Cuma7 Ağustos 202610:14İSTPİYASAAÇIK

Otomotivde yerli üretimin payı artıyor

Otomotiv sektöründe yerli üretimin payı artıyor. 2025’te otomobil satışlarında yüzde 29 olan yerli üretim araçların payı, Türkiye’deki fabrikalarda yapılan yeni model yatırımları ve kapasite artışları sayesinde 2026’da 5 puan artarak yüzde 34’e yükseldi. Elektrikli araç yatırımları ve yeni üretilen modellerle otomotiv pazarında yerli oranı daha da artacak.

Yayınlanma

Paylaş
Otomotivde yerli üretimin payı artıyor

Türkiye otomotiv sektörü, pazardaki ağırlığını yerli fabrikalarla artırıyor. Toplam satışlar içinde 2025 yılında yüzde 29 olan yerli araç payı, 2026’nın ilk yarısında 5 puanlık bir yükselişle yüzde 34 oldu.

Satış grafiğindeki bu yükseliş, segment kırılımlarına da yansıdı. Otomotiv Sanayicileri Derneği’nden (OSD) edinilen bilgiye göre binek otomobillerde yerli üretim payı yüzde 31’den yüzde 35’e çıkarken, hafif ticari araç pazarında bu oran yüzde 20’den yüzde 23’e yükseldi. Kamyon segmentinde ise yüzde 59 seviyesinde bulunan yerlilik payı yüzde 65’e yükselirken, otobüs-midibüs pazarında yüzde 100’e, traktörde yüzde 80 seviyelerine ulaştı.

Yerli araçların satış tablosunu İstanbul Ticaret Gazetesi’ne değerlendiren OSD Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Eroldu, bu yükselişin Türkiye’nin dış ticaret dengesini de pozitif yönde desteklediğini vurguladı.

POTANSİYEL YÜKSEK
Pazarın daraldığı bir dönemde yerli araç satışlarının adet bazında artmasının, Türkiye’de üretilen araçların iç pazardaki konumunun güçlendiğini gösterdiğini belirten Eroldu, şöyle konuştu: “Bu artışı olumlu değerlendiriyoruz. Bununla birlikte mevcut seviyelerin sanayimizin potansiyelini tam olarak yansıtmadığını düşünüyoruz. Geçmiş dönemlerde yerli üretim payı otomobilde yüzde 41, hafif ticari araçlarda yüzde 64, toplam pazarda ise yüzde 46 seviyelerine ulaşmıştı.”

PAY DAHA DA ARTACAK
Otomotiv sanayinin 2024 yılından bu yana kuvvetli bir yatırım süreci içinde olduğunu söyleyen Eroldu, “Üretimine başlanan yeni modellerin üretim sürecinin oturması ve devreye girecek yeni yatırımların da katkısıyla iç pazarda yerli araçların payının kademeli olarak yeniden daha yüksek seviyelere taşınacağını değerlendiriyoruz” dedi.

OSD üyesi firmaların özellikle iç pazarın yüksek hacimli segmentlerine yönelik yatırımlar gerçekleştirdiğini hatırlatan Eroldu, şöyle devam etti: “Sanayimizin rekabet gücünü koruması, mevcut yatırımların büyümesi ve yeni yatırımların ülkemize çekilmesi açısından güçlü, dengeli ve öngörülebilir bir iç pazar temel unsurlardan biridir. İç pazarın ticaret dengesi gözetilerek büyümesi, otomotiv sanayimizin sürdürülebilir büyümesi ve Türkiye’nin küresel üretim üssü konumunun güçlenmesi bakımından önem taşıyor.”

YATIRIMLAR ARTIYOR
Otomotiv sanayinde yeni yatırımlar hız kazandı. Oyak Renault, haziran ayında satışa sunduğu C-SUV segmentindeki yeni modeli Boreal’in ardından, yılın son çeyreğinde Dacia’nın crossover modeli Striker’ı da Bursa’da banttan inmeye hazırlanıyor. Ayrıca Peugeot hafif ticari araç segmentindeki Rifter, ‘Made in Türkiye’ imzasıyla 2026’nın üçüncü çeyreğinde Tofaş fabrikasında üretime başlayacak.

