Küreselde enflasyon korkusu yeniden alevlendi: Petrol, tarifeler ve yapay zeka yatırımları etkili
Yükselen enerji fiyatları, ABD’nin yeni gümrük vergileri ve yapay zekâ yatırımlarındaki hızlı artış, küresel enflasyon endişelerini yeniden gündeme taşıdı. Merkez bankaları yeni riskleri yakından izliyor.

Küresel enflasyon endişesi yeniden güç kazandı. Orta Doğu’daki çatışmaların petrol fiyatlarını varil başına 100 doların üzerine taşıması, ABD’nin yeni gümrük vergileri ve yapay zekâ alanındaki büyük sermaye harcamaları fiyat baskılarını artırıyor. Yatırımcılar, Fed ve İngiltere Merkez Bankası dahil büyük merkez bankalarının vereceği mesajlara odaklandı.
KÜRESEL ENFLASYON ENDİŞESİ YENİDEN GÜNDEMDE
Yükselen enerji fiyatları, ABD’nin yeni gümrük vergileri ve yapay zekâ alanında hızla artan sermaye harcamaları yatırımcıların enflasyon endişelerini yeniden tetikledi.
Fiyatları artırma potansiyeline sahip üç gelişmenin aynı döneme denk gelmesi, küresel ekonomiye ilişkin kaygıları artırdı.
Merkez bankalarının enflasyon görünümünde bir miktar rahatlama görmeye başladığı bir dönemde risklerin yeniden yukarı yönlü hareket ettiği değerlendiriliyor.
PETROL FİYATLARI 100 DOLARI AŞTI
Orta Doğu’da çatışmanın tırmanmasıyla başlayan haftada petrol fiyatları varil başına 100 doların üzerine çıktı.
Bölgedeki gerilimin küresel tedarik zincirlerindeki maliyetleri daha da artırması bekleniyor.
Enerji maliyetlerindeki yükselişin üretim, taşımacılık ve tüketici fiyatları üzerinden daha geniş bir enflasyon baskısı oluşturabileceğine yönelik endişeler güçlendi.
TEDARİK ZİNCİRLERİNDE MALİYET BASKISI
Orta Doğu’daki çatışmaların önemli ticaret ve enerji rotaları üzerindeki etkisi yakından izleniyor.
Gerilimin uzaması halinde nakliye ve enerji maliyetlerinin daha da yükselmesi bekleniyor.
Bu durumun şirketlerin üretim maliyetlerini artırarak tüketici fiyatlarına yansıma ihtimali bulunuyor.
ABD’NİN YENİ GÜMRÜK VERGİLERİ DE GÜNDEMDE
Enerji fiyatlarındaki artışın yanında ABD Başkanı Donald Trump’ın tarifeler konusunda yeni adımları da yatırımcıların gündemine girdi.
Trump yönetimi, yeni gümrük vergilerinin devreye alınabileceği ihtimalini ortaya koydu.
Çoğu büyük ticaret ortağından gerçekleştirilen ithalata yüzde 10 ile yüzde 12,5 arasında gümrük vergisi uygulanacağı vaat edildi.
TARİFELER FİYATLARI YUKARI TAŞIYABİLİR
Yeni gümrük vergilerinin ithal ürünlerin maliyetini artırabileceği değerlendiriliyor.
Bu maliyetlerin şirketler tarafından tüketicilere yansıtılması halinde enflasyon üzerindeki baskının güçlenmesi bekleniyor.
Enerji fiyatlarındaki yükselişle birlikte tarifelerin de devreye girmesi, küresel fiyat görünümüne ilişkin endişeleri artırıyor.
YAPAY ZEKÂ YATIRIMLARINDA BÜYÜK ARTIŞ
Enflasyon tartışmalarındaki üçüncü önemli başlık ise yapay zekâ yatırımlarındaki hızlı büyüme oldu.
Teknoloji şirketlerinin veri merkezi, işlem gücü ve altyapı yatırımlarına ayırdığı sermaye hızla artıyor.
Bu yatırımların enerji, donanım, bellek, depolama ve diğer teknolojik bileşenlere yönelik talebi artırması fiyat baskıları açısından yakından takip ediliyor.
ALPHABET SERMAYE HARCAMASI TAHMİNİNİ 205 MİLYAR DOLARA ÇIKARDI
Yapay zekâ yatırımlarındaki büyümenin son örneklerinden biri Alphabet’tan geldi.
Şirket, bu yıl için sermaye harcaması tahminini 205 milyar dolara kadar yükseltti.
Açıklama, yapay zekâ altyapısına yönelik devasa yatırım dalgasının devam ettiğini gösteren gelişmelerden biri olarak değerlendirildi.
MERKEZ BANKALARININ İŞİ ZORLAŞIYOR
Enerji, tarifeler ve teknoloji yatırımlarından kaynaklanan fiyat baskılarının aynı anda güçlenmesi merkez bankalarının önündeki tabloyu karmaşıklaştırıyor.
Para politikası yetkilileri, bir taraftan ekonomik büyümeyi gözetirken diğer taraftan enflasyonun yeniden hızlanmasını engellemeye çalışıyor.
Yeni gelişmelerin faiz politikalarına ilişkin beklentiler üzerinde etkili olması bekleniyor.
GÖZLER FED VE İNGİLTERE MERKEZ BANKASI’NDA
Önümüzdeki hafta Fed’den İngiltere Merkez Bankası’na kadar birçok önemli para politikası kararı alınacak.
Yetkililerin enerji fiyatları, tarifeler ve diğer enflasyon risklerine nasıl yaklaşacağı yakından takip edilecek.
Şu aşamada acil bir faiz değişikliği beklenmese de merkez bankalarının vereceği mesajların daha ihtiyatlı hale gelebileceği değerlendiriliyor.
TAHVİL GETİRİLERİ YÜKSELİYOR
Finans piyasalarında enflasyon endişelerinin etkileri görülmeye başladı.
Küresel tahvil getirilerindeki yükseliş, yatırımcıların tüketici fiyatlarının yeniden kontrol dışına çıkabileceğine ilişkin kaygılarının göstergelerinden biri oldu.
Enflasyonun yüksek seyretmesi halinde faizlerin de daha uzun süre yüksek kalabileceği beklentisi tahvil piyasalarını etkiliyor.
S&P 500 İKİNCİ HAFTALIK DÜŞÜŞE HAZIRLANIYOR
Enflasyon kaygılarının hisse senedi piyasalarına da yansıdığı görülüyor.
S&P 500 endeksi haftalık bazda ikinci düşüşünü kaydetmeye hazırlanıyor.
Enerji maliyetleri ve para politikasına ilişkin belirsizlikler yatırımcıların risk iştahını baskılıyor.
MERKEZ BANKALARINDAN ŞAHİN TUTUM BEKLENTİSİ
PGIM Avrupa Başekonomisti Katharine Neiss, son gelişmelerin merkez bankalarının daha şahin bir yaklaşım benimsemesine neden olabileceğini söyledi.
Neiss, “Son gelişmeler, ekonomiyi yönlendirenin jeopolitik faktörler olduğunu, tersinin geçerli olmadığını bir kez daha hatırlatıyor. Genel enflasyon üzerindeki olumsuz arz şoku baskıları, merkez bankalarının şahin bir tutum sergileme eğilimini desteklemeye devam edecek.” dedi.
Jeopolitik kaynaklı arz şoklarının enflasyonun seyrinde yeniden belirleyici hale geldiğini ifade etti.
LAGARDE: ENERJİ ŞOKU DAHA DA ŞİDDETLENEBİLİR
Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde da enerji fiyatları konusunda uyarıda bulundu.
Lagarde, “Enerji şoku daha da şiddetlenebilir.” dedi.
Enerji fiyatlarındaki yükselişin kalıcı hale gelmesi durumunda enflasyon üzerindeki etkinin daha güçlü olabileceğini belirtti.
“ENERJİ FİYATLARI NE KADAR UZUN YÜKSEK KALIRSA RİSK O KADAR ARTAR”
Lagarde, enerji fiyatlarının yüksek seviyelerde kalma süresinin önemine dikkati çekti.
“Enerji fiyatları ne kadar uzun süre yüksek seviyelerde kalırsa, genel enflasyonu o kadar fazla artırma olasılığı o kadar artar.” ifadelerini kullandı.
Bu nedenle enerji piyasalarındaki gelişmeler Avrupa Merkez Bankasının para politikası açısından yakından izlenecek.
ENFLASYONUN TEK KAYNAĞI PETROL DEĞİL
Küresel enflasyona ilişkin risklerin yalnızca yükselen petrol fiyatlarından kaynaklanmadığı belirtiliyor.
ABD’nin yeni gümrük vergileri ve teknoloji şirketlerinin büyük sermaye harcamaları da fiyat baskısının kaynakları arasında gösteriliyor.
Bu gelişmelerin eş zamanlı ortaya çıkması enflasyon görünümünü daha karmaşık hale getiriyor.
APPLE FİYATLARI ARTIRDI
Büyük şirketlerin fiyat belirleme gücüne ilişkin gelişmeler de yatırımcıların dikkatini çekiyor.
Apple, geçen ay artan girdi maliyetlerini karşılamak amacıyla tüm Mac’lerin, iPad’lerin, ev cihazlarının ve Vision Pro’nun fiyatlarını artırdı.
Şirketin fiyat artışında bellek çipi ve depolama alanındaki benzeri görülmemiş kıtlığın etkili olduğu belirtildi.
BELLEK VE DEPOLAMA MALİYETLERİ ARTIYOR
Teknoloji sektöründeki büyük yatırım dalgası, çeşitli donanım bileşenlerine yönelik talebi artırıyor.
Bellek çipi ve depolama kapasitesinde yaşanan kıtlık, şirketlerin üretim maliyetlerini yukarı taşıyor.
Bu maliyetlerin ürün fiyatlarına yansıması teknoloji sektörünün de enflasyon üzerindeki etkisini artırıyor.
GOLDMAN SACHS: EN BÜYÜK ENDİŞE ENERJİ ŞOKU
Goldman Sachs Döviz ve Gelişmekte Olan Piyasalar Başstratejisti Kamakshya Trivedi de küresel enflasyon risklerini değerlendirdi.
Trivedi, Bloomberg TV’ye yaptığı açıklamada, gümrük vergilerinden çok enerji şoku ve teknoloji harcamaları konusunda endişeli olduğunu söyledi.
Enerji sektöründeki fiyat baskısının kısa vadede daha önemli bir risk oluşturduğunu ifade etti.
“ENERJİDEN KAYNAKLANAN ENFLASYONİST BASKIYA DİKKAT”
Trivedi, “Şu anda enerji sektöründen kaynaklanan enflasyonist baskı konusunda çok daha fazla endişeliyim; bence dikkat etmemiz gereken de budur.” dedi.
Petrol ve diğer enerji fiyatlarının yüksek seyretmesinin tüketici fiyatlarını yeniden yukarı taşıyabileceğini belirtti.
Enerji maliyetlerinin şirketler ve hane halkları üzerinde geniş kapsamlı etkiler yaratabileceğine dikkati çekti.
YAPAY ZEKÂ HARCAMALARI UZUN VADELİ RİSK
Trivedi, daha uzun vadeli riskler açısından yapay zekâ yatırımlarını öne çıkardı.
“Buradaki daha uzun vadeli ve daha önemli faktör ise yapay zekâ yatırım harcamalarıdır ve bu alandaki görüş değişikliklerinin, piyasalar genelindeki tepkinin temel itici gücü olacağını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
Yapay zekâ yatırımlarının enerji ve teknoloji altyapısına yönelik talebi artırması nedeniyle fiyatlar üzerindeki etkisi yakından takip ediliyor.
G7 ÜLKELERİNDE PARA POLİTİKASI TARTIŞMALARI YOĞUNLAŞACAK
Enflasyona ilişkin yeni gelişmeler G7 ülkeleri ve diğer ekonomilerdeki para politikası yetkililerinin görüşmelerine de yansıyacak.
Enerji şoku, gümrük tarifeleri ve yapay zekâ yatırımlarının oluşturduğu maliyet baskılarının faiz politikalarına nasıl yansıtılacağı tartışılacak.
Merkez bankalarının önümüzdeki dönemde enflasyonda yeniden yükseliş riskine karşı daha ihtiyatlı ve şahin bir tutum izleyebileceği değerlendiriliyor.




Yorum yazmak için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor…