Teknoloji üretenlere Vecihi Hürkuş ödülü
Teknopark İstanbul’da teknoloji üreten firmalar Vecihi Hürkuş Teknoloji Ödülleri ile taçlandırıldı. Törende Türkiye’nin patent, Ar-Ge, ihracat ve yüksek teknoloji alanındaki büyümesi öne çıkarken, başarılı firmalara yaklaşık 13 milyon liralık teşvik ve destek sağlandı.

Türkiye’nin inovasyon ve yüksek teknoloji merkezi Teknopark İstanbul’un; teknoloji, Ar-Ge, girişimcilik ve inovasyon ekosisteminde değer üreten çalışmaları görünür kılmak amacıyla düzenlediği Teknopark İstanbul Teknoloji Ödülleri, bu yıl Türk havacılık tarihinin efsanevi isimlerinden Vecihi Hürkuş adıyla sahiplerini buldu.
Teknopark İstanbul Turgut Özal Etkinlik Merkezi’ndeki törene, Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, İTO Başkanı Şekib Avdagiç, TSK Güçlendirme Vakfı Genel Müdürü Bilal Topçu, Teknopark İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Abdurrahman Akyol, İTO Meclis Üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı.
TEKNOLOJİ YARIŞINDA YÜKSELİŞ
Törende konuşan Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Türkiye’nin teknoloji üretme kapasitesinde önemli mesafe aldığını söyledi. Geçmişte Vecihi Hürkuş gibi öncü isimlerin bireysel gayretlerle mücadele verdiğini belirten Görgün, bugün bu yolculuğun güçlü kurumlar, yetişmiş insan kaynağı ve gelişen sanayi altyapısıyla sürdürüldüğünü ifade etti. Görgün, “HÜRKUŞ, HÜRJET ve KAAN’da gördüğümüz mühendislik iradesi, bu tarihsel yürüyüşün bugünkü karşılığıdır. Teknolojiyi yalnızca kullanan değil, tasarlayan, geliştiren, üreten ve dünyaya ihraç eden bir Türkiye inşa ediyoruz” dedi.

PATENTTE 16. SIRADAYIZ
Türkiye’nin 2000 yılında 71 uluslararası patent başvurusuyla dünyada 36’ncı sırada olduğunu hatırlatan Görgün, bugün 2 binin üzerinde başvuruyla 16’ncı sıraya yükseldiğini söyledi. Patent başvuru sayısının yaklaşık 30 kat arttığını kaydeden Görgün, “Türkiye artık teknoloji yarışını uzaktan takip eden bir ülke değil. Kendi fikri mülkiyetini üretiyor, kendi teknolojisini geliştiriyor ve küresel rekabette daha güçlü bir konum kazanıyor” diye konuştu.
AR-GE’YE 20 MİLYAR DOLAR
Ar-Ge yatırımlarındaki büyümeye de dikkat çeken Görgün, Türkiye’nin 2002 yılında 1.2 milyar dolar seviyesinde olan Ar-Ge harcamalarının 16.5 kat artarak yaklaşık 20 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Ar-Ge harcamalarının milli gelir içindeki payının binde 5’ten yüzde 1.46’ya yükseldiğini belirten Görgün, Türkiye’nin 2002-2023 döneminde satın alma gücü paritesine göre Ar-Ge harcamalarını en fazla artıran OECD üyesi ve gözlemci ülkeler arasında ikinci sıraya çıktığını söyledi.
1.5 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT
Teknopark İstanbul’un bu dönüşümün en güçlü merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Görgün, kampüste 630’un üzerinde firma, 280’i aşkın kuluçka girişimi, 11 binin üzerinde mühendis ve çalışanın faaliyet gösterdiğini kaydetti. Bugüne kadar yaklaşık 430 kuluçka firmasının mezun edildiğini belirten Görgün, “Burada geliştirilen teknolojiler yalnızca laboratuvarlarda kalmıyor; ürüne, yatırıma ve ihracata dönüşüyor. Teknopark İstanbul, kurulduğu günden bu yana 1.5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi” dedi.
STRATEJİK TEKNOLOJİLER
Ana yükleniciler, KOBİ’ler, girişimler ve üniversiteler arasındaki işbirliğinin güçlendirileceğini söyleyen Görgün, “Amacımız daha fazla özgün teknoloji geliştirmek, daha fazla fikri mülkiyet üretmek ve Türkiye’nin stratejik alanlardaki kabiliyetlerini artırarak dünya teknoloji ligindeki yerini daha ileri taşımak” dedi.
YENİ HEDEFLER İÇİN TEŞVİK
Teknopark İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Abdurrahman Akyol ise geliştirilen her teknolojinin arkasında uzun bir Ar-Ge süreci, güçlü işbirlikleri ve büyük emek bulunduğunu söyledi. Akyol, şöyle konuştu: “Bu ödüller, firmalarımızın ortaya koyduğu emeğin bir karşılığı ve yeni hedefler için güçlü bir teşviktir. Ödül alan çalışmaların yeni ortaklıklara kapı açmasını temenni ediyorum.”

TEKNOLOJİ REFAH DEMEK
İTO Başkanı Şekib Avdagiç, teknoloji ile kalkınmanın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirterek, ileri teknoloji üretiminin sanayi ve refahı daha üst seviyelere taşıdığını söyledi. Teknolojinin refah demek olduğunu vurgulayan Avdagiç, “Refah demek, ekonomik bağımsızlığı kalıcı kılmak demek. Refah demek, 86 milyon insanın mutluluğunu ve hayat standardını en üst noktaya çıkarmak demektir” diye konuştu.
Teknoloji ödüllerinin Türkiye’nin teknoloji üreten ve bilime yön veren kimliğine katkı sunduğunu belirten Avdagiç, “Ödül alan girişimci ve firmalar, meşhur ‘Türk gibi güçlü’ sözünün yeni versiyonunu kendi alanlarında dünyaya kabul ettirdi. ‘Türk gibi girişimci’ ve ‘Türk gibi yenilikçi’ gibi sözleri de dünyaya öğretti” dedi.
