Savunma ihracatında yeni risk yönetim modelleri devreye giriyor

Türk savunma sanayi 2026 hedeflerini sektörde kısa vadeli siparişler yerine ‘sürdürülebilir fiyatlama’ politikası, üretimde tedarik güvenliği ve ihracat odaklı büyüme olarak belirledi. Buna göre ihracatta devamlılık için yeni risk yönetim modelleri devreye alınıyor.

Giriş: 16.01.2026 - 10:15
Güncelleme: 16.01.2026 - 10:15
Savunma ihracatında yeni risk yönetim modelleri devreye giriyor

Savunma sanayinde yerlilik oranlarının artmasıyla birlikte sektör devlerinin gündemi üretim kapasitelerini küresel pazarlara entegre etmeye ve finansal sürdürülebilirliği sağlamaya odaklandı. Motor teknolojilerinden havacılık platformlarına, roket sistemlerinden elektronik harbe kadar kritik alanlarda faaliyet gösteren şirketler, tasarım aşamasından teslimata kadar yeni risk yönetim modellerini devreye alıyor.


Savunma Sanayii Yetenek Yönetimi Zirvesi’nde konuşan TEI Genel Müdürü Mahmut Faruk Akşit, savunma sanayinde sürdürülebilir fiyatlamanın önemine dikkat çekerek, kısa vadeli büyük siparişlerin uzun vadede ciddi riskler doğurabileceğini belirtti. Akşit, “Piyasanın altında zararına satış yaparsak bugün 10 milyar dolarlık siparişi alırım; beş yıl sonra da şirket batmış olur. Bizim için önemli olan, ürünlerimizi doğru fiyata satabilmek” şeklinde konuştu.


TEDARİKTE POLİTİK RİSK UYARISI

Akşit, özellikle helikopter motorları gibi kritik sistemlerde tek kaynağa bağımlı malzeme kullanımından bilinçli olarak kaçındıklarını söyledi. Hammadde veya stratejik parçaların üretildiği ülkelerle yaşanabilecek siyasi sorunların, doğrudan üretimi durdurabildiğine dikkat çeken Akşit, “Motor ne kadar iyi tasarlanırsa tasarlansın, tek bir parça dahi gelmediğinde üretim yapılamıyor. Bu yüzden daha tasarım aşamasında malzeme seçimi çok stratejik bir karar” dedi.


TEI’DEN 3 MİLYAR DOLARLIK SATIŞ

Akşit, TEI’nin finansal performansına da değinerek, yılın son günlerinde yaklaşık 3 milyar dolarlık yeni satış bağlantısı gerçekleştirildiğini, yıl geneline bakıldığında ise toplam satış hacminin 3.5 milyar dolara yaklaştığını belirtti.


ODAK İHRACAT VE TESLİMAT

TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu da şirketin yürüttüğü projelerin insan kaynağı açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Demiroğlu, KAAN, HÜRJET, GÖKBEY, ANKA-3 ve 6. nesil savaş uçağı çalışmalarının yoğun mühendislik gücü gerektirdiğini ifade etti. Demiroğlu, TUSAŞ’ın hedefinin artık yalnızca Türk Silahlı Kuvvetleri’ne üretim yapmak olmadığını vurgulayarak, şunları söyledi: “Bundan sonraki serüvenimiz, daha fazla ihracat. Ancak bizden asıl beklenen; kaliteli, maliyet etkin ve zamanında teslimat.”

Savunma ihracatında yeni risk yönetim modelleri devreye giriyor

BİR YILDA YÜZ BİNLERCE ÜRÜN

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol ise şirketin 2025 yılı boyunca son kullanıcıya ulaştırdığı ürün sayılarını paylaştı. Buna göre ASELSAN, yalnızca bir yıl içinde 286 bin adet ürünü teslim etmeyi başardı.

ASELSAN tarafından teslim edilen sistemler arasında şunlar bulunuyor:

100 bin kent güvenlik kamerası

70 bin akıllı mühimmat

70 binden fazla askeri telsiz

5 binin üzerinde elektro-optik sistem

2 binden fazla güdümlü mühimmat

1.000’e yakın elektronik harp sistemi

500’e yakın radar

100’e yakın çelik kubbe bileşeni yer aldı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, bu rakamların ASELSAN’ın seri üretim, entegrasyon ve teslimat kabiliyetinin geldiği noktayı açık biçimde ortaya koyduğunu ifade etti.

Savunma ihracatında yeni risk yönetim modelleri devreye giriyor

ROKETSAN 750 MİLYON DOLARI AŞTI

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci 2025 yılı itibarıyla 750 milyon doların üzerinde ihracat gerçekleştirdiklerini açıkladı. İkinci, önümüzdeki dönemde hedeflerinin sürdürülebilir büyüme olduğunu vurguladı. “Amacımız, her yıl belirli oranlarda büyüyerek dünyada ihracat alanında en başarılı şirketlerden biri hâline gelmek” diyen İkinci, ayrıca 2025 yılında dolar bazında hem ihracatta hem de ciroda yüzde 50’nin üzerinde büyüme kaydedildiğini söyledi.