Pazar6 Eylül 202612:42İSTPİYASAKAPALI
EkonomiÖne çıkan

SON DAKİKA: 2027-2029 OVP hedefleri açıklandı: 2029'da büyüme yüzde 5, milli gelir 2,2 trilyon dolar

Son dakika haberi: Türkiye'nin 2027-2029 dönemini kapsayan yeni Orta Vadeli Programı açıklandı. OVP'de büyüme, enflasyon, işsizlik, cari açık, milli gelir, ihracat ve bütçe hedefleri ile yapısal reform takvimi belirlendi.

İstanbul Ticaret Gazetesi

Yayınlanma

Güncellenme

Paylaş
SON DAKİKA: 2027-2029 OVP hedefleri açıklandı: 2029'da büyüme yüzde 5, milli gelir 2,2 trilyon dolar

Son dakika haberleri: Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık yol haritasını oluşturacak 2027-2029 Orta Vadeli Programı açıklandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, program kapsamında enflasyondan büyümeye, istihdamdan cari dengeye, ihracattan milli gelire kadar temel makroekonomik hedefleri duyurdu. Yeni OVP'de 2029 yılında enflasyonun yüzde 9'a, işsizliğin yüzde 7,6'ya düşürülmesi ve büyümenin yüzde 5'e ulaşması hedefleniyor.

2027-2029 ORTA VADELİ PROGRAM AÇIKLANDI

Türkiye'nin 2027-2029 dönemine ilişkin ekonomik hedeflerini ve yapısal reform gündemini belirleyen Orta Vadeli Program'ın hazırlıkları tamamlandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen toplantıda Türkiye ekonomisinin gelecek üç yıllık yol haritasını kamuoyuyla paylaştı.

Yılmaz, OVP'nin Kalkınma Planı doğrultusunda hazırlanan ve her yıl güncellenen üç yıllık bir politika çerçevesi sunduğunu belirterek, programın makroekonomik hedef ve tahminlerin yanı sıra gelir, gider, borçlanma görünümü, kamu idarelerinin ödenek teklif tavanları ve reform gündemini de ortaya koyduğunu söyledi.

Programın Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığının ortak çalışmasıyla hazırlandığını aktaran Yılmaz, bakanlıkların, kamu kurum ve kuruluşlarının, özel sektörün ve meslek kuruluşlarının görüşlerinin de süreçte dikkate alındığını ifade etti.

KÜRESEL EKONOMİDE RİSKLER TARİHİ YÜKSEK SEVİYELERDE

Dünya ekonomisinin ekonomik, teknolojik ve jeopolitik gelişmelerin iç içe geçtiği yeni bir dönemden geçtiğini belirten Yılmaz, öngörülebilirliğin azaldığını ve risklerin tarihi yüksek seviyelere çıktığını söyledi.

Enerji ve emtia fiyatlarındaki arz yönlü baskılar ile Türkiye'nin başlıca ticaret ortaklarında görülen yavaşlamanın 2026 yılına ilişkin ekonomik tahminleri etkilediğini kaydeden Yılmaz, savaşlar ve jeopolitik gerilimlerin enerji piyasalarından lojistik hatlarına, finansal piyasalardan yatırım kararlarına kadar birçok kanaldan küresel ekonomiye yayıldığına dikkati çekti.

2026 BÜYÜME TAHMİNİ YÜZDE 3,3'E GÜNCELLENDİ

Cevdet Yılmaz, 2026 yılı büyüme tahmininin yüzde 3,3 olarak güncellendiğini açıkladı.

Sanayi büyümesi tahmininin yüzde 2,3'e gerilediğini belirten Yılmaz, küresel büyüme ve dünya ticaretindeki yavaşlamaya rağmen Türkiye ekonomisinin üretmeye, büyümeye ve istihdam oluşturmaya devam ettiğini söyledi.

2026 yılında öngörülen yüzde 3,3'lük büyümenin 1,2 puanının toplam faktör verimliliğinden kaynaklandığını belirten Yılmaz, büyümenin üçte birinden fazlasının verimlilik artışıyla sağlandığına dikkati çekti.

2026 YIL SONU ENFLASYON TAHMİNİ YÜZDE 28,4

Yeni tahminlere göre 2026 yılı sonunda enflasyonun yüzde 28,4 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.

