Süre uzadıkça petrolün faturası büyür
ABD ile İran arasındaki gerilimin yeniden yükselmesi ve Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin yavaşlaması enerji piyasalarında arz güvenliği endişelerini artırdı. Küresel petrol tüketiminin yaklaşık beşte birinin geçtiği boğazdaki aksama, Brent petrolün yönünü belirleyen temel risk haline geldi. Hürmüz Boğazı’ndaki aksamanın süresi petrol fiyatlarında oluşabilecek tablonun da çerçevesini çiziyor. Uzmanlara göre geçişlerin 1 aylık aksama yaratması petrolü 95-110 dolara, 2 aylık aksama ise 110-130 dolar aralığına taşıyabilir. Diplomasi ihtimali de fiyatlarda üst sınırı belirliyor.

Orta Doğu’da çatışmaların etkisiyle birlikte jeopolitik tansiyonun yeniden yükselmesi, enerji piyasalarında arz güvenliği endişelerini artırdı. Hafta başında 90 dolar bandını gören Brent petrol fiyatı, taraflar arasında diplomasi masasının yeniden kurulabileceğine ilişkin beklentilerle dalgalı seyre yöneldi.
Petrolün son dönemde her iki yöne de hızlı hareket etmesi, piyasanın askeri ve diplomatik gelişmelere ne kadar duyarlı hale geldiğini ortaya koyuyor. Çatışmaların genişlemesi, enerji tesislerinin hedef alınması veya Hürmüz’de geçişlerin daha da azalması, fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı artıran gelişmeler oldu. Buna karşılık tarafların yeniden müzakere masasına oturması ve güvenli geçiş konusunda uzlaşılması, jeopolitik risk priminin bir bölümünün çözülmesini sağlayabilir.
TANKER TRAFİĞİ YAVAŞLADI
Fiyatlardaki hareketlilikte yalnızca petrol üretim tesislerinin zarar görmesi ihtimali değil, Hürmüz Boğazı’ndaki ticari trafiğin yavaşlaması da etkili oluyor. Son açıklanan verilere göre Hürmüz’de gemi geçişleri neredeyse durma noktasına gelirken, LNG tankerlerinin hareketindeki duraklama da bölgedeki riskin petrolün yanı sıra doğalgaz piyasasına yayılabileceği yönündeki endişeleri artırdı.
ÜRETİMİN 5’TE 1’İ HÜRMÜZ’DEN GEÇİYOR
ABD Enerji Enformasyon İdaresi verilerine göre Hürmüz Boğazı’ndan 2024 yılında günde yaklaşık 20 milyon varil petrol ve petrol ürünü taşındı. Bu miktar, küresel petrol tüketiminin yaklaşık beşte birine karşılık geliyor. Bu nedenle boğazdaki geçişlerin azalması veya tankerlerin bölgede beklemek zorunda kalması, petrol fiyatlarının yanı sıra navlun, sigorta ve teslimat maliyetlerini de doğrudan etkiliyor.
GEÇİŞ ÜCRETİ TARTIŞMASI
Hürmüz’deki belirsizliği artıran bir diğer başlık ise geçiş ve koruma ücretlerine yönelik açıklamalar oldu. ABD Başkanı Donald Trump, 13 Temmuz’da boğazdan taşınan yüklerin değeri üzerinden yüzde 20 oranında ‘koruma bedeli’ alınmasını gündeme getirdi. Trump, bir gün sonra bu plandan vazgeçtiğini açıklarken, İran tarafı da güvenli geçiş sağlayan ülkenin bunun karşılığını alabileceğini savundu.
İran’ın bazı tankerlerden sefer başına 2 milyon dolara kadar ücret talep ettiği yönündeki haberler, Hürmüz’ün ücretli ve daha sıkı kontrol edilen bir enerji koridoruna dönüşebileceği tartışmalarını beraberinde getirdi. Ancak tarafların üzerinde uzlaştığı, kapsamı ve uygulama şekli netleşmiş bir geçiş ücreti sistemi bulunmuyor.
Uluslararası Denizcilik Örgütü ise Hürmüz’den transit geçişlerin uluslararası hukuk kapsamında herhangi bir ücret veya harca tabi olmaması gerektiğini bildirdi. Uzmanlar da geçiş ücretinin tek başına petrol fiyatlarında kalıcı bir trend oluşturmasının zor olduğunu, asıl riskin boğazdaki fiili geçişlerin sınırlanması olduğunu belirtiyor.
PİYASA HABER AKIŞINA BAKIYOR
Gedik Yatırım Yatırım Danışmanlığı Müdür Yardımcısı Onurcan Bal, ABD’nin İran’a yönelik hava saldırılarını yeniden başlatması ve İran’ın misillemeleriyle birlikte mutabakatın sürdürülebilirliğinin sorgulanmaya başladığını belirterek, Hürmüz’deki geçişlerin aksamasının petrolü yeniden 80 doların üzerine taşıdığına dikkat çekti. Bal, mevcut koşullarda petrol piyasasının teknik göstergelerden çok jeopolitik gelişmelere odaklandığını söyleyerek, “Şu anda destek ve direnç seviyeleri piyasa açısından tek başına çok anlamlı değil. Petrol tamamen Hürmüz Boğazı’nın durumuna, saldırıların seyrine ve diplomasi kanalından gelecek haberlere göre hareket ediyor” dedi.
KIZILDENİZ’DE RİSK GENİŞLİYOR
İran destekli Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik deniz ablukası açıklaması da enerji sevkiyatlarındaki riskin yalnızca Hürmüz Boğazı’yla sınırlı kalmayabileceğine işaret etti. Kızıldeniz ve Babülmendep hattındaki güvenlik baskısının artması halinde tankerlerin rota değiştirmesi, sefer sürelerinin uzaması ve savaş riski sigorta primlerinin yükselmesi gündeme gelebilir. Uzmanlar, bu tür açıklamaların fiili geçişlere etkisinin izlenmesi gerektiğini belirtirken, Hürmüz ile Kızıldeniz hatlarında eş zamanlı yaşanabilecek bir aksamanın ham petrol kadar rafine ürün fiyatlarında da daha güçlü dalgalanmalara neden olabileceği uyarısında bulunuyor.
Petrol piyasasında önümüzdeki dönemde iki farklı senaryo öne çıkıyor. ABD ile İran arasındaki gerilimin tırmanması, Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerin sınırlı kalması ve Kızıldeniz’deki risklerin artması, fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı güçlendirebilir. Buna karşılık ateşkes görüşmelerinin somut bir zemine kavuşması, saldırıların durması ve tanker trafiğinin normalleşmesi halinde petrol fiyatlarındaki jeopolitik risk primi hızlı biçimde azalabilir. Bu nedenle piyasaların yönünü günlük teknik seviyelerden çok sahadaki gelişmeler ve diplomasi kanalından gelecek haberler belirleyecek.

