Yemenli uzmanlar, ABD-İsrail ile İran arasında süren çatışmalara Husilerin dahil olmasının, Tahran’ın baskı altında elindeki stratejik unsurları kullanmaya başladığını gösterdiğini belirtiyor. Husiler, 27 Mart’ta yaptıkları açıklamanın ardından İsrail’e füze fırlatarak savaşa fiilen katıldı.
İRAN BASKI ALTINDA “KARTLARINI” OYNUYOR
Yemenli askeri araştırmacı Ali ez-Zeheb, Husilerin savaşa geç dahil olmasının nedenlerini değerlendirerek, başlangıçta çatışmanın kısa süreceğinin düşünüldüğünü ifade etti.
“Gerilimin uzaması İran’ı, Husilere doğrudan askeri harekâta girme veya çatışmanın dışında kalma yönünde net bir pozisyon almaları için baskı yapmaya sevk etti.” dedi.
KIZILDENİZ’DE ROL DAHA DA BÜYÜYEBİLİR
Zeheb, Husilerin askeri müdahalesinin boyutunun artabileceğini belirterek, savaşın genişlemesi halinde saldırıların Kızıldeniz’e yayılabileceğini ifade etti.
Husilerin Kızıldeniz’i tamamen kapatmasının zor olduğunu ancak deniz ticaretinde kısmi aksamalara yol açabileceklerini söyledi.
MÜZAKERELERDE İRAN’IN ELİ GÜÇLENİYOR
Yemen’de yayın yapan Almasdaronline sitesi editör yardımcısı Ali el-Fakih, Husilerin savaşa dahil olmasının İran açısından önemli bir stratejik avantaj sağladığını belirtti.
“İran, elinde zor zamanlarda kullanabileceği bir kartının olduğunu ve çatışmayı uzatma kapasitesine sahip bulunduğunu gösteriyor.” dedi.
HUSİLER GÜCÜNÜ GÖSTERMEK İSTİYOR
Fakih, Husilerin bu hamleyle askeri kapasitelerinin zayıflatıldığı yönündeki iddiaları çürütmeyi amaçladığını ifade ederek, “Hala düşmanlarına zarar verebilecek güce sahip olduklarını göstermeyi hedefliyorlar.” değerlendirmesinde bulundu.
Husilerin Babül Mendeb hattına erişim kabiliyetinin de önemli bir stratejik avantaj oluşturduğuna dikkat çekildi.
MÜDAHALE SINIRLI KALABİLİR
Yemenli araştırmacı Abdusselam Kaid ise Husilerin müdahalesinin sınırlı kalabileceğini belirtti.
“Husiler, atacakları adımların iç siyasi dengelere etkisini dikkate alarak savaşa tam anlamıyla dahil olmayabilir.” dedi.
Kaid, Husilerin bu süreçte attığı adımın, Hürmüz Boğazı’na yönelik olası bir kara harekâtına karşı Babül Mendeb’in de risk altında olduğunu göstermek amacı taşıyabileceğini ifade etti.
Ayrıca, çatışmaların sürmesi halinde Husilerin saldırılarına verilecek karşılıkların sert olabileceği ve bunun yeni misillemeleri tetikleyebileceği uyarısında bulundu.