Yılmaz, Mayıs 2024'te yüzde 75,5 seviyesine kadar yükselen enflasyonun uygulanan politikalarla belirgin biçimde gerilediğini, Ağustos 2026 itibarıyla ise yüzde 31,5 seviyesinde gerçekleştiğini belirtti.

Yılın son çeyreğinde enflasyonda yeniden düşüş yaşanmasının beklendiğini ifade eden Yılmaz, savaş koşullarının gıda, akaryakıt, doğal gaz ve ulaştırma hizmetleri üzerinden enflasyona ilave baskı oluşturduğunu söyledi.

Merkez Bankası hesaplamalarına göre savaşın enflasyon üzerindeki etkisinin yaklaşık 7 puan olduğunu aktaran Yılmaz, arz şoklarının etkisinin azalması ve sıkı politika çerçevesinin sürdürülmesiyle dezenflasyon sürecinin yeniden belirginleşmesini beklediklerini kaydetti.

ENERJİ İTHALATI TAHMİNİ 71 MİLYAR DOLARA ÇIKTI

Enerji fiyatlarındaki artışın Türkiye'nin dış dengesi üzerindeki etkileri de OVP tahminlerine yansıdı.

Daha önce 63 milyar dolar olarak öngörülen 2026 enerji ithalatı tahmini 71 milyar dolara yükseltildi.

Dış ticaret açığı beklentisi ise 96 milyar dolardan 105 milyar dolara çıkarıldı.

Yılmaz, küresel arz koşullarından kaynaklanan fiyat hareketlerinin enerji ithalat maliyetlerinin yanı sıra üretim ve ulaştırma maliyetleri üzerinden enflasyon görünümünü de etkilediğini söyledi.

TURİZM GELİRİ TAHMİNİ 65 MİLYAR DOLARA REVİZE EDİLDİ

Turizm gelirleri beklentisinde de savaş ve jeopolitik gelişmeler nedeniyle aşağı yönlü güncelleme yapıldı.

Daha önce 68 milyar dolar olarak öngörülen turizm geliri tahmini 65 milyar dolara indirildi.

Cari işlemler açığının milli gelire oranına ilişkin tahmin ise yüzde 2,6 olarak güncellendi.

Yılmaz, yapılan güncellemelerin ekonomi programının ana yönünde veya temel çerçevesinde bir değişiklik anlamına gelmediğini vurguladı.

2027'DE KÜRESEL EKONOMİDE TOPARLANMA BEKLENİYOR

2026 yılının küresel büyüme ve dünya ticaretinde belirgin bir yavaşlamanın yaşandığı yıl olduğunu belirten Yılmaz, 2027 yılında ise daha olumlu bir görünüm beklendiğini söyledi.

Küresel büyümenin 2027'de yüzde 3,4'e, küresel ticaret hacmindeki artışın ise yüzde 4,3'e yükselmesi bekleniyor.

Türkiye'nin ihracatının yaklaşık yüzde 96'sını oluşturan başlıca ticaret ortaklarının ağırlıklı büyümesinin 2025'teki yüzde 2,4 seviyesinden 2026'da yüzde 1,6'ya gerileyeceği tahmin edilirken, 2027 yılında bu oranın yüzde 2,8'e çıkması öngörülüyor.

AB VE MENA BÖLGESİNDE DIŞ TALEP ZAYIFLADI

Türkiye'nin en büyük ihracat pazarı olan Avrupa Birliği'nde 2025 yılında yüzde 1,6 olan büyümenin 2026'da yüzde 1,2'ye gerilemesi, 2027'de ise yüzde 1,4'e yükselmesi bekleniyor.

MENA bölgesinde ise savaş ve jeopolitik gerilimlerin etkisinin daha güçlü hissedildiğini belirten Yılmaz, bölge ekonomisinin 2025 yılında yüzde 3,3 büyüdüğünü, 2026 yılında ise yüzde 0,5 daralmasının beklendiğini söyledi.

MENA bölgesinde 2027 yılında yüzde 7,3'lük güçlü bir büyüme öngörülüyor.

Avrupa Birliği'nin Türkiye ihracatındaki payının yaklaşık yüzde 43, MENA bölgesinin payının ise yüzde 22 olduğunu belirten Yılmaz, iki bölgenin toplam ihracatın yaklaşık üçte ikisini oluşturduğuna dikkati çekti.

YILLIKLANDIRILMIŞ İHRACAT 280 MİLYAR DOLARA ULAŞTI

Yılmaz, zorlu dış talep koşullarına rağmen Türkiye'nin yıllıklandırılmış ihracatının Ağustos 2026 itibarıyla 280 milyar dolara ulaştığını açıkladı.