KAPANMA UZARSA FİYATLAR NASIL ETKİLENİR?
Pusula Yatırım Başekonomisti Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, petrol fiyatlarının seyrinde Hürmüz Boğazı’ndaki aksamanın süresinin belirleyici olacağını söyledi. Eryılmaz, gemi trafiğinin sınırlı kalmasıyla yeni saldırılar yaşanmasa bile fiyatlar üzerindeki baskının sürebileceğine işaret etti. Stratejik petrol rezervlerinin geçmiş dönemlere göre daha sınırlı olduğuna dikkat çeken Eryılmaz, Hürmüz’deki geçiş sorununun uzaması halinde petrol fiyatlarına ilişkin bek-lentilerini 5 başlıkta özetledi:
- 1 hafta aksama olursa: 85–95 dolar
- 1 aya kadar aksama: 95–110 dolar
- 2 aylık aksama: 110–130 dolar
- Daha uzun süreli kapanma: 125 doların üzeri
- En olumsuz senaryo: Enerji tesisleri ile Kızıl-deniz-Babülmendep hattının hedef alınması halinde rafine ürünlerde çok daha sert fiyat hareketleri görülebilir.
Mevcut diplomasi mesajlarının petrol fiyatlarında daha yüksek seviyelerin şimdilik sınırlı kalmasını sağladığını belirten Eryılmaz, “Müzakere ihtimali zayıf da olsa tamamen ortadan kalkmış değil. Bu nedenle kısa vadede 110 doların üzerindeki fiyatlamayı ana senaryo olarak görmüyorum. Ancak Hürmüz’deki aksama uzarsa 120-125 dolar bandına doğru yeni bir hareket oluşabilir” dedi.
Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin alternatif boru hatlarının Hürmüz kaynaklı kaybı tamamen telafi edemeyeceğini ifade eden Eryılmaz, önceki dönemde fiyatların gerilemesinde yüksek fiyatlara bağlı talep kaybında ABD, Venezuela ve Rusya’dan gelen ilave üretimin ve stratejik rezerv kullanımının etkili olduğunu hatırlattı.
Yeni dönemde rezerv imkanlarının daha sınırlı olabileceğine işaret eden Eryılmaz, petrol fiyatlarının bu nedenle Hürmüz’deki aksamalara karşı daha hassas hale gelebileceğini söyledi.

ATEŞKESLE 80 DOLARIN ALTINA GERİLEYEBİLİR
Gerilimin devam ettiği ve geçişlerin sınırlı kaldığı bir senaryoda Brent petrolün 95-100 dolar bölgesini yeniden gündemine alabileceğini kaydeden Onurcan Bal, buna karşılık ateşkes sağlanması ve diplomasi kanalının güçlenmesi halinde fiyatların 80 doların altına doğru geri çekilebileceğini söyledi. Haziran ayında yaşanan hızlı normalleşmenin piyasanın diplomatik gelişmelere güçlü tepki verebildiğini gösterdiğini ifade eden Bal, yeni bir anlaşmanın uygulanabilirliğinin önceki döneme göre daha fazla sorgulanabileceğini de vurguladı.
ÜCRET TEK BAŞINA TREND OLUŞTURMAZ
Hürmüz’den geçiş ücreti alınmasına ilişkin tartışmaları da değerlendiren Bal, henüz uygulamanın kapsamı ve tarafların tutumu netleşmediği için kesin bir maliyet hesabı yapmanın mümkün olmadığını belirtti. Bal, “İran’ın böyle bir uygulamayı kabul edeceği piyasalarda güçlü biçimde fiyatlanan bir senaryo değil. Ücretlendirme hayata geçirilse dahi çok yüksek bir tutar belirlenmediği sürece taşıma maliyetlerini sınırlı ölçüde artırabilir. Bu başlığın tek başına petrolde yeni bir trend oluşturmasını veya riskleri kalıcı biçimde yukarıda tutmasını beklemiyorum” diye konuştu. Petrolün yönünde temel belirleyicinin çatışmaların devam edip etmemesi ve Hürmüz’deki geçişlerin durumu olacağını ifade eden Bal, saldırıların sona ermesi halinde fiyatlarda yeniden hızlı geri çekilmeler görülebileceğini söyledi.





Yorum yazmak için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor…