Cuma3 Temmuz 202609:31İSTPİYASAKAPALI
SON DAKİKA
Altın ve gümüş fiyatlarında 15.30'dan sonra hızlı yükseliş: Nedeni belli olduNASA, yeni süper bilgisayarı Athena’yı devreye aldı: 20 petaflopsNe kadar emekli maaşı alırım? Tek tek hesaplandıBorsa İstanbul primli seyirdeFaraday Future’dan menzil uzatıcı hibrit şanzıman patentiNATO Genel Sekreteri Rutte'den Türkiye övgüsü: Devasa savunma sanayii avantajına sahipAB Yüksek Temsilcisi Kallas'tan Türkiye mesajı: Çok güçlü bir savunma sanayisi varBorsa İstanbul'dan açıklama: Açığa satış yasağı sona erdiKafe ve restoranlarda 'ayrıntılı menü' dönemi 1 Temmuz'da başlıyorPetrol fiyatları yükselişte: Hürmüz'de güvenlik endişeleri piyasaları etkilediAltın fiyatları yeniden geriledi: Piyasalarda petrol ve faiz freniTemmuz ayı emekli maaşı ve emekli zammı tablosu netleşiyor!

Satılan 10 araçtan 3’ü elektrikli olacak

Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim, fosil yakıtlara bağımlı ulaşım sistemlerinin kırılganlığını bir kez daha gösterdi. Bu nedenle elektrikli araçlar hem enerji güvenliği hem de cari açığın azaltılması için stratejik bir tercih haline geldi. Yılsonunda satılan her 10 araçtan 3’ünün elektrikli olması bekleniyor. Elektrikli araç talebinde asıl büyük artışın gelecek yıl olabileceği belirtiliyor.

Yayınlanma

Paylaş
Satılan 10 araçtan 3’ü elektrikli olacak

KRİZLER, savaşlar ve salgın hastalıklar küresel ekonomide köklü dönüşümlere yol açıyor. Pandemiyle birlikte teknoloji kullanımı hızlanırken son dönemdeki savaşlar bölgesel güvenlik ve enerji tedarikinin önemini artırdı. Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan kriz ise hem alternatif ticaret güzergahlarını hem de otomotiv tercihlerini değiştirdi.  Yenilenebilir enerji yatırımlarının artmasıyla birlikte elektrikli araç satışları da yükseldi. Çünkü elektrikli araçlar en güvenilir yakıtı tüketen araçlar olarak öne çıktı. 

 

PETROLE BAĞIMLILIK AZALIR
Taşımacılık sektörü özellikle otomotiv, küresel petrol tüketiminde önemli bir paya sahip. Bu nedenle petrol arzında yaşanan şoklardan en hızlı ve en güçlü etkilenen alanların başında ulaşım geliyor. Elektrikli araçlar ise bu noktada fosil yakıtlı araçlara kıyasla enerji güvenliği açısından önemli bir alternatif sunuyor. Benzin ya da dizel yerine elektrikle çalışan bu araçlar, ulaşımda petrol bağımlılığını azaltma potansiyeli taşıyor. Ayrıca elektrik, petrol gibi tek bir kaynağa bağlı değil. Ülkeler kendi üretim yapısına göre doğalgaz, kömür, nükleer, hidroelektrik, güneş veya rüzgar gibi farklı kaynaklardan elektrik üretebiliyor. Bu çeşitlilik, ülkelerin enerji üretiminde daha esnek ve bağımsız hareket etmesini sağlıyor.

Elektrikli araçların küresel otomotiv pazarındaki payı hızla artarken, bu dönüşüm enerji güvenliği açısından da yeni  fırsatlar sunuyor. Dünya nüfusunun yüzde 79’unun petrol ithal eden ülkelerde yaşadığına dikkat çeken Londra merkezli uluslararası enerji düşünce kuruluşu Ember’in son analizine göre, elektrikli araçlar ülkelerin enerji ithalatındaki faturalarını daha da azaltıyor. Bu nedenle dünya genelinde elektrikli araç talebi son yıllarda hızlı bir şekilde yükseldi. Ember’in analizine göre, 39 ülkede elektrikli araçların toplam satışlardaki payı 2019’da yüzde 4’ten 2025’te yüzde 10’un üzerine çıktı. Yine Ember’in analizine göre, küresel elektrikli araç filosu geçen yıl günlük 1.7 milyon varil petrol tüketiminin önüne geçti. Bu gelişme, ulaşımda petrol bağımlılığının azaltılması ve enerji ithalatı üzerindeki baskının hafifletilmesi açısından kritik bir döneme işaret ediyor. 

 

ÇİN’DE YÜZDE 50’Yİ AŞTI
Elektrikli araçların pazardaki ağırlığı bazı ülkelerde çok artıyor. Geçen yıl elektrikli araçların toplam araç satışlarındaki payı Vietnam’da yüzde 38, Avrupa Birliği’nde yüzde 26, Tayland’da yüzde 21 ve Endonezya’da yüzde 15 oldu.  ABD’de bu oran yüzde 10, Brezilya’da yüzde 9, Hindistan’da yüzde 4 ve Japonya’da yüzde 3 olarak tespit edildi.  Elektrikli araç dönüşümünde en dikkat çekici artış ise Çin’de görüldü. Çin’de elektrikli araçların toplam araç satışlarındaki payı geçen yıl ilk kez yüzde 50’yi aşarak tarihi bir eşiği geride bıraktı. Böylece Çin, elektrikli araç pazarında küresel dönüşümün ana merkezlerinden biri haline geldi. 