İhracatın teknolojik yapısında da iyileşme yaşandığını belirten Yılmaz, Ağustos 2024'te yüzde 40 seviyesinde bulunan orta ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracat içindeki payının Ağustos 2026 itibarıyla yüzde 44,1'e yükseldiğini söyledi.

Türkiye'nin ihracat pazarlarını çeşitlendirmeyi sürdüreceğini ifade eden Yılmaz, yeni pazarlara erişimi artırarak ihracatın küresel ve bölgesel şoklara karşı daha dayanıklı hale getirileceğini kaydetti.

TL MEVDUATIN PAYI YÜZDE 61,5'E YÜKSELDİ

Yılmaz, uygulanan politikalar sonucunda Türk lirasına güvenin arttığını belirtti.

Türk lirası mevduatın toplam mevduat içindeki payının yüzde 31,6 seviyesinden 28 Ağustos itibarıyla yüzde 61,5'e çıktığını açıklayan Yılmaz, bu gelişmenin uygulanan ekonomi politikalarının sonuçlarından biri olduğunu ifade etti.

KKM'DEN ÇIKIŞ SÜRECİ TAMAMLANDI

Kur Korumalı Mevduat sisteminden çıkış sürecinin sorunsuz şekilde tamamlandığını açıklayan Cevdet Yılmaz, rezervlerde de güçlü bir artış kaydedildiğini bildirdi.

Brüt rezervlerin program döneminde 89,7 milyar dolar artarak 188,2 milyar dolara ulaştığını belirten Yılmaz, rezervlerdeki yükselişin Türkiye ekonomisinin dış şoklara karşı dayanıklılığını artırdığını söyledi.

RİSK PRİMİ 700'LÜ SEVİYELERDEN 220'NİN ALTINA İNDİ

Türkiye'nin risk priminin jeopolitik gerilimlere rağmen önemli ölçüde gerilediğini belirten Yılmaz, 700'lü seviyelerde bulunan risk priminin 220'nin altına indiğini söyledi.

Risk primindeki gerilemenin hem kamu hem de özel sektörün yabancı para cinsi borçlanmalarındaki faiz yükünü aşağı çektiğini ifade etti.

CARİ AÇIK UZUN DÖNEM ORTALAMASININ ALTINDA

Cari işlemler açığının milli gelire oranının Haziran 2024'te yüzde 1,8, Haziran 2025'te yüzde 1,6 seviyesinde gerçekleştiğini belirten Yılmaz, 2026 yılında oranın yüzde 2,3'e yükseldiğini söyledi.

Bu yükselişin 0,7 puanının savaşın etkisinden kaynaklandığını ifade eden Yılmaz, savaş etkisi dışarıda bırakıldığında yapısal bir bozulma görülmediğini kaydetti.

Yılmaz ayrıca cari açığın mevcut seviyesinin 2000-2025 dönemi uzun dönem ortalaması olan yüzde 3,2'nin altında bulunduğunu vurguladı.

KAMUDA TASARRUF DENETİMLERİ SÜRÜYOR

Kamuda Tasarruf Genelgesi ile harcama disiplininin güçlendirildiğini söyleyen Yılmaz, Tasarruf Tedbirleri Bilgi Sistemi üzerinden 260 kamu idaresinin takip edildiğini açıkladı.

Bugüne kadar 2 bin 16 harcama biriminde denetim gerçekleştirildiğini belirten Yılmaz, genelge kapsamındaki harcamaların bütçe içindeki payının uzun dönem ortalaması olan yüzde 4,6'dan 2024'te yüzde 3,1'e, 2025'te ise yüzde 2,9'a gerilediğini bildirdi.

MİLLİ GELİRDE 1,8 TRİLYON DOLAR EŞİĞİ

Türkiye'nin 2002 yılında 238 milyar dolar büyüklüğünde bir ekonomiye ve yaklaşık 3 bin 600 dolar kişi başına gelire sahip olduğunu hatırlatan Yılmaz, 2026 sonunda milli gelirin Cumhuriyet tarihinde ilk kez 1,8 trilyon doların üzerine çıkmasının beklendiğini söyledi.

Kişi başına milli gelirin de ilk kez 20 bin dolar seviyesini aşması hedefleniyor.

