Hubble Uzay Teleskobu (HST), 1990 yılındaki fırlatılışından bu yana gerçekleştirdiği 1,7 milyondan fazla gözlemle astronomi tarihini yeniden yazdı ancak teleskop uzayın zorlu koşullarına yenik düşmeye başladı. NASA Teknik Raporlar Sunucusu'nda (NTRS) yayınlanan yeni bir çalışma, emektar gözlemevinin donanım yorgunluğu ve atmosferik sürtünme nedeniyle yörüngesini korumakta zorlandığını belgeledi.
Rapor, teleskobun Dünya atmosferine yeniden giriş sürecinin, daha önceki tahminlerden daha erken gerçekleşebileceğini ve bu durumun yerleşim yerleri için risk oluşturabileceğini ortaya koyuyor.
KONTROLLÜ DÜŞÜŞ İÇİN TASARLANMADI
Hubble'ın tasarımı, ömrünü tamamladığında bir Uzay Mekiği (Space Shuttle) tarafından güvenli bir şekilde Dünya'ya geri getirilmesi veya kontrollü bir şekilde yörüngeden çıkarılması üzerine kuruluydu. Ancak Uzay Mekiği programının sona ermesi ve operatörlerin Hubble'ın bu kadar uzun süre görev yapacağını öngörememesi, mevcut risk tablosunu doğurdu.
Raporda, "HST kontrollü yeniden giriş için tasarlanmadığından, atmosferden geçip yüzeye ulaşan enkaz parçaları ve buna bağlı can kaybı riskleri konusunda endişeler bulunmaktadır" ifadelerine yer verildi.
SpaceX'in Crew Dragon kapsülü ile teleskobu daha yüksek bir yörüngeye taşıma fikri gündeme gelse de, bu kurtarma operasyonunun artık mümkün görünmediği belirtiliyor. Bu nedenle teleskobun yörüngesinin doğal yollarla bozulması ve okyanusa düşmesi bekleniyor.
EN OLASI TARİH: 2033
NASA'nın yürüttüğü simülasyonlara göre, Hubble için üç farklı senaryo bulunuyor:
Çalışma, Hubble'ın atmosfere girdiğinde, yeryüzünde yaklaşık 350 ila 800 kilometre uzunluğunda bir enkaz izi bırakacağını öngörüyor.
RİSK ORANI STANDARTLARIN ÜZERİNDE
Araştırmacılar, düşüşün tam lokasyonunu tahmin etmemekle birlikte, olası can kaybı riskini istatistiksel olarak modelledi. Buna göre risk, teleskobun geçtiği tüm eğim bölgesinde ortalama 1:330 olarak hesaplandı. Bu oran, NASA'nın ‘halka yönelik riskin 1:10.000'den az veya eşit olması’ standardının oldukça üzerinde yer alıyor.
Raporun en dikkat çekici bölümü ise ‘en kötü senaryo’ analizi oldu. Enkazın Makao gibi yoğun nüfuslu bir bölgeye isabet etmesi durumunda 2 ila 4 can kaybı; Hong Kong veya Singapur gibi merkezlere düşmesi durumunda ise en az bir can kaybı yaşanabileceği belirtildi.
Bilim insanları, yaklaşan tehlikeye karşı jeomanyetik fırtınaların yörünge bozulmasına etkisinin daha detaylı incelenmesini ve risk yönetimi için yeni stratejiler geliştirilmesini öneriyor.