Almanya'da iflas eden orta ve büyük ölçekli şirketlerin sayısının enflasyon, zayıflayan talep artan maliyetler ve faiz oranlarıyla bu yılın ilk yarısında 2023’ün aynı dönemine göre yüzde 41 arttığı bildirildi.


 

Alman ekonomi gazetesi Handelsblatt'ın şirketlere yeniden yapılandırma hizmeti sağlayan Falkensteg verilerine dayandırdığı haberine göre, 2024'ün ocak-haziran döneminde yıllık cirosu 10 milyon avronun üzerinde olan 162 şirket iflas başvurusunda bulundu.

 

Böylece, iflas eden orta ve büyük ölçekli şirketlerin sayısı 2023’ün aynı dönemine kıyasla yüzde 41 arttı.

 

Söz konusu iflasların yeniden yapılandırma uzmanlarının yılın başında bekledikleri yüzde 30'luk artışı önemli ölçüde aşması dikkati çekti.

 

Yılın ilk yarısında iflas eden şirketler arasında Münih merkezli Avrupa'nın üçüncü büyük tur operatörü FTI, büyük mağaza zinciri Galeria ve moda şirketi Esprit gibi önde gelen isimler de yer alıyor.

 

Emlak şirketleri, otomotiv tedarikçileri ve makine mühendisliği şirketleri iflaslardan özellikle etkilendi.

 

Avrupa'nın en büyük ekonomisine sahip Almanya’da artan iflasların nedenleri arasında Kovid-19 salgının etkileri enflasyon, artan enerji ve malzeme maliyetleri ve zayıflayan talep gösterildi.

 

Küresel krizler, zayıf ekonomik beklentiler ve yüksek faiz oranlarının yeniden yapılandırma ve zor durumdaki şirketlere yatırım yapmayı giderek daha cazip hale getirdiği belirtiliyor.

 

Habere göre ayrıca Almanya’da sadece daha fazla iflas yaşanmıyor, zor durumdaki şirketlerin kendilerini başarılı bir şekilde yeniden yapılandırma şansları da giderek azalıyor.

 

İflas davası açıldıktan sonra faaliyetlerini durdurmak zorunda kalıyor.

 

Öte yandan, kredi kuruluşu Creditreform da yılın ilk yarısında ülkede yaklaşık 11 bin iflas vakası kaydedildiğini böylece iflasların son on yılın en yüksek seviyesine ulaştığını açıkladı.

 

ALMAN EKONOMİSİ KIRILGANLIĞINI KORUYOR

 

Alman ekonomisi, 2 yıllık durgunluk döneminin ardından yılın ilk çeyreğinde yüzde 0,2 büyüme kaydederek teknik resesyona girmekten kıl payı kurtulmuştu. Alman ekonomisi, özellikle bölgedeki diğer ülkelere oranla daha büyük bir rol oynayan imalat sektöründeki kalıcı zayıflık nedeniyle kırılganlığını koruyor.

 

Alman hükümeti, 2024 için daha önce yüzde 0,2 olarak açıklanan resmi büyüme beklentisini, 24 Nisan'da "hafif konjonktürel iyileşme işaretleri"yle revize ederek yüzde 0,3'e yükseltmişti.

09 Temmuz 2024 Salı

Rus hükümeti, ülkedeki ihracatçı şirketlere yönelik döviz gelirlerinin yüzde 60’ını satma zorunluluğunu hafifletti.


 


Rus hükümetinden yapılan yazılı açıklamada, belirli ihracatçı şirketlerin döviz gelirlerinin yüzde 60’ını satma zorunluluğu bulunduğu anımsatıldı.


Bu oranın yüzde 40'a düşürülmesine karar verildiğine işaret edilen açıklamada, "Karar, ulusal döviz kurunun istikrara kavuşturulması ve yeterli düzeyde döviz likiditesi sağlanması dikkate alınarak alındı." ifadesi kullanıldı.