Türkiye'nin 2026 yılında yüksek gelirli ülkeler grubu eşiğinin üzerinde kalacağını belirten Yılmaz, nominal olarak dünyanın 16. büyük ekonomisi, satın alma gücü paritesine göre ise 11. büyük ekonomisi olmasının beklendiğini açıkladı.

2029'DA BÜYÜME YÜZDE 5'E ULAŞACAK

2027-2029 döneminin en önemli hedeflerinden biri büyümede kademeli hızlanma olacak.

OVP'ye göre 2026 yılında yüzde 3,3 olarak gerçekleşmesi beklenen ekonomik büyümenin 2027'de yüzde 4,2'ye, 2028'de yüzde 4,6'ya ve 2029 yılında yüzde 5'e yükselmesi öngörülüyor.

Yeni program döneminde enflasyonist baskı oluşturmayan, üretim kapasitesi ve verimlilik artışına dayalı sürdürülebilir bir büyüme modeli hedefleniyor.

Tarımda teknoloji ve verimliliğin artırılması, sanayide üretim kapasitesi ile teknoloji yoğunluğunun yükseltilmesi, hizmetler sektöründe ise bilgi ve teknolojiye dayalı yüksek katma değerli faaliyetlerin güçlendirilmesi planlanıyor.

Program döneminde toplam faktör verimliliğinin büyümeye yıllık ortalama 1,1 puan katkı sağlaması bekleniyor.

2,1 MİLYON İLAVE İSTİHDAM HEDEFLENİYOR

İstihdam alanında da yeni hedefler belirlendi.

2026 yılında yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşmesi beklenen işsizlik oranının 2027'de yüzde 8'e, 2028'de yüzde 7,8'e ve 2029'da yüzde 7,6'ya düşürülmesi hedefleniyor.

Program döneminde yaklaşık 2,1 milyon kişilik ilave istihdam oluşturulması ve iş gücüne katılımın artırılması planlanıyor.

2029'DA ENFLASYONUN TEK HANEYE İNMESİ HEDEFLENİYOR

OVP'nin temel önceliklerinden biri dezenflasyon sürecinin sürdürülerek fiyat istikrarının kalıcı hale getirilmesi olacak.

2026 yılında yüzde 28,4 olarak gerçekleşmesi öngörülen enflasyonun 2027'de yüzde 21'e, 2028'de yüzde 13,5'e ve 2029 yılında yüzde 9'a gerilemesi hedefleniyor.

Böylece program dönemi sonunda enflasyonun yeniden tek haneli seviyelere indirilmesi amaçlanıyor.

Para, maliye ve gelirler politikalarının güçlü koordinasyon içerisinde yürütülmesi, yönetilen ve yönlendirilen fiyatlar ile tarımsal ürünlerin alım fiyatlarında program hedefleriyle uyumun gözetilmesi planlanıyor.

GIDA FİYATLARI İÇİN ARZ YÖNLÜ POLİTİKALAR GÜÇLENECEK

Vatandaşların günlük hayatında doğrudan etkisini hissettiği gıda fiyatları için arz yönlü politikalar daha güçlü şekilde uygulanacak.

Tarımsal üretimde verimliliğin artırılması, üretim planlamasının güçlendirilmesi ve maliyet baskılarını azaltacak yapısal adımların hızlandırılması hedefleniyor.

Bu politikalarla gıda fiyatlarındaki oynaklığın azaltılması ve özellikle düşük gelirli vatandaşların bütçesi üzerindeki yükün hafifletilmesi amaçlanıyor.

CARİ AÇIKTA KADEMELİ DÜŞÜŞ HEDEFİ

Savaşın etkilerinin azalmasıyla cari işlemler açığının program döneminde kademeli olarak düşmesi bekleniyor.

Cari açığın milli gelire oranının 2027'de yüzde 1,9'a, 2028'de yüzde 1,8'e ve 2029 yılında yüzde 1,6'ya gerilemesi öngörülüyor.

BÜTÇE AÇIĞI 2029'DA YÜZDE 2,8'E İNECEK

2026 yılı için daha önce yüzde 3,5 olarak tahmin edilen bütçe açığının milli gelire oranının alınan tedbirlerle yüzde 3,1 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.

2027 yılı için bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 3,5 olarak öngörülürken, program dönemi sonunda bu oranın yüzde 3'ün altına, yüzde 2,8 seviyesine indirilmesi hedefleniyor.

DEPREM İÇİN 104 MİLYAR DOLARLIK HARCAMA

2023-2026 döneminde depremin yol açtığı kayıp ve zararların telafisi ile afet etkilerinin azaltılması amacıyla 2026 fiyatlarıyla toplam 5,4 trilyon TL, yaklaşık 104 milyar dolar harcama yapılmış olması bekleniyor.

2027 yılı sonunda toplam deprem harcamalarının 116 milyar doları aşacağı tahmin ediliyor.

Son dört yılda yıllık ortalama 25-26 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen deprem harcamalarının 2027 yılında yaklaşık 10 milyar dolara gerilemesi bekleniyor.

Hak sahipleri için toplam 455 bin bağımsız bölümün inşasının tamamlandığını belirten Yılmaz, bölgede ilave sosyal konut çalışmalarının sürdüğünü söyledi.

MİLLİ GELİR 2,2 TRİLYON DOLARIN ÜZERİNE ÇIKACAK

OVP dönemi sonunda Türkiye ekonomisinin ölçeğinde de önemli bir büyüme hedefleniyor.

Milli gelirin 2,2 trilyon doların üzerine çıkarılması, mal ve hizmet ihracatının ise 450 milyar dolara ulaştırılması amaçlanıyor.

Kişi başına milli gelirin 25 bin dolar seviyesine yükseltilmesi hedeflenirken, büyümenin toplumsal refaha daha güçlü şekilde yansıtılması planlanıyor.

İMALAT SANAYİSİNİ GÜÇLENDİRME PROGRAMI GELİYOR

Yeni OVP'nin en önemli başlıklarından biri imalat sanayisinin üretim ve ihracat kapasitesinin korunması ve güçlendirilmesi olacak.

Bu kapsamda veriye dayalı ve hedef odaklı İmalat Sanayisini Güçlendirme Programı hayata geçirilecek.

Finansmana erişimin kolaylaştırılması, yatırım, üretim ve ihracata yönelik seçici kredi imkânlarının genişletilmesi ve KOBİ'lerin teminat ile işletme sermayesi sorunlarının hafifletilmesi planlanıyor.

SANAYİYE 250 MİLYAR TL İLAVE KREDİ DESTEĞİ

İmalat Sanayisi Finansman Desteği Programı kapsamında 250 milyar TL büyüklüğünde ilave kredi desteği sağlanacak.

İhracatçılara düşük faizli reeskont kredileri sunulmaya devam edilirken, orta yüksek ve yüksek teknoloji ağırlıklı yatırımlar için üç yıllık dönemde ayrılan 750 milyar TL'lik YİTAK kredilerinin kullandırılması sürdürülecek.

Sanayide kullanılan elektrik ve doğal gazda maliyet azaltıcı sübvansiyonların devam edeceği, istihdamı koruyan işletmelere yönelik desteklerin de sürdürüleceği açıklandı.

YEŞİL VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM HIZLANACAK

Sanayinin rekabet gücünün artırılması amacıyla yeşil ve dijital dönüşüm yatırımları desteklenecek.

Yapay zekâ destekli ve otonom üretim sistemleriyle enerji, ham madde, iş gücü ve makine kullanımında verimliliğin artırılması hedefleniyor.

Düşük karbonlu üretim, enerji verimliliği ve döngüsel ekonomi uygulamalarının yaygınlaştırılması da programın önemli başlıkları arasında bulunuyor.

Mesleki ve teknik eğitimin sektörlerin ihtiyaçlarıyla daha güçlü biçimde eşleştirilmesi, stratejik teknolojiler için gerekli insan kaynağının yetiştirilmesi ve sanayi bölgelerinin lojistik ve dijital altyapısının geliştirilmesi öngörülüyor.

KADINLAR VE GENÇLERİN İSTİHDAMI DESTEKLENECEK

İstihdam politikaları dört temel eksen üzerine kurulacak.

İş gücünün beceri uyumunun iyileştirilmesi, yeni nesil çalışma biçimleri ve sektörel dönüşümlere uyum sağlanması, iş gücüne katılımda güçlük yaşayan kadınlar, gençler ve engellilerin desteklenmesi ile atıl iş gücünün azaltılması hedefleniyor.

Mesleki eğitimin güçlendirilmesi ve özellikle kadınların iş gücüne katılımını kolaylaştırmak amacıyla çocuk bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması planlanıyor.

