Petrolün ateşini söndürecek 5 senaryo
ABD-İran hattında uzlaşma sağlanamaması, Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiğinin son ayların en düşük seviyelerine gerilemesi ve Washington’ın yeni yaptırım hamlesi petrol piyasasında jeopolitik risk primini yeniden yükseltti. Temmuz başındaki sert düşüşün ardından Brent’te yön yukarı dönerken, uzmanlar OVP’de hedefleri doğrudan ilgilendirecek ve fiyatlarda kalıcı rahatlama sağlayabilecek 5 kritik koşula işaret ediyor. Gerilimin derinleşmesi halinde ise 100 doların üzerindeki fiyatlama yeniden gündeme gelebilir.

Orta Doğu’da ABD ile İran arasında 28 Şubat’ta başlayan gerilim altıncı ayını geride bırakırken, taraflar arasında halen bir uzlaşma sağlanamaması, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin durma noktasına gelmesi ve 60 günlük geçici mutabakat sürecinin sonuçsuz kalması bölgede tansiyonu yüksek tutuyor. 30 Nisan’da 126 doları aşarak Rusya-Ukrayna savaşından bu yana en yüksek seviyesini test eden petrol fiyatları, haziran ayında tarafların 60 günlük geçici mutabakata varmasıyla hızla düşüşe geçmişti. Temmuz başında fiyatlar 70 dolar bandına kadar gerilerken, Türkiye’de düzenlenen NATO Zirvesi sırasında ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile anlaşmanın bittiğini duyurmasıyla petrolde yön yeniden yukarı döndü.
Taraflar arasında yeni bir çatışmanın yaşanmaması piyasaları bir nebze rahatlatsa da Hürmüz Boğazı’nda enerji trafiğinin tıkanması, küresel petrol tüketiminin yaklaşık beşte birine karşılık gelen enerji akışının geçtiği bu kritik güzergâhta arz endişelerini gündemde tutuyor. Hafta başında ABD’nin İran’a yönelik kapsamlı yeni ekonomik yaptırımları duyurması ise diplomasi çıkmazının sürdüğüne yönelik algıyı güçlendirdi. Petrol fiyatları 7 Eylül’de açıklanacak Orta Vadeli Plan’daki hedefleri doğrudan ilgilendirdiğinden ekonomi yönetiminin radarında yer alıyor.
HÜRMÜZ TRAFİĞİNDE SERT DÜŞÜŞ
ABD-İran geriliminin odağındaki Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiği tarihi düşük seviyelere geriledi. Kpler verilerine göre, 22 Ağustos’ta 13 ve 23 Ağustos’ta yalnızca 4 ticari geminin geçtiği boğazda, 24 Ağustos’ta tespit edilen geçiş sayısı 2 tankere kadar düştü. UKMTO ise AIS verilerine dayalı gemi trafiğinin çatışma öncesindeki seviyelerin yaklaşık yüzde 90 altında kaldığını bildirdi. ABD yaptırımları ve arz endişeleriyle birlikte Brent petrolün varil fiyatı 90-95 dolar bandında hareket ederken, Wall Street kurumlarından da yüksek fiyatların sürebileceğine ilişkin tahminler geliyor.
MORGAN STANLEY’DEN 100 DOLAR TAHMİNİ
Petrol piyasasında arz tarafındaki sıkışmanın kısa sürede sona ermeyeceğini öngören Morgan Stanley, Brent petrol tahminlerini yukarı yönlü revize etti. Banka, Brent’in 2026’nın üçüncü çeyreğinde ortalama 90 dolar seviyesinde seyretmesini, yılın son çeyreğinde ise ortalama fiyatın 100 dolara yükselmesini bekliyor. Morgan Stanley, 2027’nin ilk çeyreği için 95 dolar, ikinci çeyreği için ise 90 dolar tahmininde bulundu.
İRAN’A EKONOMİK ÇEMBER
ABD yönetimi, İran’a yönelik ekonomik baskıyı artırırken özellikle petrol ticaretini hedef alan yeni yaptırımları devreye aldı. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran petrolünün satın alınmasına veya gelirlerinin transferine aracılık eden üçüncü ülke aktörlerinin de ikincil yaptırım riskiyle karşı karşıya kalabileceğini açıkladı. Yeni adımların küresel arz üzerindeki etkisi yakından izleniyor. ABD yaptırımlarının piyasa üzerindeki etkisi yalnızca İran’ın doğrudan petrol ihracatıyla sınırlı görülmüyor. Üçüncü ülkelerdeki rafineri, banka, gemicilik ve sigorta şirketlerinin de yaptırım riskiyle karşılaşması, İran petrolünün finansmanı ve taşınmasını zorlaştırarak arzın dolaylı yoldan daha da daralmasına neden olabilir.