ARAÇLAR 40’TAN FAZLA ÜLKEYE İHRAÇ EDİLECEK
Hyundai, Togg’un ardından Türkiye’de elektrikli otomobil üretimi gerçekleştiren ikinci marka olacak. İzmit’te üretilecek araçların yaklaşık yüzde 80’inin 40’tan fazla ülkeye ihraç edilmesi hedefleniyor. Hyundai Motor Türkiye Satış, Pazarlama ve Satış Sonrası Genel Müdürü Murat Beykel, elektrikli araç üreten ikinci marka olduklarını belirterek, şunları söyledi: “Bu yıl odaklandığımız modelimiz IONIQ 3. Ağustos ayında üreteceğimiz IONIQ 3 ile Türkiye’de elektrikli araç üreten 2. marka olacağız. Fabrikamızın yüzde 50’si bu kapsamda yeniden dönüştürüldü. EV üretimi dönüşümünde Kore’den de çok sayıda teknisyen ve mühendis ağırladık. Yaklaşık 1.000’den fazla kişi bu dönüşüm kapsamında fabrikamızda farklı görevler aldı. Bugüne kadar toplam 250 milyon Euro’luk yatırım yaptık. Ancak ilerleyen dönemde yatırımları geliştirmeye devam edeceğiz. IONIQ 3 hem HMC ve HME hem de HMTR için uzun vadeli bir süreç. Bu anlamda gelecek yıllarda üretimi geliştirmek adına farklı alanlarda yatırımlarımız sürecek. Bu yıldan sonra talepte bir artış olursa biz de mutlaka planımızı ona göre yapacağız. Hyundai Türkiye için önemi ülkemizin ikinci yerli elektrikli modeli olması. Bizim için çok mutluluk verici.”

İLGİ KOMPAKT VE ŞEHİRLİ OTOMOBİLLERE
Ürettikleri modellerin satışlarının içinde yaklaşık 2 milyondan fazla elektrikli araç olacağını belirten Beykel, üretim stratejileriyle ilgili şu bilgiyi verdi: “Elektrikli araç satışları hem globalde hem de Türkiye’de son yıllarda ciddi artış gösteriyor. Bu artışa cevap verebilmek için Hyundai markası 2030’a kadar birçok elektrikli ve hibrit modeli piyasaya sürmeyi planlıyor. Bu strateji kapsamında IONIQ 3 hem Türkiye hem de Avrupa açısında son derece önemli bir yerde konumlanacak. Kompakt ve şehirli otomobillere. Bugün Avrupa’da özellikle kompakt ve şehirli otomobillere daha fazla ilgi duyuluyor. IONIQ 3 de bu beklentileri ve ihtiyaçları karşılayacak EV model olarak ön plana çıkıyor. 40’tan fazla ülkeye ihracat yapıyoruz ve bunun yüzde 85’i Avrupa’ya ihraç ediliyor. IONIQ 3 modeli de Avrupa kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre tasarlandı. Avrupalı kullanıcılar için aslında Avrupa’da üretim yapıyoruz.”

3 MİLYONU AŞKIN ARAÇ ÜRETTİ
Hyundai İzmit Fabrikası 1997’de faaliyete başladı. 2007 ve 2013 yıllarında gerçekleştirilen kapasite artırımıyla yıllık yaklaşık 200 bin araç üretim kapasitesine ulaştı. Tesis, bugüne kadar Accent, Grace, Starex, Matrix, i10, i20 ve Bayon dahil yaklaşık 3.4 milyon araç üretti. Hyundai’nin en uzun süredir faaliyet gösteren yurt dışı üretim tesisi olan Hyundai Motor Türkiye fabrikası, gelecek yıl üretime başlamasının 30. yılını kutlayacak.

BARIŞ CABACI

BARIŞ CABACI

İstanbul Ticaret Gazetesi – Ekonomi Editörü