DİJİTAL TÜRK LİRASI ÇALIŞMALARI DEVAM EDECEK

Finansal sistemde Türk lirası tasarrufların güçlendirilmesi, finansal okuryazarlığın yaygınlaştırılması ve uzun vadeli tasarrufların teşvik edilmesi öngörülüyor.

Dijital Türk Lirası'nın kullanıma sunulması ve yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar devam edecek.

Ödeme sistemleri ve finansal teknoloji ekosisteminin güvenli ve yenilikçi biçimde gelişmesi desteklenirken, sermaye piyasalarının daha derin ve etkin bir yapıya kavuşturulması hedefleniyor.

İHRACATTA YÜKSEK TEKNOLOJİNİN PAYI ARTIRILACAK

Dış ticaret politikalarında yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun ürün ve hizmetlerin ihracattaki payının artırılması temel hedeflerden biri olacak.

Firmaların yeşil ve dijital dönüşüme uyumu desteklenecek, Türk ürün ve hizmetlerinin uluslararası pazarlardaki bilinirliği ve marka değeri yükseltilecek.

Mevcut ticaret anlaşmalarının etkinliğinin artırılması, yeni pazarlarla ilişkilerin geliştirilmesi ve ticaret diplomasisinin daha hedef odaklı kullanılması planlanıyor.

AB, AFRİKA, ORTA ASYA VE UZAK ÜLKELER İÇİN YENİ ADIMLAR

Avrupa Birliği ile ekonomik ilişkilerin derinleştirilmesi sürdürülürken, Uzak Ülkeler Stratejisi, Afrika'ya yönelik açılım ile Orta Asya ve Türk dünyasında ürün ve pazar çeşitliliğinin artırılması hedefleniyor.

Kritik girdiler ve teknolojilerde yerli üretim kapasitesinin artırılması, tedarik kaynakları ile stratejik ticaret koridorlarının çeşitlendirilmesi planlanıyor.

KALKINMA YOLU VE ZENGEZUR KORİDORU ÖNCELİKLİ OLACAK

Türkiye'nin lojistik ve küresel ticaretteki konumunun güçlendirilmesi amacıyla stratejik bağlantı projelerine ağırlık verilecek.

Kalkınma Yolu, Zengezur Koridoru, Orta Koridor, Hicaz Demiryolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerindeki demiryolu bağlantısı öncelikli projeler arasında yer alacak.

Yılmaz, Türkiye'nin yalnızca kıtalar arasında bir köprü olarak değil, yolların kesiştiği üretim, ticaret ve lojistik merkezi olarak konumlandırılmasının amaçlandığını söyledi.

EKONOMİK GÜVENLİK VE DAYANIKLILIK İÇİN YENİ BAŞLIK

Yeni OVP'de ilk kez ekonomik güvenlik ve dayanıklılık başlığına yer verildi.

Bu kapsamda enerji ve doğal kaynaklarda arz güvenliğinin güçlendirilmesi, gıda arz güvenliği ve tarımsal dayanıklılığın artırılması, kritik teknolojilerde yerli kapasitenin geliştirilmesi ve demografik yapının güçlendirilmesi olmak üzere dört temel alan belirlendi.

Kritik mineraller, nükleer enerji, hidrojen teknolojileri ve enerji ekipmanlarında AR-GE ile yerli üretim kapasitesinin artırılması planlanıyor.

Savunma sanayi, sağlık, yarı iletkenler ve yapay zekâ başta olmak üzere stratejik alanlarda da yerli üretim ve yenilik kapasitesi geliştirilecek.

AİLE, NÜFUS VE AFETE DAYANIKLI ŞEHİRLER ÖNCELİK OLACAK

Programda ailenin güçlendirilmesi, demografik yapının korunması ve şehirlerin afetlere karşı daha dayanıklı hale getirilmesi de temel politika alanlarından biri olarak belirlendi.

Aile ve nüfus politikalarının desteklenmesi, sosyal konut projelerinin artırılması ve afete dayanıklı yapılaşmanın hızlandırılması öngörülüyor.

İstanbul başta olmak üzere risk azaltıcı kentsel dönüşüm projelerine ivme kazandırılacak.

KAYIT DIŞI EKONOMİYLE YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ MÜCADELE

Kayıt dışı ekonomiyle mücadelede yapay zekâ ve dijital teknolojilerden daha yoğun yararlanılacak.

