Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, aralarında Fransa, İtalya, Polonya ve Belçika'nın da yer aldığı 7 üye ülkeye yüksek bütçe açıkları nedeniyle disiplin süreci başlatmaya hazırlanıyor.


 

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, üye ülkelerin ekonomik durumlarına ilişkin yapılan değerlendirme sonrasında, aşırı bütçe açığı bulunduğu belirlenen üye ülkelere yönelik kararların AB Konseyine gönderildiğini açıkladı.

 

AB Komisyonunun söz konusu çalışmayı Birlik mali kuralları çerçevesinde yaptığı anımsatılan açıklamada, Belçika, Fransa, İtalya, Macaristan, Malta, Polonya ve Slovakya'da aşırı bütçe açığı varlığını tespit eden kararların onay için AB Konseyine sunulduğu kaydedildi.

 

Açıklamada, yasal sürecin AB Konseyinin 7 ülkede aşırı bütçe açığı bulunduğu kararını alması durumunda ilerleyeceği ifade edildi.

 

AB mali kuralları, üye ülkelerin kamu açık ve borçlarını sınırlandırıyor. Normal şartlarda üye ülkelerin bütçe açıklarının GSYH'nin yüzde 3'ünü, kamu borçlarının GSYH'nin yüzde 60'ını geçmemesi gerekiyor.

 

Bu sınırlar aşıldığında uygulanacak tedbirlerin AB Komisyonuna bildirilmesi ve etkin mücadelenin yapılması gerekiyor. Ancak AB ülkelerinin önemli bir kısmı mali kurallara uymuyor.

 

Disiplin prosedürü, aşırı açık veren ülkelerin maliye politikalarını sıkılaştırmalarını amaçlıyor.

 

Mali kurallara uymayan ülkeler disiplin sürecinin sonunda para cezasına çarptırılabiliyor.

 

AB üyesi ülkeler, 2020'de Kovid-19 salgını nedeniyle söz konusu kuralları askıya alma kararı almış, bu uygulama, Rusya-Ukrayna Savaşı ve yaşanan enerji ve enflasyon kriziyle de devam etmişti.

 

Son verilere göre, bütçe açığının en yüksek olduğu AB ülkeleri ise yüzde 7,4 ile İtalya, yüzde 6,7 ile Macaristan, yüzde 6,6 ile Romanya, yüzde 5,5 ile Fransa, yüzde 5,1 ile Polonya, yüzde 4,9 ile Malta ve Slovakya, yüzde 4,4 ile Belçika olarak sıralanıyor.

09 Temmuz 2024 Salı

Rus hükümeti, ülkedeki ihracatçı şirketlere yönelik döviz gelirlerinin yüzde 60’ını satma zorunluluğunu hafifletti.


 


Rus hükümetinden yapılan yazılı açıklamada, belirli ihracatçı şirketlerin döviz gelirlerinin yüzde 60’ını satma zorunluluğu bulunduğu anımsatıldı.


Bu oranın yüzde 40'a düşürülmesine karar verildiğine işaret edilen açıklamada, "Karar, ulusal döviz kurunun istikrara kavuşturulması ve yeterli düzeyde döviz likiditesi sağlanması dikkate alınarak alındı." ifadesi kullanıldı.


Rusya'da rublenin istikrara kavuşturulması için 2023'te enerji, metalürji, kimya ve tarım sektörlerinden bazı ihracatçı şirketlere döviz satma zorunluluğu getirilmişti.



Rus hükümeti, ülkedeki ihracatçı şirketlere yönelik döviz gelirlerinin yüzde 80'ini satma zorunluluğunu 21 Haziran’da yüzde 60’a düşürmüştü.

13 Temmuz 2024 Cumartesi

Uluslararası Para Fonu (IMF), gelişmekte olan piyasalara sermaye akışlarının geçen yıl, 2022'de yaşanan düşük seviyelerden biraz toparlandığını, Çin hariç gelişmekte olan piyasalara net sermaye girişlerinin 110 milyar dolara çıktığını belirtti.


 

Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) yayımladığı "Dengesizlikler Azalıyor" başlıklı Dış Sektör Raporu'nda, 2023 verilerine göre dünyanın en büyük 30 ekonomisinin dış sektör değerlendirmesi yapıldı.

 

Raporda, geçen yıl önemli gelişmiş ekonomilerdeki sıkı para politikası koşullarının devam etmesiyle, ABD dolarının 2023'te ve 2024'ün başlarında tarihi standartlara göre güçlü kaldığına işaret edilerek, diğer rezerv para birimi hareketlerinin karışık olduğu belirtildi.

 

Gelişmekte olan piyasalara net sermaye girişlerinin geçen yıl, 2022'de yaşanan düşük seviyelerden biraz toparlandığı kaydedilen raporda, Çin hariç gelişmekte olan piyasalara net sermaye girişinin 110 milyar dolara yükseldiği ve bunun 2018'den bu yana en yüksek seviye olduğu aktarıldı.

 

Raporda, küresel parasal sıkılaştırma döneminde beklendiği gibi gelişmekte olan piyasalara daha oynak net portföy girişlerinde düşüş görüldüğü ancak doğrudan yabancı yatırım net girişlerinin daha istikrarlı olduğu ifade edildi.

 

"ÇOĞU GELİŞMEKTE OLAN PİYASA KÜRESEL SIKILAŞMANIN ORTASINDA DAYANIKLILIK GÖSTERDİ"

 

Çin'den 2022-2023 döneminde net sermaye çıkışları görüldüğüne dikkati çekilen raporda, bu durumun çok uluslu şirketlerin kazançlarını geri götürmesi ve jeoekonomik değişimlerle ilişkili olabileceği belirtildi.

 

Raporda, çoğu gelişmekte olan piyasanın küresel parasal sıkılaşmanın ortasında dayanıklılık gösterdiği vurgulanarak, bunun kısmen daha güçlü temellerden kaynaklandığı, birçok ülkenin artık daha sağlam mali, parasal ve finansal politika çerçevelerinden, politikaların ve araçların daha etkili uygulanmasından faydalandığı kaydedildi.

 

Küresel brüt sermaye girişlerinin 2022-2023 döneminde 2017-2019 dönemine kıyasla küresel gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 5,8'inden yüzde 4,4'üne gerilediği ifade edilen raporda, bunun sermaye akışlarındaki genel bir yavaşlamayı yansıttığını bildirildi.

 

Raporda, ABD'nin, küresel brüt girişleri payının yüzde 23'ten yüzde 41'e yükseldiğine dikkati çekilerek, Çin'e giden ve Çin'den gelen küresel brüt akışların ise önemli ölçüde düştüğü aktarıldı.

 

Bu durumun artan finansal parçalanmanın kanıtı olabileceğine işaret edilen raporda, aynı zamanda küresel akışlardaki payı önemli ölçüde azalan finans merkezlerindeki büyük çok uluslu şirketler tarafından bazı vergi veya düzenleyici stratejilerin geri çekilmesini de yansıtabileceği belirtildi.

12 Temmuz 2024 Cuma