Cuma16 Ekim 202610:30İSTPİYASAAÇIK

Küresel şeker fiyatlarında üçlü baskı

Küresel tarım emtiasında baş gösteren arz darboğazı, şeker fiyatlarını son iki yılın zirvesine taşıdı. Sene başından bu yana yüzde 35’in üzerinde prim yaparak 0.21 dolar sınırını aşan şekerde; Brezilya ve Hindistan’ı vuran iklim şokları, petrol fiyatlarının üreticileri etanole yöneltmesi ve tırmanan navlun maliyetleri küresel gıda enflasyonu riskini yeniden tırmandırdı.

Yayınlanma

Paylaş
Küresel şeker fiyatlarında üçlü baskı

Küresel tarım emtiası piyasalarında baş gösteren yapısal arz sıkışıklığı, şeker fiyatlarında son iki yılın en agresif rallisini tetikledi. New York Ticaret Borsası (ICE) vadeli işlemlerinde işlem gören ham şeker kontratlarının libre fiyatı, sene başındaki 0.15 dolar seviyelerinden sert bir yükselişle 0.20 dolara tırmanarak yüzde 35’i aşkın prim kaydetti. Hafta başında 0.21 doları görerek Aralık 2024’ten bu yana en yüksek seviyesini test eden şeker fiyatları; olumsuz hava koşulları, üretici ülkelerin ihracat kısıtlamaları ve tırmanan enerji maliyetlerinin baskısı altında kalmaya devam ediyor.

FAO RAPORU ARZ DARALMASINI TEYİT ETTİ
Yükseliş trendinin küresel boyutunu, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) son verileri de gözler önüne seriyor. FAO tarafından yayımlanan son emtia raporunda, FAO Şeker Fiyat Endeksi’nin eylülde bir önceki aya kıyasla yüzde 6.1 artış kaydederek 114 puana ulaştığı bildirildi. Bu artışla birlikte endeks üst üste üçüncü ayında da yükselişini sürdürerek Nisan 2025’ten bu yana en yüksek seviyesini gördü. Uluslararası Şeker Örgütü (ISO) ve bağımsız piyasa analiz kuruluşları, sezon başında öngörülen küresel arz fazlası tahminlerini ardı ardına aşağı yönlü revize ederken, piyasa dengesinin beklenenden çok daha kırılgan bir yapıya büründüğünü belirtiyor.

EN BÜYÜK ÜRETİCİLERDE REKOLTE KAYIPLARI
Dünyanın en büyük üreticilerinde yaşanan rekolte ve lojistik kayıpları piyasadaki tedirginliği tırmandırıyor. Brezilya Şeker Kamışı Endüstrisi Birliği (UNICA) verilerine göre, ülkenin temel üretim merkezi olan Güney-Orta bölgesinde mevsim normallerinin dışındaki aşırı yağışlar hasat operasyonlarını ve fabrikaların kamış kırma işlemlerini aksattı. Buna paralel olarak kamıştaki şeker verimliliğinde (ATR) kaydedilen düşüş, küresel arz beklentilerini aşağı çekti. Öte yandan, dünyanın iki numaralı üreticisi Hindistan’da zayıf geçen muson yağışları rekolte tahminlerini baskılarken, Yeni Delhi yönetiminin iç piyasadaki gıda enflasyonunu dizginlemek amacıyla şeker ihracatına yönelik kısıtlamalarını sürdürmesi piyasadaki likiditeyi daralttı.

EL NİNO TEHDİDİ VE KATLANAN NAVLUN GİDERLERİ ETKİLEDİ
Emtia piyasalarındaki tabloyu değerlendiren Vadeli İşlem ve Emtia Piyasaları Uzmanı Zafer Ergezen, şeker fiyatlarındaki bu sert tırmanışın merkezinde ham petrol piyasalarındaki yüksek seyrin yer aldığını vurguladı. Petrol fiyatlarının yüksek kalmasının şeker üreticilerini stratejik bir yol ayrımına getirdiğini belirten Ergezen, şeker kamışının biyoyakıt ve etanol üretiminin temel hammaddesi olduğunu hatırlattı. Petrol fiyatları yukarı gittiğinde etanol fiyatlarının da cazip hale geldiğini aktaran Ergezen, fabrikaların üretim hatlarını şeker yerine daha kârlı olan etanole kaydırdığını ifade etti. Bu geçişin dünya pazarına sunulan fiziksel şeker hacmini doğrudan kıstığına işaret eden uzman isim, mekanizmanın fiyatları süratle yukarı ittiğini kaydetti.

GÜNEY AMERİKA VE GÜNEYDOĞU ASYA’YI VURDU
Üretim dengesini bozan bir diğer kritik parametrenin iklim anomalileri olduğunu söyleyen Zafer Ergezen, El Nino hava olayının özellikle Güney Amerika ve Güneydoğu Asya üreticilerini doğrudan vurduğunu belirtti. Brezilya ve Hindistan hattında derinleşen kuraklık ve düzensiz yağış dalgalarının üretim beklentilerini aşağı çektiğini ifade eden Ergezen, arza yönelik bu kaygıların spekülatif alımlarla birleşerek piyasayı beslediğini bildirdi. Ergezen, ayrıca jeopolitik risklerin tetiklediği küresel enerji maliyetlerinin sigortacılık, gübre ve deniz aşırı taşımacılık navlunlarına doğrudan yansıdığını, artan bu girdi maliyetlerinin şekerdeki fiyat baskısını daha da kalıcı hale getirdiğini dile getirdi. Uluslararası ticaret koridorlarındaki aksamalar hesaba katıldığında, şekerdeki ralli eğiliminin önümüzdeki dönemde de tüketici fiyatları üzerinde ek bir enflasyon baskısı yaratması bekleniyor.