85-95 DOLAR ANA FİYAT BANDI
Son gelişmelerin ardından petrol piyasasına ilişkin görünümü İstanbul Ticaret’e değerlendiren Ahlatcı Yatırım Araştırma Müdür Yardımcısı Dinçer Kurt, Brent’in geçen hafta 95 doları test ettikten sonra haftayı 94 dolardan tamamladığını hatırlattı. Kâr satışlarına rağmen fiyatların 90 doların üzerinde kalmasını jeopolitik risk priminin güçlü olmasına bağlayan Kurt, kısa vadede ana bandın 85-95 dolar arasında oluşmasını bekliyor. Kurt, 90 doların korunması halinde 95 dolar direncinin yeniden test edilebileceğini, bu seviyenin üzerinde kalıcı kapanışlarda önce 100, ardından 120 doların gündeme gelebileceğini söyledi. Aşağıda ise 85 doların ardından 82-75 dolar bölgesini önemli destek alanı olarak gösterdi.
ARZ AÇIĞI FİYATI DESTEKLİYOR
Kurt, petrol fiyatlarını jeopolitik risklerin yanı sıra arz tarafındaki sıkışıklığın da desteklediğini söyledi. IEA verilerine göre Körfez bölgesinde günlük yaklaşık 8.3 milyon varillik üretim halen devre dışı bulunurken, küresel petrol piyasasında üçüncü çeyrekte günlük 1.8 milyon varil açık bekleniyor. Buna karşılık yüksek enerji maliyetleri talebi baskılarken, küresel petrol talebinin 2026’da günlük 1.6 milyon varil azalacağı öngörülüyor. Kurt, mevcut tabloda petrol piyasasının iki zıt güç arasında sıkıştığını vurguladı. Bir tarafta Hürmüz ve Körfez kaynaklı arz riskleri fiyatları yukarı taşırken, diğer tarafta yüksek enerji maliyetlerinin küresel büyümeyi ve talebi zayıflatması yükselişin hızını sınırlıyor. Bu nedenle fiyatlamada jeopolitik gelişmelerin yanı sıra fiziki arz verilerinin de belirleyici olmaya devam edeceği belirtiliyor.
DÜŞÜŞÜN ÖN ŞARTI DİPLOMASİ
Gedik Yatırım Yatırım Danışmanlığı Müdür Yardımcısı Onurcan Bal, Brent’in 90 dolar üzerinde kalmasında Hürmüz kaynaklı arz endişelerinin belirleyici olduğunu söyledi. Petrolde kalıcı rahatlama için siyasi risk priminin çözülmesi gerektiğine dikkat çeken Bal, haziran ayındaki sert geri çekilmenin piyasanın normalleşme beklentisine ne kadar hızlı tepki verebildiğini gösterdiğini vurguladı. Bal, “Her şeyden önce iki ülke arasında diplomasi kanalının ağır basması ve yeniden bir anlaşmaya doğru gidilmesi gerekiyor. Bu, petrolde düşüşün ön şartı” dedi.
80-85 DOLAR İLK HEDEF
Bal, taraflar arasında yeniden anlaşma zemini oluşması halinde petrolde aşağı yönlü fiyatlama alanının genişleyebileceğini söyledi. Siyasi risklerin gerilemesi durumunda Brent’te ilk olarak 80-85 dolar bandının, ardından 75 dolar bölgesinin gündeme gelebileceğini ifade etti.
DÜŞÜŞ ENFLASYONA NEFES ALDIRIR
Petrol fiyatlarında olası geri çekilmenin etkisinin enerji piyasasıyla sınırlı kalmayacağını belirten Bal, Brent’in 75-85 dolar bandına dönmesinin küresel enflasyonu ve merkez bankalarını rahatlatabileceğini, risk iştahını destekleyebileceğini söyledi.
100 DOLAR ÜSTÜ İÇİN DAHA BÜYÜK ŞOK GEREKİR
Yukarı yönlü senaryoda Hürmüz’deki aksamanın sürmesi temel risk olmaya devam ediyor. Gedik Yatırım Yatırım Danışmanlığı Müdür Yardımcısı Onurcan Bal, gerilimin askeri veya ekonomik yaptırımlar yoluyla devam etmesi ve arz sorunlarının derinleşmesi halinde Brent’in yeniden 95-100 dolar bölgesine çıkabileceğini öngörüyor. Ahlatcı Yatırım Araştırma Müdür Yardımcısı Dinçer Kurt ise 100 dolar üzerinde kalıcılık için daha geniş çaplı bir arz şokuna ihtiyaç olduğunu düşünüyor. Hürmüz trafiğinin tamamen durması, tankerlere yönelik saldırıların artması veya Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt ve BAE’nin üretim ve ihracat altyapısının zarar görmesi bu senaryoyu tetikleyebilir. Çinli bankalar, rafineriler, gemicilik ve sigorta şirketlerine fiili ikincil yaptırım uygulanması da riski büyütebilir.
