465 bin 310 adet bedelsiz fidan dağıtıldı.

23 Mart 2024 Cumartesi

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bayram tatilinde Türkiye'nin tarih ve kültür hazinelerini keşfetmek isteyen 1 milyon 784 bin 233 kişinin Bakanlığa bağlı müze ve ören yerlerini ziyaret ettiğini bildirdi.


Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Türkiye'nin tarih ve kültür mirasına büyük ilgi gösterildiğini belirterek, "Bayram tatilinde Türkiye'nin tarih ve kültür hazinelerini keşfetmek isteyen 1 milyon 784 bin 233 kişi, Bakanlığımıza bağlı müze ve ören yerlerini ziyaret etti." bilgisini paylaştı.


En çok ziyaret edilen yerin ise Mevlana Müzesi olduğunu belirten Ersoy, Mevlana Müzesi'ni sırayla İzmir Efes Örenyeri, Denizli Hierapolis (Pamukkale) Örenyeri, Nevşehir Zelve-Paşabağlar Örenyeri, Nevşehir Göreme Örenyeri'nin takip ettiğini kaydetti.


Ersoy, "Geçmişimizi korumak ve gelecek nesillere aktarmak adına verdikleri bu çok kıymetli destekten dolayı vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum." ifadesini kullandı.

15 Nisan 2024 Pazartesi

İstanbul Ticaret Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Rıdvan Şentürk’ün ‘Avangart Sinema ve Resim’ isimli kitabı okuyucuyla buluştu.

Eserde ana-akım sinemanın dönüşüm sürecinde etkileri olan ilk avangart hareketlerden empresyonist, ekspresyonist, dadaist ve sürrealist film örnekleri, dönemin şartları içerisinde sorgulanıp ele alınıyor.

 

İstanbul Ticaret Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Rıdvan Şentürk’ün kaleme aldığı ‘Avangart Sinema ve Resim’ eserinde, avangart sinema akımlarına dair geniş bir çerçeve sunuluyor. Kitap, ülkemizde avangart sinema tartışmalarının sanat camiası ve iletişim fakültelerinde yeterince kendisine yer bulamadığı gerçeğinden hareketle, avangart akımların anlaşılmasına imkan sağlarken, avangart kavramının niteliklerine ilişkin de köklü bir perspektif sunuyor.

 

1000 YIL ÖNCESİNE SELAM

 

Prof. Dr. Şentürk, kitapla ilgili sosyal medyada yaptığı paylaşımda, Uzam Yayınları tarafından 1000 yıl sonra Arapça’dan Türkçe’ye ilk kez tercüme edilen Kitab’ul Menazir (Optik) kitabına atıfta bulunarak ‘Nasıl da örüyor kader ağlarını! Yaşadığımız hayat boyunca yüzleştiğimiz insanlar ve gerçekler, özgür ve şerefli bir yolculuğun modellerine değil, hiçliğin ve ölümün maskelerine dönüşürken, iki kitap aynı zaman diliminde ve Uzam Yayınevi’nde buluşuyor’ diyor. 

 

AVANGART, ANLAMANIN ANAHTARI

 

‘Avangart Sinema ve Resim’ isimli eserde, bir araç olan filmin ne olduğu, nasıl olması gerektiği sorusundan hareket eden avangart anlayışların yeterince tartışılmadan, sinema tarihinin, dönemlerinin, akımların ve anlatım yapılarının anlaşılamayacağı vurgulanıyor. Bu çerçevede kitapta ana-akım sinemanın dönüşüm sürecinde etkileri olan ilk avangart hareketlerden empresyonist, ekspresyonist, dadaist ve sürrealist film örnekleri, dönemin şartları içerisinde sorgulanıp ele alınıyor. Eser, ayrıca sinemanın gerçeklikle kurduğu ontolojik, etik-estetik ve epistemolojik ilişkinin gelişme sürecinde nasıl dönüştüğünü sorguluyor. Kitapta avangart hareketlerin karakteristik özellikleri verildikten sonra geleneksellik, avangart hareketler ve gerçeklik sorununa dair bir makale okuru karşılıyor. Sonrasında yer alan ‘Modernleşme Süreci ve Romantik Bunalım Kültürü’ başlıklı denemenin ardından avangart hareketlere dair genel bir çerçeve sunuluyor. Günümüzdeki durumun aktarılmasının ardından film incelemelerine geçiliyor. Eserin sonunda ise ‘Günümüzde Sinema, Sanat ve Transformasyon’ başlıklı makale okuru karşılıyor.

 

SİNEMADA BAŞYAPIT

 

Modern fen bilimlerinin, dolayısıyla da ışığa hükmetme sanatı olarak adlandırılabilecek sinemanın babası kabul edilen İbnü’l-Heysem, 10-11. yüzyıllarda yaşayan ve modern optiğin babası sayılan fizik, matematik ve astronomi alimi. İbn-i Heysem’in optik alanında en önemli eserlerinden biri olan Kitab-ül Menazır ile modern optiğin temellerini attı. Kitab-ul Menazır, optik ile ilgilenen Avrupalı bilim insanlarının da yaklaşık 17. yüzyıla kadar yararlandığı başyapıtlar arasında yer alıyor. Heysem’in ışınların kırılması ve yansıması konusunda ortaya koyduğu deneyler sonucunda ürettiği bilgi, sonraki yaklaşık 500 yıl boyunca aşılamadı.


Başkonsolos, Kazak öğrencileri yalnız bırakmadı

 

Kazakistan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Nuriddin Amankul, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde Kazakistan vatandaşı öğrencilerle buluştu. Sütlüce Yerleşkesi’nde gerçekleşen toplantı, üniversitede eğitim gören 74 öğrenci ve diğer üniversitelerdeki Kazakistanlı öğrencilerin birbirleriyle kaynaşmaları için düzenlendi. Amankul, toplantıda bugüne kadar Kazakistanlı öğrenciler için düzenledikleri toplantıları, etkinlikleri anlattı ve öğrencilerin aralarında dayanışma grupları kurmalarını istedi. Başkonsolos Amankul, Türkiye’ye üniversite eğitimi için gelen bazı Kazakistanlıların, kayıtta sorun yaşamamak için aracı kurumları tercih ettiklerini, ancak bu konuda mağduriyet yaşadıklarını söyledi. Amankul, “Kazakistan’dan İstanbul Ticaret Üniversitesi’ne eğitim için gelmek isteyen öğrencilerin aracı kurumlardan destek almalarına gerek yok. İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin web sitesinden başvuru yapmaları yeterli olacak” dedi. Toplantıda Kazakistanlı öğrenciler, şikayetlerini ve önerilerini de dile getirdi. 

15 Nisan 2024 Pazartesi