Rusya'da rublenin istikrara kavuşturulması için 2023'te enerji, metalürji, kimya ve tarım sektörlerinden bazı ihracatçı şirketlere döviz satma zorunluluğu getirilmişti.



Rus hükümeti, ülkedeki ihracatçı şirketlere yönelik döviz gelirlerinin yüzde 80'ini satma zorunluluğunu 21 Haziran’da yüzde 60’a düşürmüştü.

13 Temmuz 2024 Cumartesi

Uluslararası Para Fonu (IMF), gelişmekte olan piyasalara sermaye akışlarının geçen yıl, 2022'de yaşanan düşük seviyelerden biraz toparlandığını, Çin hariç gelişmekte olan piyasalara net sermaye girişlerinin 110 milyar dolara çıktığını belirtti.


 

Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) yayımladığı "Dengesizlikler Azalıyor" başlıklı Dış Sektör Raporu'nda, 2023 verilerine göre dünyanın en büyük 30 ekonomisinin dış sektör değerlendirmesi yapıldı.

 

Raporda, geçen yıl önemli gelişmiş ekonomilerdeki sıkı para politikası koşullarının devam etmesiyle, ABD dolarının 2023'te ve 2024'ün başlarında tarihi standartlara göre güçlü kaldığına işaret edilerek, diğer rezerv para birimi hareketlerinin karışık olduğu belirtildi.

 

Gelişmekte olan piyasalara net sermaye girişlerinin geçen yıl, 2022'de yaşanan düşük seviyelerden biraz toparlandığı kaydedilen raporda, Çin hariç gelişmekte olan piyasalara net sermaye girişinin 110 milyar dolara yükseldiği ve bunun 2018'den bu yana en yüksek seviye olduğu aktarıldı.

 

Raporda, küresel parasal sıkılaştırma döneminde beklendiği gibi gelişmekte olan piyasalara daha oynak net portföy girişlerinde düşüş görüldüğü ancak doğrudan yabancı yatırım net girişlerinin daha istikrarlı olduğu ifade edildi.

 

"ÇOĞU GELİŞMEKTE OLAN PİYASA KÜRESEL SIKILAŞMANIN ORTASINDA DAYANIKLILIK GÖSTERDİ"

 

Çin'den 2022-2023 döneminde net sermaye çıkışları görüldüğüne dikkati çekilen raporda, bu durumun çok uluslu şirketlerin kazançlarını geri götürmesi ve jeoekonomik değişimlerle ilişkili olabileceği belirtildi.

 

Raporda, çoğu gelişmekte olan piyasanın küresel parasal sıkılaşmanın ortasında dayanıklılık gösterdiği vurgulanarak, bunun kısmen daha güçlü temellerden kaynaklandığı, birçok ülkenin artık daha sağlam mali, parasal ve finansal politika çerçevelerinden, politikaların ve araçların daha etkili uygulanmasından faydalandığı kaydedildi.

 

Küresel brüt sermaye girişlerinin 2022-2023 döneminde 2017-2019 dönemine kıyasla küresel gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 5,8'inden yüzde 4,4'üne gerilediği ifade edilen raporda, bunun sermaye akışlarındaki genel bir yavaşlamayı yansıttığını bildirildi.

 

Raporda, ABD'nin, küresel brüt girişleri payının yüzde 23'ten yüzde 41'e yükseldiğine dikkati çekilerek, Çin'e giden ve Çin'den gelen küresel brüt akışların ise önemli ölçüde düştüğü aktarıldı.

 

Bu durumun artan finansal parçalanmanın kanıtı olabileceğine işaret edilen raporda, aynı zamanda küresel akışlardaki payı önemli ölçüde azalan finans merkezlerindeki büyük çok uluslu şirketler tarafından bazı vergi veya düzenleyici stratejilerin geri çekilmesini de yansıtabileceği belirtildi.

12 Temmuz 2024 Cuma