Borsa İstanbul’da 2025 yılı, uygulanan sıkı para politikaları ve küresel piyasalarda artan belirsizliğin etkisiyle konjonktüre paralel halka arz hızının kesildiği ve yatırımcı ilgisinin önceki yıllara göre zayıfladığı bir dönem olarak geride kaldı. Ancak 2026 yılına endeksin güçlü bir başlangıç yapması, dezenflasyon süreci ve faiz indirimi beklentileriyle birleşince sermaye piyasalarındaki havayı değiştirmeye başladı.
Borsa İstanbul’da işlem görmek için SPK'da bekleyen başvuru sayısındaki artış, yatırımcılarda bu yılın yeniden ‘halka arz yılı’ olabileceğine dair beklentileri güçlendiriyor. Şirketlerin finansmana erişim maliyetlerinin yüksek seyrettiği bu dönemde, özkaynakla büyüme ihtiyacı halka arzları yeniden masaya getirirken; piyasalar yeni yıla daha iyimser, ancak temkinli bir beklentiyle giriyor.
‘SEÇİCİLİK’ DÖNEMİ
Analistler, 2026 yılında halka arz takviminin, sönük geçen bir önceki yıla kıyasla hem adet hem de hacim bazında belirgin bir toparlanma sürecine gireceği görüşünde birleşiyor. Ancak bu iyimser beklenti, 2022 ve 2023 yıllarında temel analizden kopuk değerlemelerle oluşan ve ‘tavan serileri’ ile hafızalara kazınan o ekstrem fiyatlama döneminin geri döneceği anlamına gelmiyor. Analistlere göre piyasada irrasyonel coşkunun yerini ‘normalleşme’ ve ‘seçiciliğin’ aldığı daha rasyonel bir dengeye bırakması beklenirken; yatırımcıların da kısa vadeli spekülatif getirilerden çok ‘şirket kalitesi’ ve ‘sürdürülebilir büyüme’ hikayelere odaklanması konusunda dikkatli ilerlemesi gerekiyor.
Yatırım uzmanları, 2026 yılının başında piyasadaki değişen dinamikleri ve halka arz beklentilerini değerlendirdi.
NORMALLEŞME BEKLENMELİ
Gedik Yatırım Yatırım Danışmanlığı Müdür Yardımcısı Onurcan Bal, Borsa İstanbul’da geçen sene yaşanan dalgalı seyrin ve piyasadaki zorlanmanın halka arz hızını yavaşlattığını belirtti. Özellikle 2023 yılında temel analiz ve değerlemelerden bağımsız, ‘tavan tavan’ serileriyle gerçekleşen sert fiyatlamaların ve yoğun yatırımcı talebinin 2024’ün ikinci yarısından itibaren yerini normalleşmeye bıraktığını vurgulayan Bal; 2025 yılının ise azalan ilgi ve volatilite ekseninde halka arz sayısının görece gerilediği bir dönem olarak kayıtlara geçtiğini ifade etti.
DEZENFLASYON VE FAİZ DESTEĞİ
2026 yılına borsanın güçlü bir başlangıç yaptığını ve çarpanlar bazında ucuzluk seviyelerinin korunduğunu belirten Bal, makroekonomik görünüme ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “Dezenflasyon sürecinin devam ettiği ve Merkez Bankası'nın kademeli faiz indirimlerini sürdürdüğü mevcut ortamda, yurt içi veya yurt dışı kaynaklı ekstra bir risk artışı yaşanmazsa borsada olumlu bir fiyatlama bekliyoruz. Bu konjonktür, şirketlerin halka arz süreçlerini yeniden gündeme almalarına ve piyasada bir kıpırdanma yaşanmasına katkı sağlayacaktır.”

EKSTREM FİYATLAMALAR OLUR MU?
Yatırımcıların beklentilerini yönetmeleri gerektiği uyarısında bulunan Bal, halka arz sayısında geçen yıla göre bir artış öngörülse de 2022-2023 dönemindeki ‘aşırı’ ilginin birebir tekrarlanmasının zor olduğunu vurguladı. Bal, “Halka arz sayısında biraz artış görebiliriz. Halka arz yılından kasıt, önceki rekorların kırılması ise bunu söylemek için henüz erken. Borsada güçlü trendler oluşursa sayı artabilir; ancak geçmişteki ekstrem fiyat hareketlerini baz almamakta fayda var” ifadelerini kullandı.
HACİM VE YABANCI İLGİSİ ARTTI
Şirketlerin halka arzı bir ‘büyüme finansmanı aracı’ olarak görmesi gerektiğinin altını çizen Bal, “Halka arzların olması, şirket sayısının artması, sermaye piyasalarının gelişimi için önemli bir adım. Ama tek başına, yani şirket sayısı arttı diye sermaye piyasaları sadece bu gelişmeyle gelişemez. Bu; birçok adımın, birçok düzenlemenin, hacmin, piyasaya olan ilginin artması gibi birçok faktöre bağlı. Halka arzların, yani şirket sayısının artması, piyasaların derinleşmesi konusunda katkı sağlayan maddelerden biri diye düşünüyorum” dedi.
Onurcan Bal, piyasadaki likidite dengesine ilişkin de analizlerde bulundu. Yılbaşından bu yana hacimde ve yatırımcı ilgisinde artış gözlendiğini belirten Bal, standart büyüklükteki halka arzların piyasada likidite sorunu yaratmasını beklemediklerini kaydetti.
Buna karşın büyük ölçekli halka arzların piyasa dinamiklerini kısa vadeli etkileyebileceğine işaret eden Bal, “Büyük hacimli arzlar gerçekleştiğinde, özellikle kısa vadede iyi getiri sağlamış hisselerde kâr realizasyonları ve sektörler arası geçişler (rotasyon) görülebilir. Ancak bu durumun piyasanın genel yapısını bozmasını beklemiyoruz” değerlendirmesini yaptı.
HALKA ARZ SAYISI ARTABİLİR
İnfo Yatırım Yatırım Danışmanı Tunç Safa Altunsaray da halka arz piyasasının son iki yıldaki performansını veriler üzerinden karşılaştırarak, 2026 yılına dair beklentilerini ve piyasa dinamiklerini analiz etti.
Halka arz sayılarında son bir yılda yaşanan düşüşe dikkat çeken Altunsaray, 2024 yılında yaklaşık 34 olan halka arz sayısının, 2025 yılında 18’e gerilediğini hatırlattı. Bu sayının doğrudan yatırımcı ilgisi ve borsa performansıyla korelasyonu olduğunu belirten Altunsaray, şunları kaydetti: “Borsa tarafında baskı olduğu dönemlerde halka arzlar yavaşlarken, yukarı yönlü hareketlerin olduğu dönemlerde arz sayıları artış gösteriyor. Yeni yatırımcı girişleri arzlara olan ilgiyi, bu ilgi de arzların hız kazanmasını tetikliyor. 2026 yılının beklentiler ışığında 2025’ten daha iyi geçme ihtimali, bu yıl daha fazla halka arz görmemize sebep olabilir. Halka arz endeksinin (XHARZ) 153.236 seviyesinden 18.497 seviyesine hareket etmesi, arzlara olan ilginin 2026 yılında bir momentum kazandığını gösteriyor.”

LİKİDİTE YETERLİ
Borsa İstanbul’daki likidite durumunu ‘yeni para girişi’ ve ‘yatırımcı sayısı’ ekseninde değerlendiren Altunsaray, genel görünümün yeterli olduğunu, ancak istisnai durumların risk barındırdığını vurguladı.
Altunsaray, “Yeni hesap açılışları ve yatırımcıların portföylerini artırması likiditeyi destekleyen ana unsurlar. Genel resimde Borsa İstanbul’daki likidite yeterli görünüyor; ancak çok büyük ölçekli şirketlerin halka arz olduğu dönemlerde bu likiditenin yetersiz kalma ihtimali olduğu unutulmamalı” uyarısında bulundu.
YATIRIM VE BORÇ AYRIMI
Şirketlerin halka arz gerekçelerinin izahnamelerde detaylandırılmak zorunda olduğunu anımsatan Altunsaray, fon kullanım amaçlarının şirketten şirkete değiştiğini belirtti. Altunsaray, “Ağırlıklı olarak işlerini büyütmek ve yeni yatırımlar yapmak için halka arz olan şirketleri görsek de borç ödemeleri amacıyla piyasaya gelen şirketler de mevcut” dedi.
‘NİTELİKLİ ARZ’ ÖNEMLİ
Halka arzların sermaye piyasasının derinleşmesine ve yeni yatırımcı çekilmesine katkı sağladığını belirten Altunsaray, bu sürecin sağlıklı işlemesi için ‘şirket kalitesine’ dikkat çekti: “Borsada işlem gören şirket sayısının artması, yerli ve yabancı yatırımcının ilgisini çekerken likidite artışına ve yeni hesap açılışlarına vesile oluyor. Ancak burada arz olan şirketlerin niteliği büyük önem taşıyor. Arz olmaması gereken şirketler halka açılır ve elde edilen geliri verimli kullanamazlarsa, bu durum piyasada tam tersi bir etki yaratabilir.”