SON DAKİKA: İstanbul’da peş peşe deprem! Üşümezsoy’dan 'Büyük deprem' yorumlarına yanıt
Son dakika haberi: İstanbul’da Büyükada açıklarında meydana gelen küçük depremler Marmara’daki fay hareketliliğini yeniden gündeme taşıdı. Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, son sarsıntıların beklenen büyük İstanbul depreminin habercisi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Son dakika haberleri: Büyükada açıklarında peş peşe kaydedilen küçük çaplı depremlerin ardından İstanbul depremi tartışmaları yeniden başladı. Yerbilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bölgedeki mikro depremlerin tek başına büyük bir deprem beklentisinin işareti olmadığını belirterek, ana fay hattında olağan dışı bir hareketlilik bulunmadığını savundu.
BÜYÜKADA AÇIKLARINDAKİ DEPREMLER İSTANBUL’U GÜNDEMİNE TAŞIDI
İstanbul’da Büyükada açıklarında meydana gelen küçük depremler, Marmara Denizi’ndeki fay hareketliliğine yönelik tartışmaları yeniden gündeme getirdi.
Sarsıntıların ardından kamuoyunda “Büyük İstanbul depremi yaklaşıyor mu?” sorusu yeniden tartışılmaya başlandı.
Yerbilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy ise son depremlerin büyük bir deprem beklentisiyle doğrudan ilişkilendirilmesine karşı çıktı.

ÜŞÜMEZSOY: MİKRO DEPREMLER TEK BAŞINA İŞARET DEĞİL
Üşümezsoy, Youtube kanalında yaptığı değerlendirmede Büyükada çevresinde meydana gelen mikro depremlerin tek başına büyük bir deprem beklentisinin göstergesi olarak yorumlanmaması gerektiğini belirtti.
Ana fay hattında olağan dışı bir hareketlilik bulunmadığını savunan Üşümezsoy, son sarsıntıların bölgedeki daha küçük fay yapılarıyla ilişkili olduğunu ifade etti.
“ADALAR FAYI BÜYÜK DEPREM ÜRETMEZ”
Büyükada çevresindeki fay sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Üşümezsoy, Adalar fayının uzun süredir aktif olmayan ve yaşlı bir yapı olduğunu söyledi.
Üşümezsoy, söz konusu faydan yıkıcı büyüklükte bir deprem beklemediğini belirterek, son yaşanan küçük çaplı sarsıntıların da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
DEPREMLERİN KAYNAĞI ADALAR FAYI MI?
Üşümezsoy’a göre son sarsıntıların kaynağı doğrudan Adalar fayı değil.
Büyükada’nın güneyinde meydana gelen hareketlerin, ana fay sistemini farklı yönlerden kesen daha küçük fay segmentleri üzerinde gerçekleştiğini değerlendiren Üşümezsoy, bu yapıların ikincil ve üçüncül faylardan oluştuğunu belirtti.
KÜÇÜK FAY SEGMENTLERİNE DİKKAT ÇEKTİ
Üşümezsoy, bölgede bulunan bu daha küçük fay segmentlerinin büyük ölçekli ve yıkıcı bir deprem oluşturabilecek seviyede gerilim biriktirmediğini savundu.
Son hareketliliğin, bölgede daha önce biriken stresin küçük çaplı boşalması şeklinde yorumlanabileceğini ifade etti.

“1999’DAN SONRA DA BENZER HAREKETLER YAŞANDI”
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Büyükada çevresindeki son depremlerin bölgeye ilişkin daha önce ortaya konulan fay haritalarıyla örtüştüğünü söyledi.
1999 Marmara Depremi’nin ardından da aynı bölgede benzer nitelikte küçük depremlerin kaydedildiğine dikkat çekti.
OLAĞAN FAY HAREKETİ OLARAK DEĞERLENDİRDİ
Üşümezsoy, Büyükada açıklarındaki küçük çaplı deprem hareketliliğinin olağan fay hareketleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Mikro depremlerin tek başına farklı veya daha büyük bir deprem senaryosunun habercisi olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.
“İSTANBUL DEPREMİ GELİYOR” YORUMLARINA KARŞI ÇIKTI
Büyükada açıklarındaki son sarsıntıların kamuoyunda yeni bir “İstanbul depremi” beklentisi oluşturduğunu belirten Üşümezsoy, bu yorumların bilimsel açıdan doğru olmadığını ifade etti.
Üşümezsoy’a göre küçük büyüklükteki depremler, tek başına orta veya büyük büyüklükte bir depremin kısa süre içinde gerçekleşeceğini gösteren güvenilir bir işaret değil.

ANA FAYDA OLAĞAN DIŞI HAREKETLİLİK OLMADIĞINI SAVUNDU
Üşümezsoy, değerlendirmesinde Marmara Denizi’ndeki ana fay hattında olağan dışı bir hareketlilik bulunmadığını savundu.
Büyükada çevresinde yaşanan küçük depremlerin, ana fay üzerindeki büyük ölçekli bir kırılmanın öncüsü olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.
SON SARSINTILAR BÜYÜK DEPREMİN HABERCİSİ Mİ?
Üşümezsoy’un değerlendirmesine göre Büyükada çevresinde meydana gelen mikro depremler tek başına beklenen büyük İstanbul depreminin yaklaştığı anlamına gelmiyor.
Son sarsıntıların daha küçük fay segmentlerinde meydana geldiğini belirten Üşümezsoy, bölgedeki hareketliliğin büyük bir deprem senaryosuyla doğrudan ilişkilendirilmesine karşı çıktı.