 

İKİNCİ EL PAZARI DA OTURDU
Otomotiv Uzmanı Murat Boyacıoğlu, Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gelişmelerin ardından elektrikli araçlara yönelik ilginin daha da artmasını beklediklerini söyledi. Türkiye’de özellikle Togg’la birlikte elektrikliye yönelik bilinç ve güvenin arttığını vurgulayan Boyacıoğlu, “Türkiye elektrikliye alıştı. Sıfır araç almak isteyenler için elektrikli modeller güçlü bir alternatif haline geldi. Elektrikli araç pazarı her geçen gün büyüyor. Hürmüz krizi sonrası süreçte de bu dönüşümün hızlandığını görüyoruz. Artık elektrikli araçlarda ikinci el piyasasının da oluşmaya başladığını söyleyebiliriz” dedi.

 

ENERJİ POLİTİKALARININ MERKEZİNDE
Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği Genel Sekreteri Emirhan Silahtaroğlu ise pandemi, savaşlar ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerilimin otomotiv sektöründe dönüşüm hızını artırdığını belirterek, elektrikli araçlara geçişin artık sadece çevreci bir tercih değil, aynı zamanda enerji güvenliği ve ekonomik sürdürülebilirlik meselesi haline geldiğini vurguladı. Silahtaroğlu, “Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kriz, fosil yakıtlara bağımlı ulaşım sistemlerinin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gösterdi. Petrol arzında yaşanabilecek  her risk, akaryakıt fiyatlarından lojistik maliyetlerine kadar  geniş bir alanı etkiliyor. Bu nedenle elektrikli araçlara geçiş, yalnızca otomotiv sektörünün değil,  ülkelerin enerji ve sanayi politikalarının da merkezine yerleşiyor” dedi.

Satış sonrası hizmetler de değişiyor
Elektrikli araçların yaygınlaşmasının satış sonrası hizmetlerde de yeni bir dönem başlattığını belirten Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği Genel Sekreteri Emirhan Silahtaroğlu, sektörün batarya teknolojileri, yazılım, şarj altyapısı, yüksek voltaj güvenliği ve teknik servis eğitimleri gibi alanlarda kendini hızla dönüştürmesi gerektiğinin altını çizdi. Silahtaroğlu, şunları söyledi: “Elektrikli araçların payı arttıkça satış sonrası hizmetlerde de klasik bakım anlayışı değişiyor. Geleneksel bakım kalemlerinin yerini batarya, elektronik sistemler, yazılım güncellemeleri ve şarj ekipmanları alıyor. Bu dönüşüme hazırlıklı olan işletmeler önümüzdeki dönemin kazananı olacak. Bugün tüketiciler araç alırken enerji maliyetlerine, bakım giderlerine, ikinci  el değerine ve kullanım güvenliğine de bakıyor.”

 

Yıl sonunda pazarın yüzde 28’i elektrikli
S&P Global Mobility, Hürmüz kaynaklı enerji ve tedarik baskıları nedeniyle 2026’da küresel araç satışlarında 650 bin ila 900 bin adetlik düşüş öngörüyor. S&P Global’in tahminine göre GCC yani Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinde satış kaybı yaklaşık 200 bin adet olarak hesaplandı.  Avrupa hafif araç üretim görünümü 2026 için 67 bin adet, 2027 için 183 bin adet azaltıldı. 
Japonya’nın 2026 üretim tahmini 93 bin adet, Güney Kore’nin ise 16 bin adet aşağı çekildi. Elektrikli araçta ise büyüme beklentisi korunuyor. IEA’ya göre 2026’da küresel elektrikli otomobil satışlarının 23 milyona ulaşması ve toplam otomobil satışlarının yüzde 28’ini oluşturması bekleniyor. Bu da satılan her 10 araçtan 3’ünün elektrikli olacağını gösteriyor. 2027 tahmini ise 45 ila 50 arasında.

Batarya teknolojisi belirleyici 
Elektrikli araçlarda asıl dikkat edilmesi gereken konunun batarya ve teknoloji olduğunu vurgulayan Otomotiv Uzmanı Murat Boyacıoğlu, geçmişte Türkiye pazarına giren fosil yakıtlı bazı markaların ikinci el piyasası oluşmadan pazardan çekildiğini hatırlattı. Boyacıoğlu, şöyle devam etti: “Elektrikli araç alırken yalnızca markaya bakmak yeterli değil. Kullanılan batarya teknolojisi, yazılım altyapısı, servis ağı ve uzun vadeli destek çok önemli. Elektrikli araç tercihinde teknoloji ve sürdürülebilirlik mutlaka dikkate alınmalı.”

OSMAN KUVVET

OSMAN KUVVET

İstanbul Ticaret Gazetesi – Teknoloji Editörü

Yorumlar

Yorum yazmak için .

Yorumlar yükleniyor…