Sosyal güvenlik sisteminin mali sürdürülebilirliğini güçlendirmek amacıyla prim gelirlerinin artırılması ve sistemin yeni nesil esnek çalışma modelleriyle uyumlu hale getirilmesi hedefleniyor.

Kamu İktisadi Teşebbüslerinde yönetişim reformu hayata geçirilirken özellikle enerji KİT'lerinin küresel ölçekte daha etkin şirketlere dönüştürülmesi planlanıyor.

SULAMA YATIRIMLARI YÜZDE 42 ARTIRILACAK

OVP'nin politika öncelikleri 2027 bütçesindeki kaynak dağılımlarına da yansıtılacak.

Gıda arz güvenliğini güçlendirmek amacıyla sulama yatırımlarının yüzde 42, içme suyu yatırımlarının yüzde 71, organize tarım bölgesi yatırımlarının ise yüzde 103 artırılması planlanıyor.

MTA YATIRIMLARINA YÜZDE 139 ARTIŞ

Enerji, savunma sanayi ve yüksek teknoloji açısından kritik minerallerde dışa bağımlılığın azaltılması amacıyla Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğünün yatırımları yüzde 139 artırılacak.

Sanayi altyapısı yatırımlarında ise organize sanayi bölgeleri ve küçük sanayi sitelerine yönelik kaynaklar başta olmak üzere yüzde 54'lük artış yapılacak.

SAVUNMA HARCAMALARI YÜZDE 229 ARTIRILACAK

Savunma sanayinde yerli teknoloji ve yüksek katma değerli üretimin desteklenmesi amacıyla savunma harcamalarının yüzde 229 artırılması planlanıyor.

Yılmaz, güvenliğin sürdürülebilir kalkınma açısından temel bir unsur olduğuna vurgu yaptı.

SOSYAL KONUT KAYNAĞI 100 MİLYAR TL'DEN 250 MİLYAR TL'YE ÇIKACAK

Dar ve orta gelirli vatandaşların konuta erişimini kolaylaştırmak amacıyla sosyal konut yatırımlarına ayrılan bütçe kaynağı yüzde 150 artırılacak.

Bu kapsamda sosyal konuta ayrılan kaynağın 100 milyar TL'den 250 milyar TL'ye çıkarılması planlanıyor.

KİRALIK SOSYAL KONUT MODELİ TÜRKİYE GENELİNE YAYILACAK

İstanbul'da başlatılan kiralık sosyal konut uygulamasının ilerleyen dönemde diğer illere de yaygınlaştırılması hedefleniyor.

Böylece sosyal konut politikasında yalnızca satılık konut değil, kiralık sosyal konut modeli de daha güçlü biçimde uygulanacak.

DEMİRYOLU YATIRIMLARINA YÜZDE 49 DAHA FAZLA KAYNAK

Ulaştırma yatırımlarında demiryollarına öncelik verilecek.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının demiryolu projelerine ayrılan kaynağı yüzde 49 artırılacak.

Bu yatırımlarla sanayi ve ticaretin lojistik altyapısının geliştirilmesi ve bireysel ulaşım imkânlarının güçlendirilmesi amaçlanıyor.

OVP'NİN ANA HEDEFİ KALICI REFAH ARTIŞI

Cevdet Yılmaz, 2027-2029 Orta Vadeli Programı'nın temel amacının makroekonomik istikrarı daha da güçlendirmek, üretim kapasitesini ve rekabet gücünü artırmak ve ekonomik kazanımları vatandaşların refahına daha güçlü biçimde yansıtmak olduğunu söyledi.

Program kapsamında enflasyonun tek haneli seviyelere düşürülmesi, büyümenin yüzde 5'e çıkarılması, işsizliğin yüzde 7,6'ya indirilmesi, 2,1 milyon yeni istihdam oluşturulması, milli gelirin 2,2 trilyon doların üzerine çıkarılması, kişi başına gelirin 25 bin dolara ve mal ve hizmet ihracatının 450 milyar dolara ulaştırılması hedefleniyor.

Yılmaz, ilgili kurumların koordinasyonu içerisinde OVP'de yer alan politika ve reformların kararlılıkla uygulanacağını belirterek, programın sonunda daha fazla üreten, daha fazla ihracat yapan, nitelikli istihdam sağlayan ve rekabet gücü yüksek bir ekonomik yapının oluşturulmasının amaçlandığını ifade etti.

METE DİRİCE

METE DİRİCE

İstanbul Ticaret Gazetesi – Genel Yayın Yönetmeni